28.09.2010, 00:00 159

BİR BAŞKENTİN 8 BİN YILI

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Uzun bir yaz tatilinden İstanbul’a döndüğümüzde, Sakıp Sabancı Müzesi’nde 4 Eylül tarihinde son bulacak “Bizantion’dan İstanbul’a” sergisinin 25 Eylül’e kadar uzatıldığını basından öğrenince çok sevindik. Ve dün eşimle bu sergiyi gezdik. Bu sergi bu yıl İstanbul’un “2010 Avrupa Kültür Başkenti” kutlamaları çerçevesinde sağlanan destekle düzenlenmişti.

İstanbul, ülkemiz için önemli bir şehir olduğu kadar dünya için de önemlidir. İstanbul’u tanıtırken eskiden, iki devlete (Bizans ve Osmanlı) başşehir olarak hizmet vermiş, 2500 yıllık bir kent ifadesi kullanılmaktayken, bugün 8000 yıllık bir kentten bahsediyoruz. Bunun nedeni Avrupa ile Asya’yı birleştirecek Marmara Denizi altına inşa edilmekte olan tünelin kazıları esnasında Yenikapı ve Sarayburnu’nda “İlk Demir Çağı” döneminde (M.Ö. 6000-5600 yıllarında) yaşayan topluluklara ait buluntulara rastlanmasıdır.

*       *       *

Sergi ile ilgili “Efsane İstanbul” başlıklı broşürde yazılanları isterseniz birlikte okuyalım:

"Sergi, Bizantion'dan  Nea Roma’ya (Yeni Roma), Constantinapolis'ten İstanbul'a; Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yapmış görkemli tarihine ışık tutarken; ticaret, hediye ve çeşitli yollarla farklı ülkelere dağılmış hazineleri bir araya getiriyor. İstanbul'un bir Roma garnizonu iken, Doğu ve Bati Roma'nın ayrılmasından sonra giderek başkente dönüşmesi, Bizans İmparatorluğu'nun gelişme,duraklama ve çöküş evrelerinden sonra 1453 yılında Osmanlılar tarafından fethedilmesiyle yeni bir doğuşa sahne olması seçkin eserlerle anlatılırken, imparatorluklar başkenti İstanbul'un Avrupa tarihi ile özdeşleşen geçmişinin parlak ve çalkantılı evreleri, şehrin devraldığı çeşitli din ve inanç mimarisinin oluşturduğu zengin gelenek gözler önüne seriliyor.

Sergi;Almanya,Avusturya,Belçika,Fransa,Hollanda,İngiltere,İrlanda,İspanya,İtalya,Katar,Vatikan,Macaristan,Portekiz,Rusya ve Yunanistan'daki önde gelen müze,kütüphane ve kurumlardan seçilen eserlere ev sahipliği yapıyor. Sergide ayrıca, Türkiye'deki devlet müzeleri ile özel müze ve koleksiyonlardan seçilen eserler de yer alıyor. Yurt dışından 40,Türkiye'den 19 olmak üzere toplam 59 farklı noktadan seçilen geniş yelpazedeki eserler,sergi aracılığıyla ilk kez bir arada sunuluyor."

*       *       *

Sergiyi gezerken aldığım önemli notları sizlerle paylaşmayı istiyorum;

-Bizantion, Yunanistan’daki Megara şehrinin bir kolonisi olarak M.O 660 yılında Kral Bizans tarafından kurulmuş.

-M.Ö 6. ve 5. yüzyıllarda sırasıyla Pers,Atina ve Sparta egemenliklerinde yaşamış.

-M.Ö 513 yılında Darius(1) ordusuyla boğazı geçti.

-M.Ö 340/339 yıllarında Makedon Kralı II. Philippus'un eline geçti.

-Hellenistik zamanında bağımsızlığını kazanan şehir M.S 146 yılında Roma vesayetine girdi.

-M.S 324 yılında Constantinus'un döneminde Hıristiyanlık kabul edildi.

