29.11.2012, 19:12 239

BREZİLYA-ARJANTİN GEZİLERİM (2)

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bugün Sao-Paulo’daki son akşamımız. Buradan ayrılmadan sizlere tekrar yazmayı istedim. Eşimle birlikte her yeri görmeye çalıştık. Bu arada çok sayıda fotoğraf da çektik. Eşim fotoğraf makinasında bir problem olduğunu ve çektiğimiz fotoğrafları göremediğini söyledi. İnşallah bu güzel çekimler kaybolmamıştır. İster istemez eski 36’lık film çeken makinamızı kullanacağız.
Gezdiğim, gördüğüm yerleri anlatmadan önce sizlere Brezilya hakkında bazı bilgiler aktarmayı istiyorum.
Brezilya (ya da resmî adıyla Brezilya Federal Cumhuriyeti ), Güney Amerika'da yer alan, kıtanın en büyük ve en kalabalık ülkesidir. Uzun bir Atlas Okyanusu kıyısı vardır. Komşuları, güneyden kuzeye: Uruguay, Arjantin, Paraguay, Bolivya, Peru, Kolombiya, Venezuela, Guyana, Surinam, Fransız Guyanası'dır. (Ekvador ve Şili hariç tüm Güney Amerika ülkeleriyle komşudur.)
Brezilya bayrağında sarı, topraklarından bol miktarda çıkartılan altını, mavi denizi ve yeşil ormanları temsil eder.
Brezilya’nın tarihi:
21 Nisan 1500 yılında Portekizli bir gemici olan Pedro Alveras Cabrol, Hindistan'a gidiyorum zannıyla Güney Amerika'ya ayak bastı ve ülkeyi Portekiz kralı adına zaptettiğini ilan etti. 1530 yıllarında Martin Alfonso de Sousa liderliğindeki bir keşif gezisi esnasında, stratejik noktalar olan yerlere, Rio de Janerio ile bir yıl sonra da bugünkü Santos şehrinin banliyösü olan Sao Vicente şehirlerini kurdular.
Portekizlilerin İspanya hakimiyetine girdiği 1580'den 1640 tarihine kadar Brezilya bir İspanya sömürgesi oldu. 1640'ta Portekizliler Brezilya'yı tekrar ele geçirdiler. Hükümet merkezi 1763'te Salvador'dan Rio de Janerio'ya taşındı. Zira burası coğrafi ve stratejik bakımdan merkez olmaya daha uygundu.
1698 yılında Sao Paulo'da bol miktarda altın bulundu. Daha sonra iç kesimlere Amazon havzasına yapılan keşif gezileri sonucu altından başka madenler de bulundu. Bölgede çeşitli feodal gruplar ortaya çıktıysa da fazla yaşamayıp yeniden birlik sağlandı.
1572 yılında Brezilya'yı yönetim bakımından Salvador ve Rio de Janerio'dan ibaret olmak üzere ikiye ayıran sistem, 17. yüzyıl çeyreğine kadar devam etti. On altı ile on yedinci yüzyılda İspanyollar, İngilizler, Fransızlar ve Almanlar zaman zaman bu bölgeyi ele geçirmek istedilerse de muvaffak olamadılar. 1807'de Portekiz'in Napolyon Bonapart tarafından işgal edilmesi üzerine kral ailesi ve devletin bazı ileri gelenleri Brezilya'ya kaçtılar ve ertesi sene hükümet merkezini Rio de Janerio'da kurdular.
Bu esnada Brezilya'nın nüfusu 2.500.000 olup, bunun 400.000'ini beyaz 1.300.000’ini zenci ve 800.000'ini yerli halk teşkil ediyordu. Zenciler büyük şekerkamışı çiftliklerinde ve madenlerde çalıştırılmak üzere 1538 yılında Afrika'dan köle olarak getirilmişlerdi. 1819'da Napolyon'un Avrupa devletlerine yenilmesi üzerine Portekiz kralı, yeğeni Don Pedro'yu, Brezilya Genel Valisi bırakarak Portekiz'e geri döndü.
1822'de Portekiz parlamentosu ilk koloni statüsüne geri dönmek isteyince, Brezilyalılar, Don Pedro Jose Boni Facia de Andrada Silva’nın liderliğinde bağımsızlık hareketlerini başlattılar ve 7 Eylül 1822'de bağımsızlıklarını ilan ettiler. Kurulan Brezilya İmparatorluğu 1824'te liberal bir anayasa kabul etti. Düzensiz savaşlardan sonra Portekizliler Brezilya'nın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldılar. Brezilya İmparatorluğu 1889 yılına kadar sürmüştür.
Latin Amerika'da en uzun süre krallıkla idare edilen tek ülke Brezilya idi. 1831 yılında Don Pedro, oğlu İkinci Don Pedro'ya tahtı terk etmek zorunda bırakıldı. İkinci Don Pedro zamanında modern Brezilya'nın temelleri atıldı. 1888'de 800.000 köylüye hürriyet verildi. 1889'da kansız bir darbe ile krallık idaresi yıkılarak cumhuriyet idaresi kuruldu. 15 Kasım 1889'da yapılan askerî darbeyle İmparator II. Pedro iktidardan indirilip 1822'den beri monarşiyle yönetilen ülkede cumhuriyet ilan edildi ve darbenin lideri Manuel Deodoro da Fonseca ülkenin ilk cumhurbaşkanı oldu.[3] 1914'te siyasi birliği temin eden Brezilya, bütün dünya ülkeleri tarafından tanındı. İstikrarsız federal bir ülke olup, sık sık anayasa değişiklikleri ve ihtilaller yaşadı.
Toplam nüfusu 190 milyon olan Brezilya’nın, 1 milyonun üzerinde on üç şehri vardır. Brezilya’nın en büyük şehirleri Sao Paulo (11 milyon) ve Rio de Janerio’dur (6,6 milyon).
Yerli halkın nüfusun yüzde 40’ını oluşturduğunu buradaki turist merkezinden öğrendim. Buraya ilk önce Portekizli erkekler gelmiş, yerlilerle evlenmiş ve daha sonra Afrika’dan esirler getirilmiş. Bunlar dışında Almanya, İngiltere, İtalya’dan yoğun göç almış. Ayrıca Lübnan ve Suriye’den de daha az sayıda göç almış. Bugün Brezilya’da ekonomi ve siyaset alanında etkili Turco’ların (Osmanlı döneminde geldikleri için böyle tanınıyorlar) sayısı oldukça çoktur.
Kişi başına gelir 13.000 dolar. Nüfusunun % 81’i Katolik, %18’i Protestan, %1’i ise Müslüman ve Musevidir. Katoliklerden 20 milyon kadarı aynı zamanda Afrika kökenli dinlerin ayinlerine de gitmektedirler.
BRIC (Brezilya,Rusya,Hindistan,Çin) ülkeleri olarak bilinen kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan Brezilya’nın milli geliri devamlı artmakta ve ticaret dengesi pozitif durumdadır.
Bütün bunlara rağmen sokaklarda yatanların durumu ve her yerde alınan güvenlik önlemleri dikkatimi çekti. Küçük mağazaların bile önünde genellikle siyahi insanlar güvenlik görevi icra ediyorlar.
Beraberimizde getirdiğimiz gezi kitaplarında da Brezilya’nın güvenli olmadığı ve geceleri sokağa çıkılmaması öneriliyor.
Sao-Paulo, Brezilya, 28 Kasım 2012

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@