30 Mart 2016 tarihli Çorum Haber’deki eğlenceli gurup fotoğrafı; beni o günün hikayesini yazmaya zorladı...
1946 yılının sıcak bir mayıs günü -daha önceki yıllarda da yaptığımız gibi- 6 kuzen bir araya toplanıp Çoraklık bağının Zımbalı Çeşmesi alanında, eğlenceli bir piknik yaptık.
Gurup başkanımız ve de ahçımız Yaşar Leblebicioğlu abimiz idi. Bol miktarda yiyecek götürüyorduk. Ama o günün sürpriz yemeği “un helvası” olacaktı. Helva için un, yağ, şeker, ne lazımsa ve de tencere, tava, gazocağı vs. vs. hepsi tamamdı.
Yaşar abimizin helva kavurma süreci çok eğlenceli idi. Un kavurmakla başlayıp helva oluşuncaya kadar epey uzun bir prosedürü vardı.
İkindi vakti, kaşıklar elde, helva kazanının başına sıralandık; hep birden ilk kaşığa hamle ettik.
İşte büyük sürpriz orda ortaya çıktı. Helva çok tuzlu idi. Evet, getirdiğimiz tereyağı, tuzlu imiş.
Helva çok tatlı idi ama, keşke tuzsuz olsaydı.
İşte, yandaki fotoğraf o günün hatırasıdır.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol