O artık bir simge. Şiddet uygulanan, tacize uğrayan, katledilen kadınların simgesi.
O geleceğe dair güzel hayalleri olan, bu ülkenin geleceği olan, tanınmış bir psikolog olmak isteyen, aydın bir üniversite öğrencisi idi.
Ne yazık ki bu dünyadan zamansız ve vahşice koparıldı.
Nasıl yetiştirildiği tahmin edilebilen, gerek ailesi, gerek toplum tarafından yaratılan bir cani hunharca aldı canını.
Şüphe yok ki anne ve babasının birbirine saygısı olmayan, anneyi, kız kardeşi, eşi ve tüm kadınları insan olarak değil, cinsel bir obje olarak gören, yine hiç şüphe yok ki şiddet uygulanarak büyütülmüş biri. (Medyadaki bilgiler de bunu doğruladı.)
Mini etek giyenlerin tecavüzü hak ettiğini söyleyenler,
Annesinin dizini görünce tahrik olduğunu söyleyenler,
Hamile kadının sokağa çıkmasının uygunsuz olduğunu söyleyenler,
6 yaşındaki kız çocuğunun evlenebileceğini söyleyenler,
Kadınlara şiddet uygulayan, tecavüz eden, hatta öldürenlere iyi halden ceza indirimi uygulayan yargıçlar,
Nişanlı gençlerin el ele tutuşmalarının dinen uygun olmadığını söyleyen bir Diyanet İşleri Başkanı bulundukça,
Bunların üstüne Cumhurbaşkanı da “kadınla erkek eşit değildir” derse, elbette kadını cinsel bir obje olarak gören, cinselliği kışkırtılmış, kadını aşağılayan, şiddet uygulayan, hatta hunharca öldüren bu yaratıklar yetişir.
Böyle bir yaratık tarafından vahşice öldürülen Özgecan’ın katli, tacize maruz kalan bir çok kızımızın, kadınımızın, yaşadıkları bu tür olayları, gün yüzüne çıkmasına neden oldu.
Bu bir tek bizim başımıza gelmemiş demek ki, diyerek, ya da taciz edilmek kendi suçları imiş gibi gizleyenler, başlarına geleni anlatma cesareti buldular.
Özgecan’ın katli bardağı taşıran son damla oldu.
Ülkemizde son 10 yılda 7122 kadın öldürülmüş, 4876 kadın tecavüze uğramış. Kadınların şiddete maruz kalmadığı, tacize uğramadığı, öldürülmediği bir gün geçirmiyoruz ne yazık ki.
Gençleri şiddet uygulayarak büyütürseniz, işsiz bırakıp bunalımlara sokarsanız, sosyal, kültürel, sanatsal olaylara yönlendirmezseniz, hatta bunları engellerseniz, bir de buna kadın cinselliğine yönlendirmeyi ilave ederseniz sonuçta bu olayların çoğalmaması mucize olur. Eğitimin çarpıklığı ise ortada.
Gençlere en başta kadın-erkek ayrımı yapmadan insan sevgisini öğretmeliyiz, cinsel dürtülerini kontrol edebilmeyi öğretmeliyiz.
Ağzımızdan çıkana dikkat etmeliyiz. Her şeyden önce iyi örnek olmalıyız, iyi örnek.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol