Alanya Belediyesi, bir iki aksamanın dışında, yaklaşık 12 yıldır, EN İYİ BALKON ve EN İYİ BAHÇE YARIŞMASI düzenliyor.

Amaç, Alanya’ya yakışan düzeyde, “balkon ve bahçe kültürü” yaratmak ve bu kültürü, Alanya geneline yaymak ve yerleştirmek.

Ama olmuyor.

Bir türlü tutturamıyoruz bu aşıyı.

Özendiremiyoruz insanlarımızı.

Yeşertemiyoruz bu zevki, bu kültürü, bu bilinci.

… …

Konuya ilişkin olarak 9 Nisan 2017 tarihli yazımda da aynı konuya değinmiş; “balkon ve bahçeler; bir kültür, bir görgü, bir zevk, bir eğitim işidir…” tezinden hareketle, bazı serzenişlerde bulunmuştum.

Dile kolay, tam 12 yıldır; balkonların, ardiye olarak kullanılmasının ya da malum düzenlemelerle balkonların, odalara dönüşmesinin önüne geçmek istiyoruz.

Ama olmuyor, olmuyor, olmuyor…

Olmayacağını bile bile de konunun her fırsatta üzerine gidiyor, bütün bunları da her fırsatta dillendiriyor, yazıyor, çiziyoruz.

Bıktık mı?

Hayır.

Durup, dinlenmeden mücadeleye devam.

* * *

Gözüm hep balkonlarda, bahçelerde…

Bundan önceki yarışmalarda olduğu gibi; bu yarışmada da seçici kurulla gezerken, çok iyi binalar, çok iyi siteler gördük.

Jüri üyesi arkadaşlarım, başvuru sahiplerini ararken, ben hep diğer balkon ve bahçeleri taradım.

Balkon niteliğini taşıyan balkon sayısı, o kadar azdı ki, şaştım kaldım.

Bu yıl da tanık oldum ki; o güzelim sitelerde bile kat malikleri, balkonlarını, büyük çoğunlukla ardiye olarak kullanıyor ya da balkonlarını odalara dönüştürmüş durumda.

Yani balkonun adı var, kendi yok.

Hal böyle olunca, balkonuna 4 saksı koyan; balkonunu, yarışmaya katılmaya değer nitelikte buluyor.

Sonra da o dört(!) saksılı müsabık, dereceye giremeyince; serzenişe başlıyor.“Şu kadar yıldır bu yarışmaya katılıyorum, dereceye giremiyorum. Dereceye giren balkonların, benim balkonumdan ne farkı var. Hele bir deyiverin bana…”

Yakın zamana kadar bu soruları yanıtlarken; kişileri incitmemek ve heveslerini kırmamak için çoğu kez yüzeysel yanıtlarla konuyu geçiştirmeye çalışıyor ama bazı gerçekleri oracıkta dillendirememekten dolayı da rahatsız oluyordum…

Örneğin diyemiyorum ki; ‘Bak canım kardeşim… Ödüllendirdiğimiz o balkonlarda balkon kültürü, balkon görgüsü, balkon estetiği var. Yaratıcılık var. El emeği, yürek emeği var. Göz nuru var. Oysa her tür estetikten yoksun sizin balkonunuzda sadece ve sadece 4 -5 saksı ve karmaşa var…”

* * *

Şimdi düşünüyorum da; iyi ki dememişim.

Çünkü her geçen gün yeni yeni şeyler öğreniyor; yeni yeni şeylerin ayırtına ve bilincine varıyoruz.

Bir apartmanda ya da bir sitede tek başına toplu yaşam kültürüne ya da balkon kültürüne, balkon ve bahçe zevkine sahip olmak, hiçbir şeyi değiştirmiyor.

Sahip olduğunuz o kültür, o zevk, diğer apartman ya da site sakinlerinde de olmayınca; bireysel olarak sergilediğiniz görüntülerden, birileri rahatsız oluyor. O kişiler sizi, üçüncü kişiler nezdinde iticileştiriyor, sevimsizleştiriyor… Farkında olmadan, tecrit oluyorsunuz!

“Ha o mu…” diyorlar; “şu çiçek manyağı olan!

* * *

Alanya Belediyesi’nin 2006 yılında başlattığı bu yarışmalara, ilk dört yıl, yarışmacı olarak katıldım ve (ekli resimde görünen balkonumla) dört yıl süreyle birinci oldum.

Geçenlerde facebook sayfamda, dört yıl süreyle birinci olan balkonumun ekteki resimlerini yayımladım.

Başta Alanya olmak üzere, ülkemizin pek çok yerinden gelen sorgu suale muhatap oldum.

“Nerede bu müthiş balkon? Gezip, görebilir miyiz?...” diyorlardı.

... …

“Göremezsiniz.” demek zorunda kaldım onlara.

Göremezsiniz; çünkü yerinde yeller esiyor, o balkonun da, o çatının da…

Diğer kat maliklerinin, vıdı vıdı vıdı söylenmelerinden dolayı, o dairemi yok pahasına sattım, başka bir binaya taşındım.

Ben dairemi sattıktan sonra, o balkon ve o çatı, ekli resimdeki şekli aldı.

Bir apartmanda ya da bir sitede, tek bir bireyin ‘balkon kültürüne sahip olması’ yetmiyor derken kastım buydu işte…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner155