14.08.2020, 00:02 125

CAN YÜCEL (21.08.1926 – 12.08.1999)

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

O benim kalemine, dizelerine ve kişiliğine hayran olduğum bir ozan…

Örnek bir insan, örnek bir ozan, örnek bir kişilik.

Doyumlu, dürüst, mert ve dobra…

Işıklar içinde uyusun; geçtiğimiz çarşamba onun ölüm yıl dönümü idi, atladık.

… …

Döneminin en güçlü siyasetçilerinden ve Atatürk’e en yakın isimlerden, Hasan Ali Yücel’in iki çocuğundan biriydi o…

Hasan Ali Yücel de; çocuklarına ve ailesine aşırı düşkün ama yoğun işleri nedeniyle onlara yeterince zaman ayıramayan bir baba…

Oğul Can Yücel, “Ben hayatta en çok babamı sevdim” diye şiir yazacak kadar babasına düşkün, babasıyla gurur duyan ama babasının yoğun işleri nedeniyle babasıyla görüşme fırsatı bulamayan bir evlat.

Evet, babasıyla görüşemeyen bir evlat.

Dahası, babasının forsundan yararlanamayan bir evlat.

Yararlan(a)madığı gibi, babası Milli Eğitim Bakanı olduğu için yokluklar içinde kıvranan bir evlat.

Ne kadar tuhaf geliyor değil mi?

Babası, dönemin en güçlü siyasetçilerinden, ama evladı yokluk içinde…

* * *

Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Filoloji Bölümü’nden mezun olan Can Yücel’i; aldığı diploma da, aldığı eğitim de tatmin etmiyor.

Gözü ve gönlü yurt dışında…

Konuşabildiği iki dil, yeterli değil onun için; hedefi beş dil…

En az beş dil konuşabilmeli…

En az beş dilde, “Can Yücelce” küfür edebilmeli…

En az beş dilde, şiir yazabilmeli…

En az beş dilde, “Kırmızı gül demet demet…” diyebilmeli…

… …

Ama yurt dışına çıkması, yurtdışında okuması için ne babasının, ne de kendisinin maddi durumu uygun…

O tarihlerde, pek çok öğrenci, yurt dışında, devlet bursuyla eğitim görüyor.

Ancak Can Yücel’in babası, Milli Eğitim Bakanı…

Milli Eğitim Bakanı olan babasının dürüstlük ve siyaset anlayışı gereği; Can’ın, o burslardan yararlanma şansı da yok.

!!??...

Şaşırdınız mı?

Şaşırmayın; çünkü o dönemle, günümüz dönemi arasında dağlar kadar fark var.

O dönem siyasetçi ve devlet adamları; günümüz siyasetçi ve devlet adamları gibi değil çünkü.

O dönemde, bakan ve de siyasetçi yakını olmak (hele hele ailesinin bir parçası olmak) şans değil; şanssızlık…

* * *

Durum böyle olunca; koşullarını zorlayan Can Yücel, kendi olanaklarıyla yurt dışına gider;

İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’ne kaydolur.

Orada iş bulur, çalışmaya başlar.

Hem çalışır, hem eğitimine devam eder.

Uzun bir süre yine kendi olanaklarıyla Paris ve Londra’da kalır.

1953 yılında yurda dönüp; Kore Savaşına katılan Türk Birliğinde askerliğini yapar.

Terhis sonrası da tekrar İngiltere’ye dönüp; Londra BBC Radyosu’nun Türkçe Bölümü’nde, spikerlik yapmaya başlar.

Almanca, İngilizce, Latince ve Yunancayı ana dili gibi konuşacak kadar; Fransızcayı da anlayıp konuşacak kadar güçlü bir belleğe ve zekâya sahiptir.

* * *

Takvimler, 3 Haziran 1963 tarihini gösterirken; tüm dünya haber kanallarında; Nazım Hikmet’in ölüm haberi yankılanmaktadır.

Can Yücel, bu haberle yıkılmıştır.

Aralarında çok güçlü ve özel dostluk bağı olan Nazım Hikmet’in ölüm haberi, Can Yücel’i perişan etmiştir.

Görevi gereği, Nazım'ın ölüm haberini, onun vermesi gerekmektedir.

Ancak, o gücü kendinde bulamaz.

"Ben onun ölümünü bile kabullenemezken; onun ölüm haberini nasıl okurum!” deyip, o gün yayına çıkmaz.

Ertesi gün de görevinden istifa ederek, ülkesine döner..

İstanbul’a yerleşir. Bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını sürdürmeye çalışır.

Che Guevara’nın, ‘Gerilla Harbi’ ile ‘İnsan ve Sosyalizm’ kitaplarını çevirisi nedeniyle (12 Mart döneminde) 15 yıl hapis cezasına mahkûm olur.

1974 affıyla da özgürlüğüne kavuşur.

İstanbul’da Vatan, Demokrat ve Söz gazetelerinde köşe yazıları yazar.

Ancak moralsiz, huzursuz ve mutsuzdur.

Ve de rahatsız…

Önce İzmir’e, daha sonra da Datça’ya yerleşir.

Gırtlak kanserine yakalandığında; dostları, “artık dinlenmesi gerektiğini” söyler.

Ama Can Yücel’dir o; Can Yücel’ce tepki verir, bu sözlere…

“Ben fil değil, şairim… Bir köşeye çekilip Azrail'i bekleyemem. Meydanlarda ölmeliyim ben…" .

12 Ağustos 1999 tarihinde vefat eder; vasiyeti gereği de çok sevdiği Datça’sına defnedilir.

* * *

Cumhuriyet döneminin en güçlü, en önemli, en gözde bakanlarından birinin oğludur ama ömrü yokluk içinde geçmiş bir insandır.

Bu koşullarda büyüyüp, yetişen insanlarda; genelde, geçmişin acısını çıkarma azmi(!) olur, hırsı olur. Malda, mülkte, parada pulda gözü olur.

Ama o yaşamının her evresinde basit ve sade bir yaşam tarzını yeğlemiştir.

* * *

Size, kendini bildiği andan itibaren, yaşamı alaya alan; kimseye benzemezliğiyle; alçakgönüllü, sıra dışı, renkli yaşamıyla; içki masalarındaki sohbetleriyle, insanları rahatsız etmeyen küfürbaz kişiliğiyle ve en önemlisi tadına doyulmaz şiirleriyle; Rahmetli Can Yücel’i anlatmaya çalıştım.

Daha önce de yazmış, daha önce de anlatmıştım.

Yine köşeme taşıma gereğini duydum.

Nedeni şu.

İstedim ki, Atatürk döneminin siyaset anlayışıyla, dürüstlük anlayışıyla; günümüz siyasetçilerinin(!) dürüstlük anlayışlarını kıyaslayın.

İstedim ki; Atatürk dönemi siyasetçilerinin çocuklarıyla, günümüz siyasetçilerinin(!) çocuklarını, yakınlarını kıyaslayın.

Bırakın günümüz siyasetçilerini, hasbelkader bir makam edinmiş günümüz bürokratlarının(!) çocuklarıyla kıyaslayın.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
13°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@