30.04.2016, 00:30 255

CENNET Mİ? EVLAT MI ? -2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Sabah namazında camiye gitti. Cemaatle namazını kıldı. Hâlâ akşamki olayın etkisindeydi. Cami cemaati ile müsafaha yaparak ayrıldı ve evine geldi. O gün akşama kadar sanki hayal aleminde yaşıyordu. Cennete gitmediğine çoktan pişman olmuştu. İçinden; “Her gün herkes ölüyor. Ölenler çocuklarını yanında mı götürüyor sanki? Hem ölenler cennete mi cehenneme mi gittiğini de bilmiyorlar. Ben cennete gitmem garanti olduğu halde, çocukları düşündüm gitmedim, büyük yanlış yaptım” diyordu.
Yatsı namazından sonra köy odasına gitti. Gençler kalkarak yer verdiler altmışlık Kadir dayıya. Oturdu yerine, selamlaşma ve merhaba faslı bitti. Koyu bir sohbet başladı. Köyün yaşlılarından Molla Ömer; dini sohbet yapıyor, helalden, haramdan, hesaptan,kitaptan, cennetten ve cehennemden bahsediyordu. Kandil gecelerinin ve hususen Kadir Gecesinin öneminden anlatıyordu. Kadir Gecesini hakkıyla ihya edenlerin kazanımlarından haber veriyordu. İşte Kadir Gecesi dün geçti gitti. Bir dahasına kim ölü kim sağ, iyi değerlendirenler kazandı, fırsatı kaçıranlar kaybetti diyordu.
Köyün delikanlılarından Mahmut, “Hocam çok güzel söyledin. Dün gece cennete çağrılıp da gitmeyenler, ne büyük bir fırsatı kaçırdığının farkında değiller. Böyle bir fırsat çel-çocuk, oğul-uşak için tepilir mi hiç, yazık böyle insanlara” dedi.
Molla Ömer, “Doğru söylüyorsun. Hz.İbrahim sırf Allah’ı kendisinden razı etmek için oğlu İsmail’i kurban etmedi mi? Oğlu İsmail sırf Allah rızası için kurban olmayı kabul etmedi mi? Her nimet şüphesiz ki, bir ihlasın, özverinin, samimiyetin, teslimiyetin ve bir külfetin karşılığı değil midir? Emeksiz yemek olur mu hiç?” dedi.
Mahmut, Kadir Dayıya dönerek; “ Dayı sen dün büyük bir fırsatı kaçırdın, büyük hata yaptın” dedi. Mahmut’un yanında oturan Dilaver’de; “Evet dayı yazık oldu sana, geçmez ele bu fırsat bir daha” dedi. Kadir Dayı mendille göz yaşlarını silerek içinden “Ne yaptım ben ya Rabbiiii?” diyordu.
Sohbet başka konulara kaydı. Kadir Dayının kafasından dumanlar dağıldı. Dün geceyi düşünürken, aklına geldi birden. Kendisi büyük odada yalnızdı. Olanlar Allah ile kendisi arasındaydı. Mahmut ile Dilaver nereden biliyorlardı bu olayı da, “Dayı sen yanlış yaptın, fırsatı kaçırdın” diyorlardı?
Az sonra Mahmut ile Dilaver, iki delikanlı birlikte dışarı çıktılar. Kadir Dayı da Ömer Hocaya “Hocam! müsadenizle, hayırlı geceler arkadaşlar” diyerek dışarı çıktı peşlerinden. Mahmut ile Dilaver, Kadir Dayının akrabaları olurdu. Seslendi arkalarından, “Uşaklar durun hele bir, konuşacağım var sizinle” dedi. Gençler durdular. Kadir Dayı yetişti onlara. Nefeslendi biraz. Sonra söze başladı. “Uşaklar ben dün neyi kaybettim, hangi fırsatı kaçırdım ki, ahalinin içinde bana: ‘Dayı sen yanlış yaptın. Büyük bir fırsatı kaçırdın’ dediniz. Ne demek istediniz? Yani anlamadım.” dedi.
Mahmut; “Dayı zembile binseydin cennete gidecektin, sen oğullarının, Hasan ve Cemal’in hesabını yaptın binmedin. ” dedi. Kadir Dayı “Ulan sen nereden biliyorsun zembili” dedi. Dilaver, “Dayı zembilin ipi Murat’ ın elindeydi” diye güldü.
Kadir Dayı olanları anlamıştı. Bu iş bildiği gibi değil, bu düzenbazların halt yemesiydi: “Ula Allah sizin belanızı versin, bu bana yapılır mıydı? Allah’ınızı severseniz kimseye söylemeyin de köye, çele-çocuğa, kadına-kızana rezil olmayalım” dedi. Mahmut’la Dilaver; “Söz dayı, vallahi kimseye söylemeyiz. Bir cahillik yaptık bizi affet” dediler ve Kadir dayının eline sarılıp öperek oradan uzaklaştılar. Kadir dayı arkalarından, “Ula bunu sizin yanınıza bırakmam, hele gidin şimdi, zamanı gelince görün ben ne yapacağım “ diye bağırarak evinin yolunu tuttu, bu hikayemiz de burada bitti.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@