06.01.2010, 00:00 144

BİLİM POLİTİKASI ve TÜRKİYE

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bugün odamda birikmiş dergilerimi temizlerken elime  ''itü vakfı dergisi''geçti.

1773 yılında kurulmuş bulunan İTÜ'nün gelişmesini destekleyen dört vakfı (İTÜ Vakfı ,İTÜGeliştirme Vakfı,İTÜ-ETA Vakfı ve İTÜ Spor Kulübünü Koruma Vakfı) yanında dört derneği ve ayrıca Türkiye'nin muhtelif şehirlerinde kurulu altı ''İTÜ Mezunlar Derneği'' bulunmaktadır.

Yukarıda bahsettiğim dergi ve benzerleri yanında çok sayıda bilimsel dergi de İTÜ tarafından yayınlanmaktadır.

Benim bu dergide çok dikkatimi çeken İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Prof.Dr.Doğan Kuban'ın ''21. Yüzyılda sömürge olmamanın tek koşulu: Özgün teknoloji üretebilmek'' başlıklı makalesi oldu. Bu makalede dikkatimi çeken ve sizin de dikkatle değerlendireceğinizi tahmin ederek seçtiğim satırları aşağıda bilginize sunuyorum:

*Bütün politik ideolojiler üstünde,dünyanın egemen eylem aksı teknolojidir.

*Teknolojik üretim dünya ekonomisinin motorudur, bilimsel çalışma ile iç içedir.

*Para-bilim-sanayi-ekonomik ve politik güç birbirleriyle ayrılamayacak kadar sarmaş dolaş olmuşlardır.

*Demokratik özgürlükler de, gelişmiş ülkelerde bunlarla bağlantılı olarak vardır. Cehalat,fakirlik,sanayileşememe,kentlileşememe ortamında demokrasinin gelişmiş olduğu bir ülke yoktur.Ekonomik dışa bağımlılık da bunların doğal sonucudur...

*İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye'nin geliştiği yadsınamaz. Fakat bu gelişme bilim ve teknoloji bağlamında dünya ortalamasının çok altındadır ve sanayileşmiş ülkelerin dışladığı ikincil sanayi üretimi yapmak üzerine kuruludur.

*Türkiye teknoloji ithal eden bir ülkedir.21.yüzyılın dünya egemenleri uç teknolojileri satanlar, ekonomik köleleri de onları satın alanlar olacaktır.Türkiye büyüklüğündeki ülkelerin köle olmamalarının tek koşulu teknoloji üretebilmektir.

*Üniversite öğretiminin alt yapısını oluşturacak ilk ve orta  öğretim, insan yetiştirmiyor.Milyonlarca  öğrenci basit bir ezberleme rutinine dönüşmüş,sözde bir öğretim sürecinden geçiyor.Öğrenciler ancak kişisel motivasyonları, yetenekleri ve aile terbiyeleri nedeniyle orta öğretimi bir şeyler öğrenerek aşabiliyorlar.

*Yüksek öğretim, geleceğin bilim ve sanayisinden çok, ticaret yaşamına memur ve patron yetiştirme kurumlarına dönüşmüştür.Mimarlık,mühendislik,doktorluk gibi paraya odaklı uygulama alanları dışında bilim alanlarının taliplileri çok sınırlıdır.Çünkü bu alanlarda para kazanılmıyor.

*Türkiye'nin insan gücünü ve toplumun zekasını,ülke geleceğinin hazırlanması için kullanabilmek ancak devletin halkı okutmasıyla gerçekleşebilir.

*Bilim-teknoloji-üretim üçlüsü,bugünkü koşullarda,devlet dışında bir örgütlenme ile bir oranda sağlanabilir.İTÜ'nün böyle bir kurumlaşmayı sanayicilerle kurması olanağı bütün boyutlarıyla vardır.

*Teknoloji üretimi bilimsel araştırma sürecinin fonksiyonudur.Türkiye'nin tek bir yolu vardır;araştırma olanaklarını ve kalitesini dünya standartlarına çıkarmak! 

İstanbul,5 Ocak 2010

(itü dergisi Nısan 2008)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@