18.10.2014, 00:35 474

CAMİLERDE KURALLARA AYKIRI HAREKETLER -1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

( Geçen haftadan devam)
Müslüman camiye giderken pis kokulu, kirli paslı, yırtık pırtık, gelişi güzel elbise ve ağzında soğan sarımsak kokusu gibi, nahoş kokular olduğu halde gitmemelidir. Çünkü minarelerden okunan ezanlarla günde beş vakit evlerine (camilere) ibadet için Müminleri çağırıp davet eden Yüce Yaratanımız, “ Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin (yani secde mekanları olan cami ve mescitlere güzel ve temiz elbiseler giyerek gidin); yiyin, için, israf etmeyin; çükü Allah israf edenleri sevmez” buyurmaktadır. (Araf 31)
Hadisi şerifte de Efendimiz (s.a.v.), “ Kim soğan ve sarımsak yerse, ( ağzından onların nahoş kokusu gidinceye kadar) bizim meclisimize gelmesin” buyurmuştur. Bu hadisle yasaklanan sadece ağız kokusu değil, bilakis; terleyen vücut ve ayaklar, kirli, paslı ve yağlı elbiseler, kirli çoraplar, saçta, bıyıkta elbisede yağ izleri ve sigara kokusu da yasaklanmıştır. Şefkat Peygamberi başka bir hadislerinde de, “ İmamın arkasında namaz kıldığınızda temizliğinizi iyi yapın, temizliğinizin kötü olması İmama ezadır” buyurmuştur. Demek oluyor ki camiye giden kişi, bu konulara dikkat etmezse hem imama ve hem de cemaate eziyet etmiş, onların kul hakkına saygısızlık yapmış ve vebale girmiş olur.
İnsanların avret mahallerini örtecek derecede bir elbise giymeleri şarttır. Bilindiği gibi İslam dini temizlik ve güzelliğe büyük önem vermektedir. Ancak bunlar da bir ölçü içerisinde ve normal olmalıdır. Yerken, içerken ve giyinirken de aşırılığa ve israfa kaçılmamalıdır. Bu ölçüler içerisinde her müminin ibadet esnasında, güzel ve temiz elbiseler giymesi sünnettir.
O halde camilere, İslami kurallara uygun giyinmiş olarak, temiz, düzgün ve gösterişten uzak sade elbiselerle, ağzında soğan ve sarımsak kokusu gibi nahoş koku olmadan gidilmelidir. Camiye girerken, camideyken ve camiden çıkarken de, bunlarla ilgili olarak konulan maddi ve manevi kurallara kesinlikle ve mutlaka uyulmalıdır. Çünkü bu kurallara uymamak insanı camiden elde edeceği manevi kazanımlardan mahrum edebilir. Şunu üzülerek ifade edelim ki, bu günün cami cemaatinden bir çoğu bu konulara ya bilmedikleri için veya ihmallerinden dolayı riayet etmemektedir.
Yukarıda arz edilen konulara önem verip, o konularda gereğini yaparak camiye gelen kişi, camiye, besmele çekip, “Allah’ım bana rahmet kapılarını aç” diye dua edip, önce sağ ayağını içeri atarak girer. Girince oradakilere selam vermeli, bu selam camide kimse olmasa da verilmelidir. Yer varsa ön safta, yoksa kimseye eziyet vermeden ve kimseyi rahatsız etmeden münasip bir yere oturur.( İbni Mace, salat 200)
Camilerde özel yer yoktur, ilk gelenler ön safa oturur. Sonra gelip cemaati yararak ön safa geçmek doğru görülmemiştir. Hatta Efendimizin bir hadis-i şerifine göre de, Cuma günü boy abdesti alarak camiye ilk gelip ön sata yerini alan o gün bir deve, ikinci olarak gelen bir sığır, üçüncü olarak gelen bir koyun, dördüncü olarak gelen bir horoz keserek fakir fukaraya dağıtmış kadar, beşinci olarak gelen de bir fakire bir yumurta vermiş kadar sevap kazanır.( Müslim)
Camiye girerek yerini alan kişi, eğer kerahet vakti değilse iki rekat “ Tahiyyetül mescit”(camiyi selamlama) namazı kılar. Ancak, içinde Kabe’nin bulunduğu “Mescid-i Haram” a girildiğinde, bu namaz kılınmaz, Kabe tavaf edilir, çünkü Mescid-i Haramın selamlanması tavaf yapmakla olur.
Mümin camide bulunduğu müddetçe, eğer abdestli ve göksü de kıbleye dönükse, aynen nafile namaz kılıyor ve ibadet ediyormuş gibi sevap kazanır. Camide bulunduğu, abdestli olduğu ve kimseye eziyet etmediği müddetçe, melekler bu kişiye “Allah’ım bu kulunu bağışla, ona merhamet et, dua ve tevbesini kabul eyle” diye dua ederler.(Ebu Davut salat 49 I, 378, Müslim mescit 282, I) Camiye mümkün olduğu kadar ezan okunmadan önce gelinmeli, okunan ezan camide dinlenerek müezzine iştirak edilmelidir. Yine esefle ifade edelim ki, günümüzün cami cemaatinden bazıları, ezan okunup bitene kadar dışarıda cami avlusunda çeşitli dünyevi konuları konuşarak beklemekte, içeri girip yapılan vaazı, okunan Kuranı ve ezanı orada dinlememekteldirler.
İçinde Allah’a ibadet, dua ve tevbe etmek, Allah’ı zikretmek, mescidi kendisine yakışmayan şeylerden arındırmak ve tedris-i ilim gibi faziletlerin devamı ve namaz kılmak - zekat vermek caminin manevi imarıdır. Caminin maddi imarı gibi manevi imarı da önemlidir. Çünkü hadis-i şerife göre secde edilen yerler mahşerde kulun lehine Allah’a şahitlik ederler. Onun için cami ve mescit olan mekanlar, müminlerin kulluğunun şahididirler, cennet bahçeleridirler ve çok önemlidirler.
Müminin Rabbi ile buluştuğu yer olan Camiler, temiz tutulmalı, camiye ait eşyalar korunmalı, onlara zarar verilmemelidir. Camileri temiz tutmak Allah’ın emridir ve çok sevaptır. Camileri bilerek ve kasten kirletmek, camilerde şu veya bu şekilde cemaati rahatsız etmek ve camiden soğutmak ise zalimliğin alametidir ve çok günahtır? Devr-i Saadette Medinede ki Peygamber Mescidinin temizliğini yapan Ümmü Mihcen İsimli bir hanımın, vefatından sonra bu amelinden dolayı cennetle mükafatlandırıldığını Resulullah efendimiz haber vermiştir.
Camiye girilince, eğer imamdan başka camide tek cemaat varsa, o kişi imamın sağına durmalı, cemaat iki kişiyse, birisi imamın arkasına, diğeri de sağına durmalı, cemaat üç kişiyse birisi imamın arkasına diğerleri ise imamın sağına ve soluna durmalıdırlar. Camide camiye giriş ve çıkışları zorlaştıracak yerlere namaza durulmamalı, keza namaza durulurken, direk ve sütun gibi şeyler, iki kaşın arasına gelecek şekilde durulmamalıdır. Bu hususlara da bu gün cemaatin bir çoğu hiç dikkat etmemektedir.
Peygamber Efendimiz camideki saf düzenini; erkekler önde, yeni buluğa ermiş erkek çocuklar erkeklerin en son safında, ondan sonra yaşlı kadınların safı, daha sonra da genç kadınların safı olarak, düzenlemiştir. ( Müslim salat 132) Erkek saflarının en faziletlisi en önde olanı, kadın saflarının en faziletli olanı ise sonda olanıdır.
(SÜRECEK)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@