22.10.2014, 00:57 538

CAMİLERDE KURALLARA AYKIRI HAREKETLER -4

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Şehadetleri dinin temeli olan ezana saygılı olmak demek; ezanın meşru oluşunu, içerdiği anlamı ve dindeki yerini ve önemini kabul ederek onaylamak, okunan ezana Efendimizin emrettiği şekilde iştirak etmek ve onunla yapılan çağrıya icabet etmek demektir.
Camiler de bil hasa teravih namazların hanımların yanlarında getirdikleri küçük bebeklerin ağlamaları, diğer çocukların yakınları camiye getirdikleri çocuklara sahip çıkmadıklar için, o çocukların camide yüksek sesle konuşmaları, sağa sola kaçarak ses yapmaları da camilerde gürültü kirliliğine ve cemaatin huzurunun bozulmasına sebep olmaktadır. Bu çocukları camiye bu şekilde getirmek günahtır ve vebaldir. Ancak aklı yeten çocuklar camiye getirilmeli, cemaate ve ibadete alıştırılmalı, diğer cemaatlerde bu çocukları teşvik etmeli, onları cami ve cemaatten soğutacak söz ve davranışlarda bulunmamalıdırlar.
Camilerde kılınan namazlarda da bazı hataların yapıldığı görülmektedir. Mesela cemaatten bazılarının ta’dil-i erkana uymadıkları görülmektedir. Halbuki namazda ta’dil-i erkan, İmama-ı Azam ve İmam-ı Muhammed’e göre vacip, İmam-ı Yusuf ve diğer üç mezhebe göre de farzdır. O nedenle mazeretsiz tadili erkanı terk edenler namazlarını iade ederler. Nitekim Efendimiz tadili erkana riayet etmeden namaz kılan birisine, namazını iade ettirmiştir.( Müslim salat 45)
Namazın vaciplerinden olan ta’dil- i erkan, namazın rükünlerinin düzgün ve kıvamında yerine getirilmesi demektir. O halde ta’dil- i erkan; “Namazda ayakta iken dosdoğru durmak, rükuda dümdüz olmak ve uzuvlar sakinleşinceye kadar rükuda beklemek, rükudan kalkınca ( kavmede) iyice doğrulmak, secdede uzuvlar sakinleşinceye kadar beklemek, iki secde arasında (elsede) tam olarak oturmak” demektir. (Dini kavramlar sözlüğü, DİB)
Namazda ayakta dimdik durulmalı, sağa sola sallanmamalı, bir yere yaslanılmamalı ve secde yerine bakılmalıdır. Rükuda yere paralel olmalı, ayaklara bakılmalı, uzuvlar sakinleşince en üç defa “ Sübhane Rabbiyel Azim” denilmelidir. Rükudan doğrulunca (kavme) iç organlar yerlerin oturunca bir kere “Sübhane Rabbiyel azim” diyecek kadar durulmalıdır. Secde; iki ayak, iki diz, iki el ve bir alın olmak üzere yedi aza üzerine yapılır. Secdede alınla beraber burnu da yere koymak vaciptir. Secdede uzuvlar tam sükunete erince en az üç defa, “Sübhane Rabbiyel Ala” denir. İlk secdeden kalkışta dizler ürinde oturulur (celse) burada da uzuvlar sunete erince en az bir kere, “Sübhane Rabbiyel Ala” diyecek kadar durulduktan sonra ikinci secdeye gidilmelidir.
Hz.Aişe validemizin rivayetine göre Peygamber Efendimiz, “kavmesi ve celsesi olmayanın namazı olmaz” buyurmuştur, o nedenle bunlara çok dikkat edilmelidir. Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadislerinde, “ Ben beş aza üzerine secde etmekle emir olundum, bunlar iki ayak, iki diz, iki el ve bir alındır” buyurmuştur.( Müslüm salat 230) Secdeye giderken önce ayaklar, sonra dizler, sonra eller en sonra da alı yere konulmalı, kalkarken de bunun tersi yapılmalıdır.
Secdede ve oturuşta ayakların durumu da çok önemlidir. Musalli secdede iken iki ayağının parmaklarının altı kıbleye yönelik olmalıdır. Oturuşta da, kişi sağ ayağın parmakların altı kıbleye gelecek şekilde dikmeli ve sol ayağının üzerine oturmalıdır, bu sünnettir bilerek terk edilmemelidir, cami cemaatinden bazıları bunu ter etmektedirler.( Müslim, salat 229) Ayağın üst kısmı secde organı değildir, onun için secdede alt kısmı kıbleye yönelmelidir.(Mehmet Zihni Efendi, Nimeti İslam s 226 DİB 2004)
Namazda kıraat yani okumak konusunda da bir takım yanlışlar yapılmaktadır. Öğle ve ikindi gibi gündüz namazlarında ve nafile namazlarda sessiz okumak vaciptir. Vacip bilerek terk edilirse namazın iadesi gerekir, sehven terk edilirse sehiv secdesi yapmak gerekir. Bu namazlarda kişi kendi duyacağı kadar kısık sesle okumalıdır. Gece namazların da sesli okunur.
Günümüzde camilerin sandalye ve tabure ile nerdeyse dolması da ayrı bir sorundur. Özürlüyüm diye bunları kullananlardan bir kısım cemaatin, bunlarda namaz kılması caiz olacak kadar özürlü olmadığı görülüyor. Özrü nedeni ile ayakta namaz kılamayanlar, oturarak, oturarak da kılamayanlar yan üzeri yatıp ima ile kılarlar. Eğer bir insan özrü nedeni ile ayaklarını önüne uzatarak veya başka şekilde oturup namazını kılabiliyorsa bu kişi tabure veya sandalyede namaz kılamaz. Engeli ve özrü sebebiyle hiç ir şekilde oturması mümkün değilse o zaman tabure veya sandalyede kılabilir.(Buhari taksir 19, Ebu Davut 179)
Camiler haftası nedeniyle iki cumadır kaleme aldığımız bu yazılarımızı okuyanları istifade edeceği kanaatindeyim. Camiler ve din görevlileri haftasının hertürlü hayırların fethine, şerlerin define ve milletimizin birlik, beraberlik, kardeşlik ve huzuruna vesile olmasını diler, Rahmeti Rahmana kavuşan bütün Diyanet mensuplarına ve onların merhum yakınlarına Yüce Allah’tan rahmet, hayatta olanlarına da sağlık ve mutluluklar temenni ediyorum.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
- BİTTİ –
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@