20.09.2012, 00:00 191

BİLMEDİĞİM BİR KAZAK ADETİNİ ÖĞRENDİM !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Tatilimi geçirdiğim Antalya'da, aynı kökten gelmemize rağmen Kazakların bilmediğim bir adetlerini öğrenmek ve izlemek imkanını buldum.Benim bilmediğim bu adeti sizlere de anlatmayı ve sizinle paylaşmayı istiyorum. Aşağıda geniş bir şekilde anlattığım ve fotoğraflarını verdiğim bu adete ben Çorum'da rastlamadım.

Bacanağımın da sahipleri arasında bulunduğu otele iki yıldır tatil için gelen Kazak Sancar bey kendisine aşağıdaki mektubu yazmıştır.

*     *     *

''Sayın Bekir Bey,

Ben Adonis Hotel'e 2 yıldır misafiriniz olarak Kazakistan'dan geliyorum. Ve otelinizi çok beğeniyorum.

Bizim örf ve adetlerimize göre dünyaya gelen çocuklarımız yürüme çağına geldiğinde 1-1,5 yaş arasında ayakları bir iple bağlanır ve kesilir. Kazaklar bu olaya ''TUSAK KESER'' denir.

Geleneklerimize göre bu ipi kesen kişi, saygın,güngörmüş,yaşını almış,kabiliyetli, dürüst, kendini bilen, halk arasında saygı gören sizin gibi değerli büyüklerimiz tarafından kesilmektedir. Bu ipin kesilmesindeki amaç, çocuğun büyüdüğünde ipi kesen büyüğümüz gibi, kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve değerli bir insan olabilmesi içindir.

Eğer sizin için bir mahsuru yoksa siz saygı değer büyüğümüz, benim çocuğumun ipini kesmenizi saygılarımla rica ederim.

Sancar Tlepov ''

*     *     *

Kazakistan'da Türk okulunu bitirmiş ve halen bir belediyede çalışan Sancar beyin bu ricasını kabul eden bacanağım,bu kutlama için bir yemek verdi. Bu yemeğe bizi ve kendi ailesini de davet etti. Yemekten sonra  törene geçildi. Serilen bir çarşaf üzerine getirilen çocuğun ayakları iple bağlandı.

Daha sonra bacanağım tarafından okunan dua ve güzel temennileri takiben ip kendisi tarafından kesildi ve çocuk yürütüldü. Alkışlarımızla biz de bu coşkuyu paylaştık..

Bu törenin sonunda hep birlikte aşağıdaki fotoğrafı çektirdik.

*     *     *

Bu yazıyı yazarken bilgisayarımda bir araştırma yaptım. Bu tören yapılırken Kazakistan'da, Türkçesini parantez içinde verdiğim aşağıdaki şarkı söylenirmiş.

“Kaz-kaz balam, kaz balam,

Kadam bassan maz bolam,

Tagı, tagı basa goy,

Takımındı caz balam,

Kaz basa goy, karagım,

Kuttı bolsın kadamın

(Tay tay yavrum, minik yavrum,

Adım atsan sevinirim,

Adım adım gidedur,

Baldırlarını aç yavrum,

Paytak paytak basadur, bir tanem,

Kutlu olsun adımın!)

*     *     *

Türk toplumu da zengin bir tarihe ve kültüre sahip olduğundan dolayı inanış ve düşünüş sistemleri açısından farklı coğrafyaların, dinlerin, toplum ve yaşama biçimlerinin izlerini taşımaktadır. Bu izler, günümüze kadar özünü koruyarak veya çeşitli ihtiyaçlara göre güncellenerek yaşamıştır. Bir kısmı ise güncellenmediği için yok olmaya yüz tutmuş ya da tamamen yok olmuştur.

*     *     *

Kazaklar, Kazakistan'da yaşayan Türk ırkına mensup Türk halkı. Kazaklar; Kırgızlar, Kıpçaklar, Nogaylar ve birkaç Türkleşmiş Moğol kabilesinin karışımından ortaya çıkmış Türkî halk olarak 14. yüzyıldan sonra yeni bir boy olarak Orta Asya arenasında yerini almıştır. Dilleri Kazakçadır. Kırgızca, Nogayca, Karakalpakça, Başkurtça ve Tatarca ile akraba olan ve Kıpçak bölümüne giren Kazakça'yı konuşurlar. ( www.wikipedia.org)

Kazaklar, Türk dünyasının Orta Asya'daki önemli temsilcilerinden biri olup,ülkemizle sıkı bağlantıları vardır. Bizim de onları ve Orta Asya'yı yakinen tanımamız ve aynı kökten geldiğimizi bilmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Ben de tertipleyicileri arasında bulunduğum ''Avrasya Ekonomik Zirve''lerinde yıllardan beri onlarla yakın temasım var

 

Antalya,

14 Eylül 2012

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@