06.08.2021, 00:05 35

BEKÂRLARI EVLENDİRİN-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Yazımızın başlığı yüce Allah’ın bir emridir. Nur suresinin 32. ayetinde Rabbimiz: “İçinizden bekâr olanları, köle ve cariyelerinizden de durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfu ile zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır” buyurmuştur. Onun için İslam dini, maddi ve manevi durumu evlenmeye elverişli olan bekârların, meşru nikâhla evlenerek, aile olmalarına ve yuva kurmalarına büyük önem vermiştir.

Sevgili Peygamberimiz de gençlere hitaben; “ Ey gençler! Sizden evlenmeye gücü yetenler evlensinler. Çünkü evlilik; gözü harama bakmaktan, iffet ve namusu da harama düşmekten daha çok korur. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun, çünkü oruçun şehveti kıran bir özelliği vardır” buyurmuştur.(Hadis sahih ve müttefekun aleyhtir)

Evlenmek Allah’ın (c.c.) emri Peygambern tavsiyesi ve Enbiyanın sünnetidir. Onun için bir kıza dünür gidenler, yani kız istemeye gidenler, kızı babasından isterken; “Allah’ın emri, Peygamberin kavli ve mezhep imamımızın da içtihadı ile kızınız falanı, oğlumuz filana istiyoruz” diyerek söze başlarlar. Evlenmek kişinin maddi ve manevi durumuna göre farz, vacip ve ya sünnettir. Mümin bir kimse, eğer her türlü maddi imkanı var ve zina etme ihtimali de muhakkak ise, o zaman evlenmek o kişiye farz, eğer zina etme ihtimali varsa o zaman evlenmesi vacip, zina etme ihtimali yoksa o zaman da evlenmek sünnettir.

Evinde veya emrinin altında olan gençlerin evlenmelerine yardımcı olmak, onların büyük günahlardan olan zina yollarına sapmalarını bir anlamda önlemek olduğu için, çok sevaptır. Bekârları evlendirmek, Allah’ın emrini tutmak, iyi ve hayırlı bir iş yapmış olmak ve hem de Allah’ın rızasını kazanarak, O’nun koruması altına girmek demektir. O halde zamanı gelince gençleri evlendirmek, kızımızı veya evlendirmeye yetkili olduğumuz bir kadını bizden istedikleri zaman, dininden ve namusundan emin olduğumuz kimseye hemen vermek lazım. Yolu yokuşa sürmemek, işi zorlaştırmamak, bilhassa kolaylaştırarak gençlerin evlenmelerine yardımcı olmak gerekir.

Konu ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadislerinde; “ Size dininden ve namusundan emin olduğunuz birisi geldiği zaman, onunla emrinizde bulunan kızı veya kadını evlendirin. Bunu yapmadığınız takdirde yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat olur” buyurmuştur. Başka bir hadislerinde de. “Sadece Allah rızası için evlenen ve evlendiren, Allah’ın velayetine (yani korumasına) layık olur” demektedir.(Buhari, Nikâh)

Toplumda zinanın çoğalması; neslin bozulmasına, eşlerin ayrılmasına, çocukların annesiz veya babasız kalmasına ve birçok öldürme olaylarına neden olmaktadır. Dini ifsat eden de insanın tenasül uzvu ve karnıdır. Yani bir anlamda bekârlık zinanın, zina da fitne, fesat, kargaşa ve huzursuzlukların sebebidir. Nikâh yani evlenmek ise, toplumda fitne, fesat, kargaşa ve huzursuzluk çıkmaması için teşvik edilmiştir.

Nikâh, yani evlenmek Allah (c.c.) Teâlâ hazretlerinin emri, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in tavsiyesi ve Enbiyanın da sünnetidir dedik. Yüce Allah Nisa suresini 3. ayetinde temiz ve namuslu hanımlarla nikahlanmayı emretmiş, Rad suresinin 38. Ayetinde de Peygamberlere eş ve çocuklar verdiğini bildirmiştir. Peygamber (s.a.v.) de kütübü sittede yer alan evlenme ve nikâhla ilgili aşağıdaki hadislerde şöyle:

“ Nikâh benim sünnetimdir, kim ona itibar etmezse benden değildir”,

“ Nikâh benim sünnetimdir, kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz, çoğalınız, zira ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla, diğer ümmetlere karşı iftihar edeceğim” , “Fakirlik korkusundan evlenmeyi terk eden bizden değildir” ve “ Bekârın 82 rekât namazına, evlinin iki rekât namazı denktir”,

“Sünnetimi ihya eden beni sevmiş olur”,

“ Ümmetimin fesadı anında sünnetime uyana, Allah yüz şehit sevabı verir” buyurmuştur.

Efendimizin sahabeleri, nikâhın ehemmiyetini bildikleri için evlenip aile olmaya ve yuva kurmaya özen göstermişler, evlenmek istemiş veya evlenmeyi tavsiye etmişlerdir.

Mesela bu konuda;

İnbni Abbas (r.a.) yanında çalışanlarına “ Evlenmek istiyorsanız evlenin, çünkü kul zina ettiği zaman imanı çıkar gider.”

İbni Mesut (r.a.) “ Sadece on gün ömrümün kaldığını bilsem yine evlenirim, huzura nikâhsız olarak gitmek istemem” ve

Muaz İbni Cebel (r.a.) ise kendisi vebalıydı, hanımları öldü, “ Beni evlendirin, huzura nikahsız çıkmak istemiyorum” demişlerdir.

Din, insanın dünya ve ahirette mutlu olması için gerekli İlâhi emir ve yasakları koymuş, yeterli prensipleri vaz etmiştir. Önemli olan kişinin bu emirleri yerine getirmesi, yasaklardan sakınması ve bu prensiplere uygun yaşaması, yani dindar olmasıdır. Kişinin dini hayatını gerektiği gibi yaşamasına, evlenmenin büyük katkısı vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.), “ Evlenen bir kimse dininin yarısını korumuş olur. Artık dinin diğer yarısı için de Allah’tan korksun” buyurmuştur. (Buhari, Müslim)

İnsanın fıtratı icabı; bir eşe, sıcak bir yuvaya ve çocuk sahibi olmaya ihtiyacı vardır. Yaratan bu ihtiyaçları karşılamak için; eşler yaratmış, kadınla erkeğin meşru nikâhla evlenerek aile ve yuva kurmasını emretmiş ve neslin devamı için de çocuklar vermiştir.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
kapalı
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@