09.12.2020, 23:48 100

BU COĞRAFYAYA YAKIŞIYOR MUYUZ?

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Okurum Ahmet Tunçbilek, özellikle çevre düşmanlarına sinirlendiğim zamanlarda kalemimin ucundan kaçırıverdiğim; “...Bazen bu coğrafyaya yakışmadığımızı düşünüyorum...” tümceme kafayı takmış.

Salı günkü “Ülkemiz Hızla Çölleşiyor” adlı yazımda da aynı ifadeyi kullanmışım.

Tunçbilek kardeşim “...‘Bu coğrafyaya yakışmıyoruz’ söyleminizi doğru bulmuyorum. Sizin gibi ulusuna ve köklerine bağlı, ulusalcı, aydın bir yazara bu düşünceyi yakıştıramıyorum. Bu cümleye, satır aralarınızda yer vererek, değerlerinize ve dünya görüşünüze ters düşüyorsunuz...” diyor.

Tunçbilek kardeşimin haklılık payı var mı?

Var elbette.

Var, var olmasına da; o pay ne kadar, o tartışılır işte.

* * *

Öncelikle benim bu tür söylemleri, köşemde işlediğim konularda; okurlarımı, düşünmeye itmek, uslamlama yetilerini zorlamak, onları sarsmak, silkelemek için kullandığımın bilinmesinde yarar var.

“Bu coğrafyaya yakışıyor muyuz?” söylemi; akşam yatağa başımızı koyduğumuz zaman, kendi kendimize sormamız gereken; “Bugün ülkem için, çevre için, üzerinde yaşadığım coğrafya için, insanlık için, iyi olan ne yaptım, ne ürettim?” sorgusunun bir başka türevi, bir başka dillendirilmiş biçimidir...

Konuyu biraz daha açalım mı?

Açalım.

O zaman bu söylemi, şu şekilde değiştirip, kendi kendimize yeniden şöyle soralım.

Biz ülkemize, biz çevremize, biz bu coğrafyaya yakışmayacak, ihanet sayılacak ne yapıyoruz?

??!!...

Sizleri bilmem ama benim bu soruya vereceğim yanıt, şöyle olur. “Ne densizlikler yapmıyor, ne haltlar etmiyoruz ki!...”

* * *

Bu coğrafya, Nuh Peygambere beşiklik yapmış, üzerinde nice uygarlıklar, nice devletler barındırmış; kazılan her bir karış toprağından oluk oluk tarih fışkıran, bir coğrafya...

Bu coğrafya, bir zamanlar, sahip olduğu yağmur ormanlarıyla, gölleriyle, nehirleriyle, çağlayanlarıyla, verimli toprakları, sulak alanlarıyla, avlaklarıyla nice insanlara kucak açmış, nice insanları doyurmuş, beslemiş bir dünya cennetiydi...

Asırlardır, haince, bencilce, sorumsuzca kullandık bu coğrafyayı.

Yaktık, yıktık, kirlettik, kuruttuk, yok ettik pek çok güzelliğini.

O cennetten eser bırakmadık.

Düşünebiliyor musunuz; biz bu coğrafyayı, atalarımızın atalarından, “meşe denizi” olarak devir aldık; “kum denizi” haline getirdik.

“Sulak bir coğrafya” devir aldık, “kurak bir coğrafya” haline getirdik.

Bize can veren, yaşam veren, geçimimizi sağlayan Tanrı kayrası (lütuf) bu güzellikleri, bir bir yok etmeye (hâlâ da) devam ediyoruz.

Yakın çevremizi çöplük; nehirlerimizi, göllerimizi, denizlerimizi fosseptik olarak kullanıyoruz.

İğrenç ve çarpık mimari anlayışımızla, doğanın dokusunu ve genel görüntüsünü bozuyor, doğayı katlediyoruz.

Yarattığımız bu çirkinlikler; ruhumuza, kişiliğimize, kültürümüze, dünya görüşlerimize de yansıyor. O nedenle her türlü değerlerimizi, özellikle kutsallarımızı siyasallaştırıyor, insanlarımızı yok yere geriyor, kamplara bölüyor, dünyayı birbirimize dar ediyoruz.

Oysa eski verimliliğinden, eski bolluğundan, eski tadından, eski güzelliğinden, eski huzurundan eser bırakmadığımız bu coğrafya, her şeye karşın yine de hâlâ güzel.

Ama biz çirkiniz, biz güzel değiliz.

Ruhumuza egemen olan o hain ve bencil anlayışı, içimizden söküp atamıyoruz.

Oysa biraz hoşgörülü, biraz saygılı, biraz daha anlayışlı olabilsek;

* Kimsenin özel yaşamına burnumuzu sokmasak;

* Kimse kimseye karışmadan, herkes kendi yaşamını dilediğince ve de özgürce sürdürebilse;

* Özgürlüğümüzün sınırının, başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde bittiğini bilerek, o özgürlüğü kullansak;

* Namus(!) bekçiliği gibi, din polisliği gibi densiz tavır ve düşüncelerimizden arınabilsek;

* Tanrı ile kişi arasına girmenin, görevimiz de haddimiz de olmadığının ayırdına varabilsek;

* Tutuculuğu ve yobazlığı günlük yaşamımızdan çıkarabilsek;

* Yediden yetmişe hep birlikte “toplu yaşam kültürünü”, edinebilsek;

* Çevrenin bize değil, bizim çevreye ait olduğumuzu anlayabilsek;

* Biraz daha tutumlu, biraz daha mütevazı bir yaşam sürdürmenin bilincine varabilsek;

* Daha az tüketip, daha çok üretmeyi içselleştirebilsek;

Her şey çok daha güzel olacak.

O zaman yakıp, yıktığımız, kuruttuğumuz, kirlettiğimiz coğrafyamızı da, kendi aramızdaki ilişkileri de daha rahat onarabileceğiz.

O zaman coğrafyamız daha yaşanabilir, daha huzurlu, daha güzel bir coğrafya olacak.

Belki biraz gayretle, coğrafyamızdan aldıklarımızı da geri verebileceğiz. Coğrafyamız eski güzelliğine, eski görkemine, eski verimliliğine, eski yeşilliğine, eski temizliğine kavuşacak.

Ama o anlayışı, o hoşgörüyü, o özveriyi, o kültürü göster(e)miyoruz ki.

Bu eğitim anlayışıyla ve bu yöneticilerle; bunları gerçekleştirmemiz mümkün değil ki.

İşte onun için diyorum “Biz bu coğrafya da yaşamayı hak etmiyoruz...” diye...

İşte onun için diyorum, “Biz bu coğrafyaya yakışmıyoruz” diye...

İşte onun için diyorum, “Biz bu coğrafyanın hakkını veremiyoruz” diye...

Haksız mıyım?

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@