17.03.2011, 00:00 166

BERLİN TURİZM FUARI ve HİTİT YOLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Berlin'de, bu yıl 8-13 Mart 2011 tarihleri arasında 45'incisi düzenlenen 'ITB Berlin Turizm Fuarı'na, Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği Ajansı ile birlikte katılan Çorum, ikinci bir stantta da bir tematik kültür yolu olan ve 2010 Mayıs ayında başlatılarak Kasım ayında tamamlanan 'Hitit Yolu'nun tanıtımını yaptı.

Bu Fuar hakkında Valimiz Nurullah Çakır, 'Hitit Yolu' Koordinatörü Fotoğrafçı Rehber Ersin Demirel ile birlikte, İstanbul'da 10-13 Şubat tarihleri arasında yapılan EMİTT Turizm Fuarında beni bilgilendirmiş ve bana 'Hitit Yolu Parkurları' hakkında yazılmış kitabı vermişti.

Uzun zamandan beri bu yürüyüş yolu ve yürüyüş yollarının turizm açısından önemini ortaya koyan bir yazı yazmayı istememe rağmen çeşitli faaliyetlerim nedeni ile zaman bulamamıştım. Berlin'deki Fuarı ziyaret eden Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Bayer'in 'Berlin’de bir numara' başlıklı yazısında,''İNANÇ Turizmi çerçevesinde geçen yıl ortaya çıkan Tarsus’taki St. Paulus Yolu’ndan sonra Likya Yolu, Çorum-Hitit Yolu, Suriye, İsrail ve Türkiye’yi kapsayan Hz. İbrahim Yolu da dünyaya tanıtılıyor fuarda.'' cümlesini okuyunca hem memnun oldum hem de düşündüğüm yazıyı bir an önce yazmaya karar verdim.

*     *     *

Garanti Bankası, ikinci elli yılına girerken 1997 yılında, "Yarına Dört Işık" adında bir proje yarışması düzenledi. Konular çevre, eğitim, spor ve endüstriyel tasarım olan bu yarışmada ben de çevre dalında jüri üyesi idim. Çevre dalında birinciliği Türkiye'nin planlanmış ilk uzun mesafe yolu olan "Fethiye'den Antalya'ya Likya Yolu" projesi aldı. Gençlik yıllarımda Almanya'da benzeri yolların spor, sağlık ve turizm bakımından ne kadar önemli olduğunu gördüğüm ve buralarda bisikletimle dolaştığım için, birinci olması yolunda büyük gayret gösterdiğim bu proje Bankanın desteği ile hayata geçirildi ve işaretleme çalmaları tamamlandı. Fethiye'den Antalya' ya kadar tüm parkurları tanıtan 9 bölümlük 'Likya Yolu' belgeseli yine Bankanın desteğiyle hazırlandı. Bir ayı aşkın bir sürede bölgede yürüyen Türk ve yabancılardan oluşan ekibin çektiği belgesel zaman içinde bir yolculuğa çıkarak izleyenlere, Likya kentlerinin günlük yaşantılarnı, kültürlerini ve bölgedeki doğal güzellikleri aktaran belgesel, NTV'de yayınlandı.

Likyalılar olarak tanınan ve bu bölgeye yerleşen ilk halklar başlangıçta Hititler'den etkilenmiş, daha sonra Likya halk kültürü, sırasıyla Yunan, Pers ve Roma kültürlerinin de etkisi altında kalmış. Likya Yolu'nu gezerken bağımsız anıt mezarlar, tepeleri süsleyen antik şehir surları ve bu surları birbirine bağlayan yollar, halk hamamları, halk çeşmeleri, tiyatrolar ve anıtmezarlara rastlanır. Aynı zamanda bir doğa harikası olan Likya Yolu aynı zamanda bir orman denizidir. Çeşitli ağaçlar, çiçeklerle bezeli patikalar, mevsimsel sığ göletleri ve yaylalarıyla, ihtişamlı bir doğal bitki örtüsüne sahip olan Likya yolunda aynı zenginlikte yöresel hayvanlara da rastlanır.

Bu konu da  'Likya Yolu' projesinin sahibi Kate Clow trarafından yazılmış bulunan ''Likya Yolu'nda Yürümek: Türkiye'nin İlk Uzun Mesafeli Yürüyüş Rotası'' kitabını okursanız bu yolun ne kadar çekici olduğunu ve 509 kilometre boyunca Pers, Roma, Yunan, Selçuklu ve Osmanlı kültürlerinin izini sürebilirsiniz.

*     *     *

Bugüne kadar yazdığım bir çok yazıda Çorum turizminin yalnız 'Hitit Medeniyeti ören yerlerine ve müzelere dayandırılmaması ve çeşitlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuş ve bu yolda adımlar atılmasının gerektiğini bildirmiştim. Bu kapsamda Çorum'un müze sayısı bakımından fakir olduğuna da dikkat çekmiştim. Belirttiğim bu hususların ne kadar önemli olduğunu, Karabük Valisi iken çok sayıda 'Doğadan Tarihe Yürüyüş Rotaları' ile gerçekleştiren sayın Nurullah Çakır'ın '' Hitit Yürüyüş Parkurları'' isimli kitabın Önsöz’ündeki '' Bugün Çorum kentinin en önemli simgesi sayılan Hititlerin yaşadığı bölgede ' Hitit Yolu Yürüyüş ve Bisiklet Rotaları'  projesini hayata geçirmenin kıvancını yaşıyoruz. Böylelikle çok ciddi sayıda turisti bölgemize çekerek tarihsel, yöresel ve doğal güzellikleri ön plana çıkaracağımıza ve turizm potansiyelimizi artıracağımıza inanıyorum.'' açıklaması kendisinin bu konuya ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir.

Bu kitabın giriş bölümünde söylendiği gibi ''Gündelik yaşamın sıradan kaygılarından bunalan zihninizi berraklaştırmak, her gün karıştığınız telaşlı kalabalıktan bir nebze uzaklaşmak, ufkunuzu genişletme fırsatı veren yerleri görmek, içinizdeki asi sesi dinlemek için sizler de düşün kırmızı beyaz işaretlerin peşine.''

*     *     *

Ersin Demirel, EMİTT Turizm Fuarında  bana, Türkiye'de kabul edilmiş 12 tane yürüyüş yolu ve ilk yolun Likya yolu olduğunu söylemişti. Bunlar arasında üç tanesinin Çorum'da olduğunu duymak beni çok sevindirdi.

Proje kapsamında bisiklet ve yürüyüş parkurları işaretlendiği, GPS(Cografi Bilgi Sistemi) koordinatlarını içeren haritalar ve bilgiler “Hitit Yürüyüş Parkurları” adını taşıyan kitapta yer aldı.

Türkçe , İngilizce ve Almanca olarak yayınlanan 'Hitit Yürüyüş Parkurları'' isimli kitabı  incelediğimde;

-11 adet Günübirlik Yürüyüş Parkuru

-6 adet Uzun Yürüyüş Parkuru

-6 adet Bisiklet Parkuru

olduğunu okudum.

Eski kervan ve göç yollarından oluşan 17 parkurun toplam uzunluğu 236 kilometre. Alternatif güzergâhlarla birlikte 385 kilometreye ulaşıyor. Altı dağ bisikleti rotasının toplam uzunluğu ise 406 kilometre civarında. Hattuşa, Alacahöyük, Şapinuva ve Yazılıkaya gibi arkeolojik alanları kapsayan rotalar parkurun tarihi bölümünü oluşturuyor. İncesu Kanyonu, Alaca Vadisi ile Evci, Çatak, Soğucak, Kızılhamza ve Kalecikkaya göletleri ise rotanın doğal güzelliklerle bezeli güzergâhları parkurlar içinde yer alıyor.

*     *     *

Böyle bir girişimi başlatan Sayın Valimiz Nurullah Çakır'ı tebrik ediyor ve daha nice böyle yeniliklere öncü olmasını temenni ediyorum.

Ersin Demirel, Ömer Arslan ve  arkadaşlarına, ayrıca danışmanlar Prof.Dr.Aygül Süel, Dr.Mustafa Süel ve Doç.Dr.Andreas Schlachner'e katkıları için teşekkür ediyorum.

Sayın Valimiz kadar tüm Çorumluların bu girişime destek vermesi gerekir. Bilhassa bu rotalarda (yollarda) bisiklete binenlere ve yürüyenlere her türlü hizmet verilmeli ve özellikle kendilerinin emniyeti sağlanmalıdır. Bu yolların beklenen hizmeti vermesi ve ziyaretçi sayısına kavuşması İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Özüdoğru ve arkadaşlarının bu yürüyüş yollarını tanıtımlarına ve sahip çıkmalarına bağlıdır.

Ben şahsen emniyet hususunun çok önemli olduğunu bir defa daha vurgulamayı istiyorum. Ayrıca bu parkurlarda yer alan köylerin ve yerleşimlerin başta muhtarları olmak üzere tüm hizmet sunacakların da eğitilmesinin gerekli olduğunu dikkat çekiyorum.

İstanbul, 16 Mart 2011
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@