15.02.2012, 00:00 64

BİRİKİMİ OLANLARDAN YARARLANILABİLİR

Salim SAVCI

Salim SAVCI

Her köşe yazarına okurları soru yöneltebilirler. Bunlar arasında 19.580 ÇAMPINAR/DAN başlığını kullanan ben de yer almaktayım. Soru şudur?

-“2011 yılında sık sık DÜŞÜN sözcüğünün çağrışımlarını gözlerimize sokmaya çalıştınız. Bir de yaşlıların: Bana ne?, aman sen de!, beni ilgilendirmez, git be sen de! Dediklerini, bu havada olanların çoğaldığını dile getiriyorsunuz. Haklısınız ama bu düşünüşü yok edebilecek önerinize henüz rastlamadım. Buna rağmen düşünmeye başladım.”

Okurum çok haklı. Çünkü bizler, bize öğretilenleri esas aldık, yaşamımızı ona göre biçime soktuk. Kurtuluş yolunu da yukarıda adı geçen dört sözcükte bulduk. Ömrümüzü tamamlamaya çalışıyoruz. Ama bir şeyi görmemezliğe geliyoruz. Gelecek kuşaklara ne bırakıyoruz? Diye düşünmeyi bile istemiyoruz. Çünkü şartlanmış yanlarımız var. Onlara hakim olamıyoruz. Oysa şartlanmışlıklarımızı kıracak çok şey var. Önce düşünmek, merak etmek, okumak, her konunun lehinde ve aleyhinde yazılanları değerlendirebilmek bizlere şart oluyor.

Bugüne kadar; eğitimciler (ana-babalar dahil) hep oku dedik. Okumayı öğrettik sanıyorsanız havanda su dövmüş olduğunuzu kabul edin. İnternet baş tacı edildi, o bilgileri alınca okumaya gerek yok diye düşünenlerimiz var. Evet o bilgileri oku ama ondan öğrendiklerini, bir de kitaplardan okuyarak perçinleştiremez isen; yine havanda su dövülmüş olduğunu idrak etmemiz gerek. Yine yuvarlak konuştuk, temele inip düşünmemiz gerek! Öyle ise bir düşünelim!

Her mesleğin bir derneği var, her köy, ilçe, ilin dernekleri mevcut. Bir de buna ek vakıfları yaşatılıyor. Buralarda pek çok saygın, birikimi olanlarımız yaşıyor. Onlar kabuklarına çekilmişler olabilirler. Onları etkin duruma getirecek, valiler, kaymakamlar olabilir. İşe de emekli öğretmenler ile başlanabilir.

Bir ilçenin kaymakamı, milli eğitim müdürü, böyle bir öğretmeni tanıma fırsatı bulurlar. 4 hafta Çarşamba günü o emekli öğretmeni köyünden resmi araba ile alırlar, bir ilköğretim okulunda, toplantı salonunda öğrencilerin karşısına çıkarırlar, öğrencilerden soru yöneltmelerini isterler. Öğrenciler çok çeşitli sorular sorarlar, emekli öğretmen cevap verir. Emekli öğretmen mutludur. Öğrenciler her soruya verilen cevaplardan bir şeyler aldıkları gibi anlatılanları canla başla dinlemiştir.

Bu bir etkinliktir. Bir toplumun önünden gitme değil, o toplumun arkasından gidebilmedir.

Kısaca söylemek istediğim şudur:

-Toplumun (halkın) önünden gitme,

-Arkasından gitmeyi bil. Özlü sözünün yaşatılmasıdır.

*     *     *

Bu yazım, bir denemedir. İsteyenler daha iyilerini bulabilirler, yaşatabilirler! Çünkü akıl, akıldan üstündür.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
açık
banner303
Namaz Vakti 28 Eylül 2020
İmsak 05:03
Güneş 06:27
Öğle 12:36
İkindi 15:56
Akşam 18:35
Yatsı 19:54

Gelişmelerden Haberdar Olun

@