09.12.2011, 00:00 301

“BABADAN OĞULA DEDEDEN TORUNA”

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bugün, İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’nun yukarıdaki yazımın başlığındaki tema ile tertiplediği konsere, sanat yönetmeni Dr.Aylin Şengün Taşçı’nın davetlisi olarak katıldım.

“Babadan oğula, dededen toruna ” denince genelde ülkemizde daha çok siyaset akla gelmektedir. İsmet İnönü, oğlu Erdal İnönü, torunu Gülsün Bilgehan Toker yanında Adnan Menderes oğulları Yüksel ve Aydın Menderes bu konuda dikkati çeken örnekler olarak verilebilir.

Konserde, eserleri icra edilen müzisyenlerin akrabalık ilişkileri ve bunun yaşamlarına etkileri yapılan sunumda geniş bir şekilde izleyenlere aktarıldı.  Klasik Türk müziğinde akrabalık ilişkilerine ait birkaç örnek şunlardır;

Sultan Abdülaziz, Sultan II.Mahmud’un oğludur.

Mesut Cemil Bey, Tanburi Cemil Bey’in oğludur.

Zeki Arif Ataergil, Kanuni Hacı Arif Bey’in oğludur.

Ahmet Irsoy, Zekai Dede’nin oğludur.

Tanburi Osman Bey, Numan Ağa’nın torunudur.

Osman Nihat Akın, Ahmet Rasim Bey’in torunudur.

*     *     *

Konserde Sultan Abdülaziz, Sultan II.Mahmud’un aşağıdaki eserleri icra edildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sultan II.Mahmud: Hicaz Şarkı

“Ebrulilerinin zahmı nihandır ciğerimde

Gül ruhlelerinin handeleri çeşm-i  terimde

Sevday-I muhabbet esiyor şimdi serimde

Takdire ne care bud a varmış kaderimde”

(O güzel kaşlarının kalbime açtığı yara ciğerimde gizlidir. Gül yanaklarındaki gülüşün ise ıslak gözlerimde saklı. Başımda şimdi aşkının, sevginin rüzgarı esiyor. Düşünmeye hiç gerek yok. Kaderimde bu da varmış.)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sultan Abdülaziz:

Hicaz Sirto

Bu bestekarlardan, Sultan Abdülaziz ve Sultan II.Mahmud’un kısa hayat hikayelerini aşağıda veriyorum;

Sultan II.Mahmud (1785-1839): İstanbul Topkapı Sarayı’nda doğdu. Öğrenimi ile Sultan III.Selim padişahlığı sırasında bizzat ilgilendi. 28 Temmuz 1808 tarihinde tahta çıktığında 23 yaşındaydı. Avrupa’da yenileşme hareketini benimsemişti. Adalet işlerine gereken önemi verdi, yeni kanun ve tüzükler hazırlattı ve bu sebeple kendisine “Adli” sanı verildi. Şiiri, edebiyati ve bilimi seven , halk arasında dolaşmayı ve onların dertlerini dinlemeyi gerekli gören  Sultan II.Mahmud, Osmanlı İmparatorluğu’nu gerek sosyal bakımdan, gerekse uygarlık açısından ileri bir ülke yapmaya çalıştı. Musukiyi amca oğlu olan III.Selim’den öğrendi, iyi tanburi ve neyzen olarak yetişti., aynı zamanda iyi bir hanende idi. Bestelediği 25 eser bugün elde bulunmaktadır. Bu eserlerden biri, kendi kurduğu Asakir-ı Mansüre-ı Muhammediye ordusu için bestelediği Acemaşiran makamındaki marştır. Bu sebeple de  Türkiye’de marş besteleyen ilk müzisyen olma sıfatını kazanmıştır.

Sultan Abdülaziz (1830-1876):İstanbul’da doğdu. Babası Sultan II.Mahmud, annesi Pertevniyal Valide Sultan’dır. Ağabeyi Sultan Birinci Abdülmecid’in vefatı üzerine 25 Haziran 1861 günü tahta çıktığında 31 yaşındaydı. Babası öldüğü zaman dokuz yaşlarındaydı. Ancak ağabeyi Sultan Birinci Abdülmecid, onun eğitimine gerektiği gibi dikkat etti. Şehzedeliği sırasında rahat ve korkusuz bir hayat sürdü. Çok iyi Fransızca konuşurdu. Şiire ve müziğe de ilgisi vardı.

Kendine ait besteleri vardır. Resim yapma kabiliyeti de çok üstün olan Sultan Birinci Abdülaziz, Osmanlı donanmasına ısmarlayacağı gemilerin planını bizzat kendisi çizmişti. Ok atmayı, ata binmeyi, avlanmayı ve özellikle güreşmeyi çok severdi. Güçlü, kuvvetli ve pehlivan yapılıydı. Tahtta buluınduğu dönemde yenilik hareketlerini sürdürmüştür. 15 yıla yakın tahtta kalmıştır. Tahttan indirildikten dört gün sonra, hapis hayatı yaşadığı Feriye Sarayı’nda sakalını düzeltmek için istediği makasla bileklerini keserek intihar ettiği söylense de öldürülmüş olabileceğine dair kanıtlar da vardır.

*     *     *

Geçmiş tarihimizi ve bilhassa padişahlarımızın müziğe ve sanata gösterdikleri ilgiyi genelde lise eğitimimiz esnasında pek duymamış olmanın üzüntüsü içinde konseri büyük bir ilgiyle takip ettim. Sultan II.Mahmud’un Türkiye’de marş besteleyen ilk müzisyen olma sıfatını kazandığını, Sultan Abdülaziz’in ise resme, şiire ve müziğe ilgisi yanında Osmanlı donanması için ısmarlanacak gemilerin planını bizzat çizen bir sanatkar olduğunu bu vesile ile öğrendim.

İsterseniz siz de bu eserleri internet ortamında dinleyebilirsiniz.

 

İstanbul, 8 Aralık 2011

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu Konser Tanıtım Broşürü

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@