13.08.2020, 01:26 107

BİLGELİK HİKAYELERİ

Mehmet ÖZATA

Mehmet ÖZATA

Bazen bir hikmetli söz, hikâye, hatıra, fıkra, insanın hayatını, düşünce ufkunu, anlayışını, hayata bakışını ve her şeyini alt üst edecek güçte müthiş bir etki yapar.

Batının felsefe anlayışına doğuda hikmet derler. Bugün felsefe diyarından hikmet yurduna bilgelik rehberliğinde seyahat edeceğiz.

1-ADALET = Sokrates’e, “Bu dünyayı ayakta tutan şey nedir?” diye sorarlar. Sokrates, “Bu dünya adaletle ayakta durur. Zulüm geldiği zaman o devletin varlığı düşünülemez” der.

2-İKİ KÖLE = Makedonya kralı Philip bir gün oğlu İskender’in hocası Aristo’ya kızar ve onu aşağılamak için “Ne olacak sanki? Senin yerine bir köle tutar onun oğlumla ilgilenmesini ve eğitmesini sağlarım. Bu sözler üzerine Aristo, kendinden emin bir şekilde krala,” Evet kralım iyi fikir, o zaman çok geçmeden iki köleniz olur” der.

3-İADE-İ ZİYARET = Fransa’da bulunan bir Osmanlı Paşasına, “Osmanlıların Viyana önlerinde ne işi vardı?” diye sorduklarında, Paşa, “Sadece iade-i ziyaret efendim, “ diye cevap vermiş. “Haçlı seferlerinin iade-i ziyareti…”

4-İMKÂNSIZ= “Türkler yenilebilirler ama asla esir edilemezler” diyen Napolyon bir savaş esnasında emrindeki bir subaydan bir mektup alır. Mektupta, “Emrettiğiniz yerin alınması imkânsızdır” diye yazmaktadır. Napolyon cevabi mektubunda, “bana bunun imkânsız olduğunu yazıyorsunuz, imkânsız sözcüğü Fransızca değildir.”der.

5-HİKMET SAHİBİ = Filozof Empodokles, bir sohbet sırasında “Hikmet sahibi bir insan bulmakta zorlanıyorum” deyince, filozof Ksenefon, “Normaldir efendim, Çünkü bir hikmet sahibini ancak hikmet sahipleri tanıyabilirler.” demiş.

6-FAZİLETİN RENGİ = Utancından yüzü kızaran bir delikanlıya Diyojen şöyle demiş. “Aferin evladım, işte faziletin rengi budur. “

7-BOŞ EV = Yakışıklı ve iyi giyimli bir gençle tanışan Diyojen, bu gencin son derece ahmakça şeyler söylediğini görür. Kendisine bu genç hakkındaki fikrini soranlara şu cevabı verir. “Muhteşem bir ev. Fakat içinde kimse yok, bomboş.”

8-İNSANIN KIYMETİ = Yunan- Pers (İran) savaşları sonunda Pers askerleri esir edilip, Atina meydanında satılığa çıkarılır. İran’lı esir askerlerin üzerindeki göz kamaştırıcı elbiselerin bir çırpıda satılmasına karşılık, esirlere alıcı çıkmaması üzerine, orada bulunan Diyojen düşünceli, düşünceli: “ İnsan ne garip bir mahluk! Arızi meziyetler üzerinden söküp atılınca, kendisi beş para bile etmiyor.” der.

BAADDİN FIKRALARI

1-Ne kadar büyük olsa da keder, zaman kuşunun kanatlarına takılır gider.

2- Bursa’dan bir doktor kardeşimiz şöyle feryat ediyor; “Maske takın, maske…

Kovite bulaşmış hastaları görüp onları kurtaramayınca, ilk kez doktor olduğum için pişmanım. Virüsle savaşılıyor ama cehaletle savaşmak çok zor.” diyor.

3-Bakteri canlıdır. Virüs canlı değildir, ölü de değildir. Uygun koşullarda canlanabilen bir varlıktır. Mesela, bakteri faredir. Virüs yumurtadır. Fare canlıdır, yumurta canlı değildir ama, döllenmişse uygun sıcaklıkta, uygun sürede bekletilirse civcive dönüşür, yani canlı olur.

4-Nobel ödüllü Japon Prof. Tasuki Hanjo, “Korona % 100 doğal değil. Yarasalardan da gelmedi. Çin üretti. Doğal olsaydı soğukta yayılır, sıcakta ölürdü. 4 yıl Wuhan’da çalıştım. Laboratuvarlardaki teknisyenler öldü. Söylediğim şeyin yanlış olduğu kanıtlanırsa Nobel ödülümü geri veririm.

5-Meşhur Alman filozof Nietzsche (Niçe) “Zenginler fakirlere Tanrı’dan başka bir şey bırakmamışlar.” demiş. Söz, biz fakirlerde!

6-Nefi’nin (1582-1636) dünyaya meydan okuyan şu sözlerine bayılırım.

Derdim nice bir sinede pinhan iderim ben / Bir ahh ile bu âlemi viran iderim ben,

Ahh.. ile komam dilleri zülfünde huzura / Cemiyeti ağyarı perişan iderim ben…

7-“Yüce Tanrım, şeytanı emekliye ayır. Tüm canlıların beyinlerinden kötülük merkezini sil. Sen de keyfine bak. Bu kadar basit. Yüzbinlerce peygamber, milyonlarca imam, haham ve papaz, milyonlarca cami, havra, kilise, her canlıya bir melek, her canlıya bir amel defteri, cennet, cehennem…

Bu kadar büyük bir organizasyona ne gerek var? Saygılar…

*

Çorum lisesi 1963 mezunu arkadaşlarımızdan Tuncay Erzurumlu kardeşimiz de Hakk’a yürümüş. İstanbul’da yaptığımız Çorum lisesi 1963 mezunu toplantılarımızın müdavimi emekli Akbank müdürü sevgili Tuncay, haftada 2 gün diyalize giriyordu.

Ailesinin, çocuklarının, akrabalarının, Erzurumlu sülalesinin, dost ve arkadaşlarının acılarını paylaşır, baş sağlığı dilerim. Allah rahmet eylesin ve nurlarda yatsın.

12 Ağustos 2020

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 21 Eylül 2020
İmsak 04:55
Güneş 06:20
Öğle 12:38
İkindi 16:04
Akşam 18:47
Yatsı 20:06

Gelişmelerden Haberdar Olun

@