28.05.2021, 00:01 84

BİR FİLİSTİNLİNİN MEKTUBU

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Doğma büyüme Filistinliyim.

Arap’ım.

Bu mektubum siz Türk Halkına…

Size…

Evet size…

Bugüne dek çok yardım ettiniz bize.

Yukarda Allah var. Bunu yadsıyamayız.

Ama artık etmeyin...

Çünkü biz bu yardımlarınızı, bu desteğinizi ve de bu ilginizi hak etmiyoruz. Evet‚ hak etmiyoruz.

Görün artık bizi, görün ve tanıyın.

Akıllı olun….

* * *

1837 yılında, biz henüz Osmanlı toprağı iken Filistin bölgesinde sadece ve sadece 9000 Yahudi yaşıyordu.

Onlar da bizim gibi Osmanlı vatandaşıydı.

Sessiz, sakin, uyumlu insanlardı.

Siz buna sinmiş, sindirilmiş de diyebilirsiniz.

1860 yılında Avrupa ve Rusya’daki gelişmeler nedeniyle; topraklarımıza Yahudi göçü başladı.

Gelen Yahudilerin hepsi paralarıyla‚ altınlarıyla geldiler.

Bu durum bizim pek bir hoşumuza gitti.

1882 yılına geldiğimizde; ilkine ek, 2.Yahudi yerleşimi kuruldu, Filistin’de…

50 sene önce sadece 9000 olan Yahudi nüfusu; 1882´de 50.000 olmuştu.

Sultanımız Abdülhamid Han‚ (geleceği görmüş ve de niyeti sezmiş olmalı ki) Yahudilere toprak satışını yasaklamıştı.

Ancak bu yasağı aşmak, bizim için de Yahudiler içinde sorun olmadı.

Birlikte küçük bir çalışmayla anında çözdük olayı.

Evet, Yahudilere toprak satışımız yasaktı ama diğer ulusların kimliklerini taşıyan kişilere satışımıza bir engel yoktu.

E gelen Yahudiler de çift kimlikliydi.

Yani Yahudi idiler ama aynı zamanda da Avusturya, Alman, İngiliz, Fransız ve de Rus vatandaşlarıydılar

Bu boşluğu kullandık biz de.

Topraklarımızı Yahudilere değil de(!); Alman Yahudilere, Rus Yahudilere, Fransız Yahudilere sattık.

Güzel bir formül bulmuştuk.

Bu formülle, topraklarımızı satmak için sıraya girmiş; adeta yalvar yakar topraklarımızı satar olmuştuk.

Çünkü Yahudiler, beş para etmez topraklarımız için, ederinin 3-4 misli fazla bedel ödeyerek topraklarımızı satın alıyordu.

Hiç görmediğimiz paraları, bir arada görür olmuştuk.

Kazandığımız bu paraların nasıl harcanacağını da öğretti bize Yahudiler.…

Filistin´in her kentinde açılan bar‚ pavyon‚ gazino gibi içkili mekânlarda bu paraları bir güzel ezdik.

Efsane günlerdi o günler gerçekten.

Yahudilere topraklarımızı satarak kazandığımız paraları; yine Yahudilere ait eğlence merkezlerinde‚ Yahudi dilberleri ile yedik.

… …

Ticareti(!) de öğretti Yahudiler bize!

Kazandığımız paralarla ticaret de yaptık Yahudilerle.

Bizim mavnalarımızı aramayan Türkler; Yafa Limanı açıklarına demirleyen Fransız gemisinin limana girmesine izin vermiyordu.

Yahudiler de o gemideki sandıkların boşaltılmasını, bizden istediler. Mavnalarımızla açıldık ve bu gemiden tam 450 sandık taşıdık 2 gece içinde.

Sonradan öğrendik ki bizim taşıdığımız sandıklar silah doluymuş.

Olsun, silah olsun, kime ne?

Güzel para kazanmıştık bu işten‚ önemli olan da buydu bizim için.

… …

Ardı arkası kesilmiyordu Yahudi göçünün.

Hem doğumlarla Yahudi nüfusu artıyor, hem göç devam ediyordu.

Biz de; “ver Allah’ım ver, daha fazla göç, daha fazla göç…”diye dua ediyorduk.

Sonra?

Sonra Osmanlı Sultanı, bizim yediğimiz haltları anladı; denetimini sıklaştırdı.

Artık Yahudi dostlarımıza bir metrekare bile toprak satamıyorduk.

Biz de toprak satabilmek için Yahudi Para Baronlarını‚ Filistin´in yerel idarecileri ile tanıştırdık.

Neticede onlar Türk değildi; bizdendi‚ Arap’tı yani.

Yahudileri, Osmanlının Filistin´deki bu Arap yöneticileri sayesinde; Osmanlı vatandaşlığına geçirterek, toprak satmaya devam ettik. Oohhhh!...

Biz yine paraya kavuşmuş; Abdülhamid Sultan da avucunu yalamıştı.

Sonra?

Sonra bu durum da anlaşıldı.

Osmanlı yine işimize taş koydu.

!!??...

Bu Osmanlı da çok oluyordu artık.

Ne karışıyordu ki bizim ticaretimize! Satardık ya da satmazdık, onlara neydi!

Kızıyorduk Osmanlıya...

Derken büyük savaş başladı.

O arada İngilizler geldi… İngiliz demek özgürlük ve uygarlık demekti. Bize bol bol altın verdiler‚ para verdiler.

Bu arada İngilizlerle işbirliği yapıp; Filistin cephesindeki Türk askerlerini soyduk; o işten de büyük paralar kazandık.

Charles Wembley adında bir İngiliz albay vardı… “Bana Türk kellesi getirin, alın parayı…” diyordu.

Biz de Filistin´de yakaladığımız her Türk’ün canlısını ya da ölüsünü ona götürüp, paramızı alıyorduk.

Ve…

Ve Kanal Harekatı’nda, yeni müttefikimiz ve kazanç kapımız İngilizlerle birlikte tam 14.000 Osmanlı Askerini öldürüp; onlara gelen yardımları yağmaladık.

Artık kurtulmuştuk Osmanlıdan.

Büyük savaş bittikten sonra artık Osmanlı tehlikesi ve zulmü de ortadan kalktığı için Yahudi kardeşlerimize istedikleri kadar toprak satabiliyorduk.

Efsane günler geri gelmişti.

Bu arada Yahudiler de kale gibi köyler inşa ediyor‚ her köye silahlı korucular koyuyorlardı.

Bir şeyler dönüyordu ama bir anlam veremiyorduk.

Yahudiler eskisi gibi dostane davranmıyorlardı bize.

Bizimle yani Araplar ve Yahudiler arasında çıkan anlaşmazlıklarda da İngilizler, hep Yahudileri haklı buluyordu.

Sanki Osmanlı döneminde böyle bir şeyler yaşamıyorduk, Osmanlı daha adil gibiydi sanki.

Ama her şeye rağmen biz halimizden memnunduk; Yahudi Kardeşlerimiz sayesinde çalışmadan bol paralı günler geçiriyorduk.

Birkaç münferit olayın ne önemi vardı ki?

Derken; 2. büyük savaş başladı.

Duyduk ki Avrupa´da Yahudilere zulüm ediliyormuş.

Onların da buraya gelmesi için bağış topladık aramızda.

Daha çok Yahudi geldi.

Biz de daha çok toprak sattık.

Ve…

Ve bu büyük savaş da sona erdi. Savaşın sona ermesiyle; İngilizler de Filistin´den ayrılmaya karar verdi.

İngilizler ayrılırken; Filistin´i bize bırakacaklardı, (Daha doğrusu biz öyle sanıyorduk.)

Ama onlar iki ayrı devlet kurulması için birleşmiş milletlere başvurdu. Tam bu aşamada da bize saldırdılar.

Saldırmak ne kelime‚ beşikteki çocuklarımızı öldürdüler.

Şaşkındık.

Olana bitene bir anlam veremiyorduk

Sonuçta, bu topraklar bizim deyip; bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Ayılmış, yaptığımız büyük hataların ayırdına varmıştık.

Ayırdına varmıştık varmasına da; iş işten geçmişti.

Her “kahrolsun İsrail" diyerek saldırdığımızda, topraklarımız biraz daha küçüldü.

Artık topraklarımızı parayla değil‚ tankla‚ tüfekle, topla alıyorlar; biz ise hiçbir şey yapamıyorduk.

Aradan yıllar geçti…

Artık biz dünyanın gözünde, birer terörist olmuştuk.

Eh madem teröristtik‚ terörist gibi davranalım dedik.

O yıllarda Türkiye´de de PKK terör örgütü faaliyetlerine başlamıştı. Onların ilk eğitimlerini bizim kamplarımızda verdik.

… …

Siz Türkler ise hâlâ bizi destekliyor‚ bize acıyordunuz.

Ermeniler bize yardım etti‚ biz de “Ermeni Soykırımını” tanıdık.

Bütün bunlara karşın hep bizim yanımızda oldunuz.

Oluk oluk akıttığınız yardımlarınıza "Enayi parası" deyip, kabul ediyorduk.

Şimdi merak ediyorum mu desem, acıyorum mu desem, anlamakta zorlanıyorum mu desem. Ne desem bilmiyorum ki.

Nasıl bir ülke, nasıl bir halksınız siz?

Size yaptığımız, bunca kötülüğe rağmen nasıl oluyor da yanımızda yer alıyor; hâlâ bize yardım ediyorsunuz?

Etmeyin kardeşim, etmeyin.

Biz buna değmeyiz.

Yazarın Notu. Yukarıdaki yazı, ana hatları itibariyle bir alıntı. Ben yazıyı akıcı bir hale getirmek için üzerinde biraz oynadım.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
12°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@