Önemli olayların toplumun zihninde tazeliğini korumasını temin için, o olaylarla ilgili haftalar düzenlenmesi ülkemizde adeta moda haline gelmiştir. Trafik haftası, Öğretmenler Haftası, Dünya Engelliler Haftası vs. gibi. Şüphesiz ki Cami, cemaat ve din görevlisi üçgeni de toplumda gözden uzak tutulamayacak bir şekilde önem taşımaktadır. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı toplumun dikkatini camiye çekmek, caminin çevresini canlı tutmak, cami hizmetlerine cemaatin katkısını sağlamak, cami, cemaat ve din görevlisi ilişkilerini geliştirmek ve sıcak tutmak amacıyla önce camiyi öne çıkararak 1989 yılında 01-07 Ekim tarihlerini “Camiler Haftası” olarak ilan etmiş, daha sonra camiyi imamsız, imamı da camisiz düşünmenin “Eti tırnaktan ayırmak” gibi bir şey olacağından hareketle, bu haftanın ismini 2003 yılında “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak değiştirmiştir.

İlk insandan bu yana, insan bir kutsala inanma ihtiyacını duymuştur. İnsanın bu inanç duygusu sağlıklı ve sistematik bir şekilde geliştirilmelidir. Keza insan inancının gereği olarak ibadet yapma ihtiyacı duymuş. İbadetini toplu olarak yapmak için mabet ihtiyacı hasıl olmuştur. Bunun içinde her dinin mensupları kendi mabetlerini yapmışlardır.

Bilindiği gibi Müslümanların mabedi camilerdir. Camiler; toplumun her kesiminden Müslüman’ın, hiçbir ayırım gözetmeksizin, müşterek bir şuurla, aynı gaye ve aynı heyecanla bir araya geldikleri, birlik-beraberlik ve kardeşlik şuurunun doruğa çıktığı, cemaatle yapılan ibadetlerin ve duaların topluca Yüce Allah’a sunulduğu kutsal mekânlardır.

Bu ibadet hanelerin inşasında ve amaçlanan fonksiyonlarını yapmasında samimiyet ve fedakarlıkla görev yapan, her yaştaki cemaatiyle zamanı ve hayatı paylaşarak, onlara hayırda öncülük, saadet, mutluluk ve kurtuluş yolunda rehberlik eden örnek cami görevlilerinin payı büyüktür.

Camilerimizde cemaatle namaz kılınır. Camilerimizde hatm-i şerifler okunur. Camilerimizde hutbe ve vaazlarla cemaat irşad edilir. Camilerimizde insanlarımızın kalbine Allah sevgisi, peygamber sevgisi, Kur’an, vatan, millet, bayrak, sancak, insan ve ezan sevgileri nakşedilir. Camiler ilmin tahsil edildiği, dinimizin mesajlarının insanımıza ulaştırıldığı, Allah ve Resulünün emir ve yasaklarının insanlara tebliğ edildiği kutsal mekanlardır.

Camilerimiz imanımızın membaı, milli birlik ve beraberliğimizin kaynağı, vatanımızın tapu senetleridirler.

İşte “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” da, din görevlisi ve cemaat işbirliği ile caminin yapım, onarım, dış ve iç düzeninin, bahçe tanziminin, boya-badana, temizlik, tefriş, tezyin ve tenvirinin yapıldığı zaman dilimidir. Hafta boyunca ülke genelinde toplumun dikkatini camiye, cemaate ve din görevlisine çekmek için panel, konferans vb. etkinlikler de yapılmaktadır.

Fedakâr ve vefakâr din görevlisi, halkımıza beşikten mezara kadar, gece-gündüz, yaz-kış, soğuk-sıcak demeden ülkemizin metropollerinden dağ başındaki mezralarına varıncaya kadar her köşesinde bir devlet görevlisi olarak hizmet vermekte, onlarla bire bir muhatap olmakta, sevinçlerini paylaşarak çoğaltmakta, acılarını paylaşarak azaltmaktadır.

Din görevlisi çocuklarımıza Kur’an-ı kerimi okumayı, İslam dininin itikat, ibadet, siyer ve ahlaka ait bilgilerini öğreten öğretmen, cemaatimize mihrapta imam, sünnet ve düğün merasimlerinde ve asker uğurlamasında dua han, hasta başında okuyan, cenazeyi yıkayan ve kabir başında telkin veren vefa abidesi ve fedakârlık numunesi insandır.

Bu yıl 1 Ekim Pazar günü başlayan, “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” 7 Ekim Cumartesi günü yani yarı sona erecektir. Haftanın Dinimiz, Devletimiz, milletimiz, Cami cemaati ve Din Görevlileri için hayırlı olmasını Yüce Allahtan niyaz ediyorum.

Değerli okuyucularım bilindiği gibi din görevlileri İmam-Hatip okullarından yetişen evlatlarımızdır genelde. Yazımı müsaade ederseniz onlarla ilgili bir şiirimle bitirmek istiyorum.

İMAM HATİPLİYİZ BİZ

İmam Hatip nesliyiz biz, İnanırız Allah’a.

Bütün gayretimizle biz, çalışırız vatana.

Halkın hizmetindeyiz, beşikten ta mezara

Bakmayız geceye, gündüze, kara, yağmura.

Göğsümüzde iman, elimizde Kuran.

Ecdadımızdır bizim, bütün fatihan.

Ölsek de dönmeyiz, bizler bu yoldan.

Muhammed’in, nurlu yolundan. (Bu beyit nakarattır)

Doğruluk dürüstlüktür, bizim özümüz.

Edeplidir yüzümüz, hayalıdır gözümüz.

Kuran ile geçer bizim, bütün ömrümüz.

İsteriz, kelime-i şehadet olsun, son sözümüz.

İllerde, ilçelerde, köylerde, mezralardayız.

Minarelerde, mihraplarda, kürsülerdeyiz.

İyi günlerinde, kötü günlerinde hep biz.

Halkımızla iç içeyiz, birlikteyiz. beraberiz.

Doğumda, sünnette, düğünde, ölümde biz.

Her zaman ve her yerde, halkla beraberiz.

Halkla sevinir, halkla üzülür, halkla ağlarız.

Bizler bir ömür boyu, halkın hizmetindeyiz.

Doktor, mühendis, hakim, savcı da oluruz.

Her durumda biz, Hakkın yolunda yürürüz.

Vatan, millet, din ve namus için biz ölürüz

Şehitlik gaziliktir, bizim ülkümüz.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

N0t: Bu şiir bestelenmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251