29.04.2014, 22:33 344

BERLİN, DRESDEN ve LEİPZİG ZİYARETİM

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

ALMANYA ve TÜRKİYE İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELER

Almanya konusundaki bu son yazımda, Türkiye ve Almanya ile ilgili bazı değerlendirmeler yapmayı istiyorum.
* * *
Yazıma başlamadan önce, 2008 yılında Münih’de katıldığı Ekim Şenliği (Oktober Festivali) esnasında kaldığı otelin 719.40 Euro’luk ücretinin, arkadaşı, film şirketi sahibi David Groenewold tarafından ödenmesi nedeniyle Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etmek zorunda kalan Wulf’un yargı önüne çıkarıldığını 5.yazımda sizlere duyurmuştum.
6 ay süren dava sonunda eski Cumhurbaşkanı'nın beraat ettiğini de paylaşmayı isterim. Bir Cumhurbaşkanı’nın görevinden istifa etmek zorunda kalması ve yargı önüne çıkışı, çok üzücü ve düşündürücüdür. Bu makamlara gelmiş bir kişinin attığı her adımı iyi düşünmesi gerekir.
* * *
Tarihi bağları olan Türk-Alman ilişkileri yoğun olarak 19. Yüzyılda sürdürülmüştür. Bunun sonucunda, I. Cihan Harbinde müttefik olarak yan yana çarpışmışız. Bu harp sonunda iki büyük imparatorluk çökmüş ve vatanları işgale uğramış; Sevr ve Versay anlaşmaları ile parçalanmıştır.
Mustafa Kemal’in öncülüğünde ülkemiz İstiklal Savaşı sonunda bağımsızlığını elde ederken, Almanya’nın yenilgisinin yan etkileri ve Versay Antlaşması’nın yarattığı problemler II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına katkıda bulunan etkenler olmuş, Hitler başa geçmiş ve dünya kan revan içinde kalmıştır. Bu savaşta, İnönü’nün uyguladığı politika, ülkemizi harbin dışında tutmuştur.
İkinci Dünya Savaşı sonunda Almanya işgal edilmiş ve bölünmüştür. Bu bölünme neredeyse tüm dünya ülkelerini kapsamış ve bu ülkeler NATO ile VARŞOVA paktı içinde toplanmışlardır. Türkiye ve Batı Almanya Nato içinde dost ülke olarak yer almışlardır.
* * *
Kalkınan Batı Almanya işçi sıkıntısı çektiğinden bir noktada kendi güvenliğine büyük katkı sağlayan Türkiye’den de işçi temin etme yoluna gitmiştir. 1960’lı yıllarda başlayan bu işçi alımı 1974 yılında resmen durdurulmasına rağmen belirli sayıda da olsa göç devam etmiştir.
Geçtiğimiz 50 yıl içerisinde Almanya'daki yabancılar Almanca olarak öncelikle yabancı misafir işçi (Gastarbeiter) olarak adlandırılmışlardır. Alman toplumu, Almanya'ya işçi alımı ile gelen insanları sadece iş için gelen misafirler olarak görmüşlerdir. Gurbetçiler olarak tanınan Türkler, yaşadıkları bu ülkede kalıcı konuma geçmiştir. Türkiye'den Almanya'ya üç milyon civarında insan göç etmiştir. Bugün küreselleşmenin etkisiyle ve de buna bağlı olarak sosyal anlayışın gelişmesiyle "yabancı vatandaşlar" (Ausländische Mitbürger) olarak adlandırılmaktadırlar. Bugün, Berlin’de Kreuzberg veya Yeni Köln yerleşimlerinde olduğu gibi birçok Alman kentinde Türk bölgeleri ve mahalleleri bulunmaktadır.
* * *
Bu arada Almanya’ya işçi olarak gidenlerin çocukları ve torunları patron oldu.2012 yılında yapılan bir araştırmaya göre Almanya’daki 3 milyon gurbetçinin 80 bini, toplam 10.3 milyar euro yatırımla kendi işini kurarak işadamı oldu. Değişik meslekleri ifa eden ve yaklaşık bir milyonu yaşadıkları ülkenin yurttaşlığına geçen özellikle yeni nesil Türkler,bugün Almanya’da çok önemli yerlere gelmiş ve kendisini çok değişik alanlarda ispat etmişlerdir.
* * *
Almanya ve Türkiye hükümetleri farklı yorum getirse de göçmenlerin entegrasyonu devam etmekte, kültür, siyaset ve toplum, dil kursları gibi düzenlemeler ile desteklenmektedir. Buna karşılık Almanya içinde de sayıları giderek artan, örgütlenen, güçlenen göçmenler de demokratik haklar iddia etmeye başladılar. Göçmenler hâlâ ağırlıklı olarak eski Doğu Almanya'da kırsal kesimde veya küçük kasabalarda ırkçı saldırılara maruz kalmaktadırlar. Bu durum uzun yıllardan beri orada yaşayan vatandaşlarımızı huzursuz etmektedir.
* * *
Almanya Türklerinin eğitim durumuna bakıldığında Almanya Türklerinin nüfuslarına rağmen eğitim alanında oldukça zayıf oldukları söylenmektedir.Buna gerekçe olarak ise 4. sınıftan sonra öğrencileri ilkokuldan ortaokula, ortadan liseye veya yüksek liseye yerleştirme sürecinde, Türk çocuklarının Almancaya yeterince hakim olmamaları sebebiyle genelde ortaokula yerleştirilmeleri gösterilmektedir. Ancak yeni kuşakta eğitime ilginin geçmişe oranla daha iyi bir durumda olduğu belirtilmektedir.
Bu konuda Wikipedia’da ‘’Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir. Yüksek eğitime veya meslek eğitimine başlayan ve başarı ile bitirenlerin sayısı gün geçtikçe çoğalsa da yaşadıkları ülkenin ortalamasına göre zayıftır. Türk çocuklarının ve gençlerinin Alman eğitim sisteminde bocalamasında ve başarısızlığında en büyük sorumluluk, ebeveynlerin yetersiz veya hiç olmayan eğitim seviyesi ile onların maddi imkânsızlıkları veya diğer maddi değerlere daha öncelik vermeleridir. Burada özellikle kız çocukları toplumsal baskı ve bırakılmak istenmeyen gelenek ve görenek bahaneleri ile yoksun bırakılmaktadırlar.’’denmektedir.
* * *
Almanya'daki Türkler seçme ve seçilme haklarını kullanabilmek için Alman vatandaşlığına geçmek zorundadırlar. Bu yolu tercih edenlerden Federal Almanya Hükümeti’nde Aydan Özoğuz, Devlet Bakanı olarak görev yapmaktadır. Eyalet hükümetlerinde de görev yapan Türk kökenli bakanlar bulunmaktadır. Federal Mecliste ve eyalet meclislerine seçilmiş çok sayıda Türk kökenli Milletvekili de bulunmaktadır.
* * *
Sonuç olarak, Almanya Türkleri, Almanya siyaseti, medyası, ticareti vs. üzerinde başlangıçta fazlaca etkiye sahip değilken, son dönemde etkilerinde ciddi bir artış gözlenmektedir.
İstanbul,27 Nisan 2004
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@