-626 yılında Sasani Hükümdari Hüsrev, İmparator Heraklios tarafından yenildi.

-İki Müslüman kuşatması (674-678 ile 717-718) atlatıldı.

-1054 yılında Ortodoks ve Katolik kiliseleri ayrıldı.

-1082 yılında Venedikliler şehre yerleşmeye basladılar.

-1204 yılında kent Dördüncü Haçlılar tarafından yağmalandı.(1204-1261)

-1453 yılında İstanbul Türkler tarafindan fethedildi. Bizanslı alimlerin önceden başlayan batıya göçü,1453'den sonra da devam etti ve Avrupa Rönesansındaki klasik Yunan araştırmalarına büyük katkı yaptı. Bazıları kaldılar.

- Fatih Sultan Mehmet Konstantinapol'ü aldıktan sonra kendisini ''Kayzer-i Rum'' ilan etmiş ve İtalya'yı istila ile Roma'ya yürüme planları yapmış.

-Fatih'den başka Kanuni Sultan Süleyman, Sultan III.Selim, Sultan II. Mahmut ve Sultan Abdülmecit dönemleri ve yaptıkları önemli icraatları ile ilgili açıklamalar da sergide yer alıyor.

*       *       *

Sergide küpler,lahitler,sikkeler,el yazması dini kitaplar,ikonlar,rolik,sütunlar ve sütun başlıkları,mücevherler ve muhtelif süs eşyaları, gravür ve yağlı boya tablolar yer almakta olup fetih sonrası döneme ait ise tablolar, gravürler, mühür, sikke ve madalyonlar, fermanlar, o döneme ait kumaş örnekleri, padişah kaftan ve kılıçları, padişah çadırı dikkati çekiyordu.

Bu serginin bizim için en ilginç parçaları olarak İstanbul'un kuşatması esnasında Haliç'in ağzını kapatan zincir ile İstanbul'un surlarının dövülmesinde kullanılan top idi.

Ayrı bir salonda ise ''İstanbul'un Kubbeleri'' hakkında hazırlanan çok özel bir yapı üzerinde kilise ve camilerin kubbeleri renkli olarak aksettiriliyordu.Bu salonun duvarlarında bu dini yapılar hakkında fotoğraf ve bilgiler yer alıyordu.

*       *       *

İlgi ile izlediğimiz Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Sultan II. Mahmut'a ait yabancı ressamlar tarafından yapılmış yağlı boya tabloları, Osmanlı dönemine ait çoğunluğu yabancı sanatçılar tarafından yapılmış sosyal yaşamı gösteren ve İstanbul manzaralarına ait tablo ve gravürlerdi.

Aynı dönemde Bursalı Firdevsi ''Süleyman Peygamber Tahtında'' (kağıt üzeri boya,15-16 yüzyıl) , Seyyid Lokman ''Kanuni Sultan Süleyman Cenazesinin Süleymaniye Camine Getirişi'' (kağıt üzerine boya,1579), Nakkaş Osman tarafından yapılmış ''Müzisyenler Geçişi'' (kağıt suluboya,1587 civarı), Kalender Paşa ''Bahar Gece Eğlenceleri'' (kağıt yaldız mürekkep ve boya,1610 civarı) taraflarından yapılmış eserlerine de rastladım.

*       *       *

Sergi bizlere içinde yaşadığımız bu şehrin tarihi bakımdan ne kadar zengin olduğunu ve insanların dini hoşgörü içinde yüzyıllar boyunca birlikte yaşadığını gösterdi.

Buradan ayrılırken böyle bir sergiyi bizlere sunan Sabancı Müzesi yetkililerine, bu yeşil alandaki yapıların müze olmasını sağlayan rahmetli Sakıp Sabancı'ya teşekkür ederken Çorum’da yıkılmaya yüz tutan benzeri değerli yapıların müze yapılmak üzere kazanılmasını temenni ediyorum.

İstanbul, 26 Eylül 2010
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@