17.12.2013, 04:09 216

BERLİN, DRESDEN ve LEİPZİG ZİYARETİM (4)

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Almanya’nın Birleşmesinin Arka Planı

Son yazımın bitiminde, iki Almanya’nın birleşmesini hedefleyen Doğu Politikasının, zaman içinde bir kıvılcım etkisini gösterdiğini ve Willy Brand’dan sonra gelen politikacıların da bu çizgide hareket ederek, Almanya’nın birleşmesini sağladıklarını belirtmiştim.
Alman Başbakanı Helmut Kohl ve gizlice ilişkileri sürdüren müsteşarı Egon Bahr ile koalisyon ortağı Liberal Demokrat Partili Dışişleri Bakanı Gencher tarafından birleşme girişimleri doruk noktasına ulaştırılmıştır.
Rusya’da Gorbaçov’un iktidara gelmesi ve Rusya’nın kendi kontrolündeki ülkelerin kendi geleceklerini belirleme yolundaki kararı, birleşmeye gönül vermiş olan Alman Başbakanı Helmut Kohl’un kararlılığı ve Mihail Gorbaçov’la sağladığı yakınlaşma, iki Almanya’nın birlikteliğine giden adımların atılmasını hızlandırmıştır. Bu arada, Kohl maddi sıkıntılar içinde bulunan Rusya’ya destek için gıda yardımı (1,5 milyar Mark) yanında defalarca nakdi yardımda da (5+15 milyar DM) bulunmuştur. Diğer bir ifade ile bu birlikteliğin sağlanmasında Almanya’nın Rusya’ya önemli miktarda para göndermesi etkin rol oynamıştır. 1989-90'da Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa üzerindeki denetiminin sona ermesiyle birlikte, Kohl, Batı ve Doğu Almanya'nın en kısa sürede birleşmesini savunanların en önünde yer almıştır.
İki Almanya’nın birleşmesi yolunda kararlı adımların atılması esnasında Doğu Almanya Başbakanı hükümetten çekilmiş, yerine daha ılımlı bir Başbakan gelmiştir. Bu değişim sonucunda, Batı Almanya Başbakanı Kohl, Doğu Almanya’nın Leipzig kentinde yüz binlerce kişinin bir araya geldiği büyük bir mitinge konuşmacı olarak katılmış ve iki Almanya’nın birleşeceğini açık ve seçik bir şekilde ortaya koymuştur. Kohl, 28 Kasım 1989 tarihinde Almanya'nın ve Avrupa'nın bölünmüşlüğünü sona erdiren “10 Maddelik Programı”nı ilan etmiştir. Berlin Duvarı'nın yıkılması ve hemen akabinde Doğu Alman rejiminin çökmesiyle ortaya çıkan Doğu Almanya konusu Kohl'ün şansölyeliğinin(Başbakanlık) dönüm noktası olmuştur.
Mayıs 1990'da imzalanan bir antlaşmayla iki Almanya arasında sağlanan para birliği Haziran ayında meclislerde onaylanarak 1 Temmuz 1990'da yürürlüğe girmiştir. Ekonomide olduğu gibi vergi, sosyal güvenlik, çalışma yaşamı ve bankacılık yasaları alanlarında da Batı Alman sistemi bütün ülkeyi kapsar duruma gelmiştir. Ancak Almanya'nın birleşmesi önünde hala iki büyük engel mevcuttu; askeri ittifak ve Almanya-Polonya sınırı.
İki Almanya’nın birleşmesine Rusya ve Amerika olumlu tavır sergilerken, Fransa ve İngiltere bu birlikteliğe karşı politik adımlar atmışlardır.Bu karşı çıkışın arkasında yatan Almanya’nın tekrar bir araya gelerek güçlenmesi ve kuvvetli bir devlet olmasını istememeleri olduğu, izlediğim programlarda ortaya konmuştur. Rusya’ya karşı Batı Almanya’nın yanında olan üç müttefikin ikisinin bu tutumunu ben ilk defa duydum ve ülkeler arasında dostluk değil menfaatin rol oynadığını bir kez daha düşündüm. Batı Almanya Başbakanı Kohl, Fransızları bu birleşme konusuna ikna etmek için Paris’e gitmiş ve bu birliktelik için Fransa’nın şart koştuğu Avrupa para birimi Euro’ya geçmeyi kabul ederek Fransa’dan birleşme onayını almıştır. Bir müddet karşı koyan İngiltere yalnız kalmanın verdiği hisle bu birlikteliğe karşı çıkamamıştır.
16-17 Temmuz 1990'da Moskova'da biraraya gelen Helmut Kohl ile Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov Birleşik Almanya'nın NATO üyeliği konusunda anlaşmışlardır; anlaşma Doğu Almanya'daki Sovyet birliklerinin çekilmesine ve Alman ordusunun küçülmesine ilişkin hükümler de içeriyordu.
Ertesi gün iki Almanya'nın, dört müttefik gücün (ABD, SSCB, Britanya ve Fransa) ve Polonya'nın temsilcileri var olan Polonya sınırlarının korunması konusunda anlaşmaya varmışlardır. İki Alman devletinin birleşmesinin siyasi ve toplumsal koşullarını belirleyen antlaşma 31 Ağustos 1990'da imzalanmıştır.
12 Eylül tarihinde Müttefikler iki Alman devletinin temsilcileriyle bir antlaşma imzalayarak bütün işgal haklarını ve sorumluluklarını bırakmışlar; böylece birleşik Almanya'nın tam egemenliğini tanımışlardır.
İki Almanya’nın birleşmesinden sonra kalkınmışlık farkının ortadan kaldırılabilmesi için Batı Almanya vatandaşlarının bu gaye için yüksek vergi ödemesi sağlanmış, devlet kontrolünde olan tüm Doğu Almanya fabrika ve tesisleri özelleştirilmiş, devletleştirilen tüm gayrimenkuller sahiplerine iade edilmiştir. Doğu Almanya’da da serbest piyasa ekonomisi uygulamasına geçilmiştir.
Böylece iki toplum arasındaki tüm uçurumların kapatılmasına çalışılmıştır. Batı Almanya firmalarının Doğu Almanya’da yatırım yapmaları sağlanmıştır. Örneğin, Volkswagen Dresden de, BMW Leipzig de otomobil fabrikaları kurmuştur. Seyahatimiz esnasında, Almanya’nın eski Doğu Bölgesinin refah artışı ve diğer ekonomik göstergelerinin batıya çok yaklaştığını ve aralarında ciddi bir fark kalmadığını yazılı ve görsel medyadan öğrendim. İstanbul, 15 Aralık 2013
http://en.wikipedia.org/wiki/Mikhail_Gorbachev
https://www.google.com.tr/#q=helmut+kohl+and+mikhail+gorbachev
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@