11.03.2016, 00:57 351

BİR 8 MART KADINLAR GÜNÜ’NÜN ARDINDAN

Dün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü idi. Birkaç gündür gazetelerimiz bu gün ile ilgili haberler ve ticari kurumların kutlamalarıyla dolu. Son yıllarda ülkemizde 8 Mart’a damgasını vuran, “erkek şiddeti” yüzünden kadınlarımızın vahşice öldürülmeleri oldu.
Özellikle “aile” içinde “şiddet” denince, akla hemen erkeğin kadına ve çocuklara yönelik “fiziksel şiddeti” gelse de, dayanılmaz duruma gelen, birliktelikleri koparan sözlü aşağılama, suçlama; ortak yaşamın sorumluluklarını hep karşı tarafa yükleme; ekonomik haklara el koyma… gibi nice haksız tutum vardır. Üstelik, bunlar yalnızca erkekten kadına yönelik olmayıp kadın tarafından da sergilenebilen tutumlardır.
Biraz da tutsağı olduğumuz tüketim kültürünün etkisiyle, 8 Mart’ı yalnızca kutlamalarla geçiştirenler olsa da, bizim toplum olarak sorunlarımızı tümüyle çözüp, hakkıyla, güle oynaya geçirebileceğimiz 8 Mart Kadınlar Günü’ne ulaşabilmemiz için kim bilir, kaç fırın ekmek yememiz gerekiyor daha…
Ben de bugün, özellikle 8 Mart günlerinde anımsayıp üzerinde düşündüğüm iki tanıklığımı/anımı aktarmak istiyorum:
İlkinde; dört-beş yıl öncesinin çok sıcak bir yaz günü, Ankara’nın en seçkin semtlerinden birisinde, bir ortopedi uzmanının muayenehanesindeyiz. Bekleme salonu iyice geniş ve tümüyle hastalarla dolu. Sorunların ortopedik olduğu, görünümden bir bakışta anlaşılabilir. Kiminin kolu, bacağı alçıda; kimisi koltuk değneği ya da baston yardımıyla yürüyebiliyor; kimisi ise tekerlekli sandalyede… Yüzlerden fiziksel sorunların sıkıntısıyla birlikte boğucu sıcağın sıkıntısı da yansımakta…
Hastalar ve yakınları, biraz da birbirlerine moral vermek için, incelikle “Geçmiş olsun, neyiniz vardı?” diye sormaktalar… Yaşlıca bir hanımefendinin, sanki rahatlayacakmış gibi başına geleni anlatmak istediği belli oluyor. İki ayağında da ayakkabı yerine giyilen ortopedik destekler var. Açık gri renkli, ayak parmaklarını açıkta bırakan, önü yapışkan bantlarla kapatılmış, çizmeyi andıran bir destek… Ayağın hareketini, alçıda olduğu kadar değilse de, epeyce kısıtlamakta.
Hanımefendi yakınlarda oturmaktaymış. O çevrede sokaklar hayli dar. Yaya kaldırımlarına park etmiş araçlar yüzünden yayalara geçecek yer kalmamış gibi… Sokakta karşıdan karşıya geçmek için adımını attığı anda, hızla gelen özel, lüks bir araba kendisine çarpıp ayaklarını ezerek geçmiş. Ayak parmakları kırılmış. Sürücü çok genç bir bey imiş. Hanımefendi, o günden beri geçmemiş kızgınlığını gülümseyerek örtmeye çalışıp anlatmaya devam ediyor: “ O daracık sokakta o hızla, deli gibi araba sürülür mü? İnsan nerede yürüsün, nereden karşıya geçsin! Delikanlının ehliyeti var mı, o da belli değil! Sanki gösteriş peşindeydi. Parmaklarımın kırıldığıyla kaldım. Neredeyse, bir de suçlu ben olacaktım! Her neyse, biraz iyileşip şu ayağımdakilerle dışarıya çıkmaya başladım, çok şükür… Geçen gün, alışveriş yapayım diye yavaş yavaş markete gittim. Market de şu eskiden bakkal dediklerimizden küçük bir yer… Ben iyileşiyorum diye sevinirken, marketçi oğlumuz da, ayağımdakileri görünce, şu garı gısmı yok mu, moda oldu mu, asturonot gıyafetini bile giymeden duramaz, demez mi!...” (Şiveyi aynen yazmaya çalıştım.)
Doğal ki, biz dinleyenler de, gülelim mi, ağlayalım mı, bilemez halde kalakaldık!..
Diğeri ise, benim önceki yıllarda çok sık görüştüğüm, konuştuğum, kendisi en iyi okullarda öğrenim gördükten sonra üniversitede kalıp kariyerini sürdüren; ülkemizin gururu sayıp önünde eğildiğimiz “aydın”larımızdan bir hemcinsimizin sözleri. Kendisinin kişilik olarak –kesinlikle abartmıyorum— aşırı hırslı olduğunu, diğer insanları kullanacağı nesneler olarak gördüğünü, kimi durumlarda gücünün yettiğine yapmadığını bırakmadığını biliyordum ya… Bir gün, konuşurken kendisi için, ulaştığı yere “hep göz oyarak” geldiğini göğsünü gere gere söyleyince tüylerim diken diken olmuştu.
Yoruma gerek yok, değil mi? Erkek ya da kadın; eğitimsiz ya da en iyi eğitimi görmüş olsak da; ne haldeyiz!... Türkiye Cumhuriyeti kurulmamış olsaydı, bugün yaşıyor bile olmayacağımızı bilmeyenlerimiz de var, ne yazık ki…
Önümüzde uzun, çok çetin bir yol uzanıyor. Hepimize kolay gelsin!...
9 Mart 2016 / ANKARA
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
açık
banner303
Namaz Vakti 05 Temmuz 2020
İmsak 03:12
Güneş 05:09
Öğle 12:50
İkindi 16:48
Akşam 20:21
Yatsı 22:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Malatyaspor 30 29
15. Çaykur Rizespor 29 29
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Bursaspor 32 55
3. Adana Demirspor 31 54
4. Erzurum BB 31 53
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 32 47
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 32 42
13. Crystal Palace 33 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 33 36
16. West Ham 32 30
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@