11.10.2014, 00:30 884

CAMİLERDE KURALLARA AYKIRI TUTUM VE DAVRANIŞLAR

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsan hayatı boyunca ev, iş yeri, makam, mabet ve mektep gibi yerlere girer çıkar. İnsanın buralara giriş çıkışındaki hal, hareket, tavır ve davranışları şüphesiz ki değişiktir ve önemlidir. Mesela bir eve ve iş yerine girip çıkmakla, makam ve mabetlere girip çıkmak aynı olmamalıdır. Özellikle mabet ve makamlara giriş çıkışlara ve oralarda bulunulduğu müddetçe sergilenecek tutum ve davranışlara çok dikkat edilmeli, bu konudaki maddi ve manevi kurallara uyulmalıdır.
İşte bu günkü yazımızda biz, cami ve mescit gibi ibadet hanelere giriş, çıkış ve oralarda bulunulduğu müddetçe sergilenecek hal, hareket, tutum ve davranışlardan ve onların nasıl olması gerektiğinden bahsedeceğiz.
Yüce Allah (c.c.), Kuran-ı Kerimde, “ Şüphesiz Mescitler (camiler) Allah’ındır. Onun için oralarda Allah’ın yanında, başka birine dua ve ibadet etmeyin.” buyurmaktadır. (cin: 18) Ayette iki şeye dikkat çekiliyor, Mescitlerin (camilerin) Allah’a ait olduğu ve oralarda Allah’tan başkasına dua ve ibadet edilmemesi.
Sevgili Peygamberimiz de hadislerinde, “ Namaza üzerinizde bir vakarla gelin. Yetiştiğinizi kılın, yetişmediğinizi de kaza edin” buyurmaktadır. (54 farz, s 74) Demek ki Müslüman camiye herhangi bir yere gidiyormuş gibi gidemez, gitmemelidir. Çünkü camide Allah’ın huzuruna çıkılır ve Allah’ın mümin kullarıyla kaynaşılır. O halde camiye giden Allah’ın huzuruna çıkacağı bilinci ile hazırlıklı gitmeli, müminler arasına da onlar tarafından horlanmayacak ve dışlanmayacak biçimde katılmalıdır.
Mesacid, “mescid” veya “mesced” kelimesinin çoğuludur. SCD kökünden türemiştir. Mescid, ibadet edilen mekan demektir. Kural dışı olarak “ esire” olmuştur. Bu kelime isim olarak da; secde, secde etme yeri ve secde etme uzvu anlamlarına da gelir. O halde secde de, secde edilen yer de ve secde uzuvları da Allah’ındır. İnsanın yaratılışının gayesi kulluktur. Kulluğun zirvesi namaz, namazın zirvesi de secdedir. Onun için kelimenin bu üç anlamı da kulluğun zirvesini ifade eder.
Yani Mescitler Allah’ındır. Secdeler ancak Allah’a yapılır. Secde organları ancak Allah’a aittir.
Mescitler kelimesi secde anlamına alındığında, “Secdeler ancak Allah’ındır” cümlesi, secdeler ancak Allah’a yapılır, Allah’tan başkasına kesinlikle secde yapılamaz demektir.
Mescitler kelimesi, secde edilen yerler anlamına alındığında, “ Mescitler Allah’ındır” cümlesi, yer- yüzünü Allah yaratmıştır, o halde hem ibadet için yapılan camilerde ve hem de yer yüzünün tamamında, Allah’ tan başkasına secde etmeyin, kullukta bulunmayın demek olur. Bu konuda Resülullah Efendimiz; “ Kürre-i arz bana mescit ve temiz kılındı. Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaştı mı, nerede olursa namaz kılsın.” (Müslim mescit 1) ve “ Yer yüzü benim için mescit ve temiz kılındı. Bu itibarla bir insan nerede namaz vakti olursa orada namaz kılsın.” buyurmuştur. (Müslim mescit 3)
Mescitler kelimesi “ secde uzuvları” manasına alındığında, “mescitler Allah’ındır cümlesi, “ Secde uzuvlarını Allah yaratmıştır.” Bu uzuvlar Allah’ın rızasına uygun kullanılmalıdır. Secde uzuvları ile sadece Allah’a secde edilmelidir, anlamına gelir. Efendimizin (s.a.v.); “ Ben yedi aza(Uzuv) üzerine secde etmekle emredildim.” Hadisinde, bu uzuvlar ayaklar, dizler, eller ve alındır. O halde bu uzuvlarla sadece Allah’a secde edilir.( Müslim, salat 230)
İçinde okunan hutbe ve yapılan vaazlarla bir mektep, kılınan namaz ve yapılan dualarla bir mabet olan camiler, Müslüman’ın hayatında vazgeçilmez, yani olmazsa olmaz mekanlardır. Müminler Cuma ve bayram namazlarını mecburen ve beş vakit namazı da mümkün olduğu kadar camilerde kılarlar. Namazı camide cemaatle kılmak, imanın alameti ve İslam’ın da şiarıdır. Çünkü insanın camide cemaatle kıldığı namazlar, ev veya işyerinde tek başına kıldığı namazdan 25-27 derece daha sevaptır, faziletlidir. Peki bu fazilet nasıl elde edilir?
Hadis-i Şerife göre, bir Müslüman evinde abdestini sünnet-i seniyye üzere güzelce alır, Allah’a tevekkül eder, önce sol ayağını dışarı atarak ve “ Lahavle ve la kuvvete” diyerek evinden çıkar, Allah’ı zikirle meşgul olarak, boş ve malayani sözlerden, yalan söylemek, gıybet etmek ve fitneye sebep olabilecek hal hareket, söz ve davranışlardan kendini koruyarak camiye gelirse; attığı her adımda bir günahı silinir ve kendisine bir de sevap yazılır. Camiye gitmek için karanlıklarda yol alması ise, müminin ahrette nurunun artmasına vesile olur.
Sahabeden Büreyde (r.a.) in rivayet ettiği bir hadis-i şerifte sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Ey Büreyde! ”Koyu karanlıklarda uzun yol kat ederek camiye gelmeyi huy edinenleri, kıyamet gününde nurların en parlağı ile müjdele” buyurmuştur.
Müslüman camiye giderken pis kokulu, kirli paslı, yırtık pırtık, gelişi güzel elbise ve ağzında soğan sarımsak kokusu gibi, nahoş kokular olduğu halde gitmemelidir. Çünkü minarelerden okunan ezanlarla günde beş vakit evlerine (camilere) ibadet için çağırıp davet eden yüce yaratanımız, “ Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin (yani secde mekanları olan camilere güzel elbiseler giyerek gidin); yiyin, için, israf etmeyin; çükü Allah israf edenleri sevmez” buyurmaktadır.
İnsanların avret mahallerini örtecek derecede bir elbise giymeleri şarttır. Bilindiği gibi İslam dini temizlik ve güzelliğe büyük önem vermektedir. Ancak bunlar da bir ölçü içerisinde ve normal olmalıdır. Yerken, içerken ve giyinirken de aşırılığa ve israfa kaçılmamalıdır. Bu ölçüler içerisinde her müminin ibadet esnasında en güzel ve temiz elbisesini giymesi sünnettir.
O halde camilere İslami kurallara uygun giyinmiş olarak, temiz, düzgün ve gösterişten uzak sade elbiselerle, ağzında soğan ve sarımsak kokusu gibi nahoş koku olmadan gelinmelidir.
Camiye, besmele çekip, “Allah’ım bana rahmet kapıların aç” diye dua ederek, önce sağ ayağını içeri atarak girilir. Girince oradakilere selam verilir. Yer varsa ön safta, yoksa kimseye eziyet vermeden ve kimseyi rahatsız etmeden münasip bir yere oturulur. Camilerde özel yer yoktur, ilk gelenler ön safa oturur. Sonra gelip cemaati yararak ön safa geçmek doğru görülmemiştir. Eğer kerahet vakti değilse iki rekat “ Tahiyyetül mescit”(camiyi selamlama) namazı kılınır. Ancak içinde Kabe’nin bulunduğu “Mescid-i Haram” a girildiğinde bu namaz kılınmaz, Kabe tavaf edilir, çünkü oranın selamlanması tavafla olur.
Mümin camide bulunduğu müddetçe, eğer abdestli ve göksü de kıbleye dönükse, aynen nafile namaz kılıyor ve ibadet yapıyormuş gibi sevap kazanır. Camide bulunduğu abdestli olduğu ve kimseye eziyet etmediği müddetçe, melekler bu kişiye “Allah’ım bu kulunu bağışla, ona merhamet et, dua ve tevbesini kabul et” diye dua ederler.(Ebu Davut salat 49 I, 378, Müslim mescit 282, I)
İçinde Allah için ibadet etmek, Allah’ı zikretmek, mescidi kendisine yakışmayan şeylerden arındırmak ve tedris-i ilim gibi faziletlerin deeevamı, namaz kılmak ve zekat vermek camini manevi imarıdır.
Müslüman camiye gitmeden maddi ve manevi temizlik yapmalı, ter kokulu vücut, nahoş kokulu elbise ve çoraplarla gitmemelidir. Camiler temiz tutulmalı, camiye ait eşyalar korunmalı, onlara zarar verilmemelidir.
Camiye girilince, ön safta yer alınmalı, ön safta yer varken ikinci safa durulmamalıdır. Eğer imamdan başka camide tek cemaat varsa, imamın sağına durmalı, cemaat iki kişiyse birisi imamın arkasına, diğeri de sağına durmalı, cemaat üç kişiyse birisi imamın arkasına diğerleri ise imamın sağına ve soluna durmalıdır. Camiye giriş ve çıkıları zorlaştıracak yerlere namaza durulmamalı, namaza durulurken, direk ve sütun gibi şeyler, iki kaş arasına gelecek şekilde durulmamalıdır.
Camiler ibadet ve kaynaşma yerleridir. Cami içinde; oturmamıza, ses tonumuza, konuşma ve üslubumuza dikkat etmeli, yüksek sesle konuşmamalı, her türlü aşırı hareketlerden kaçınmalı, sesli olarak gülmemeli ve sohbet etmemeliyiz. Camilerde cep telefonları kapatılmalı, cep telefonu ile gürültü kirliliğine sebep olunmamalı, müminlerin hudu ve huşuunu bozacak her türlü davranışlardan sakınmalı, hiçbir şeyle Allah ile olan irtibat bozulmamalıdır.
Camilerde yitik aranmaz, alış veriş yapılmaz ve yüksek sesle konuşulmaz. Bu konularla ilgili olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v.);
“Her kim mescitte bir yitik arayanı işitirse, Allah onu sana reddetmesin ( bulamaz ol) DESİN. Çünki mescitler bunun için yapılmamıştır”
“Camide alış veriş eden kimseyi gördüğünüzde, Allah ticaretinizde kazanç bırakmasın deyin”
“Camide yüksek sesle dünya kelamı konuşmak ve sohbet etmek koyunun otu yiyip tükettiği hasenatı yer, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi hasenatı tüketir.” Buyurmuştur.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Not: Konuya devam edeceğiz inşallah.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@