25.08.2015, 00:10 189

AZAP HAYDAR’IN ÖYKÜSÜ-2

Muzaffer GÜNDOĞAR

Muzaffer GÜNDOĞAR

Mevsim kış sonu, bahara doğru. Hava soğuk, üşüyoruz. Karnımız aç, Kimimiz, kimsemiz yok bize bakacak. Oturduk dış kapının önüne garip garip.. Önce küçük kız kardeşlerim başladı ağlamaya. “Annemiz şimdi gelecek” diye onları ağabeyimle birlikte avutmaya çalıştık ama boşuna. Susturamadık bir türlü. “Anam da anam!.” diyor üç yaşındaki bacım bir buçuk yaşında olansa ağabeyimin kucağında. O garibimin hiçbir şeyden haberi yok ama ablasının ağladığını görünce o da başladı ağlamaya. Susturamadık bir türlü. Ben de küçüğüm elbet. Onların peşinden ben de çöktüm ağıtın kösteğine. Çaresiz kalan ağabeyim de başladı ağlamaya.
Komşumuz Satı Nine geldi yanımıza.
“Ağlamayın çocuklar” dedi. “Anneniz iyi olup gelecek”
Sonra küçük bacımı kucağına alıp diğerinin de elinden tutarak “gelin bakayım” diye bizi içeri eve aldı. Hemen odun tezek getirdi avludan. Sobamızı yaktı. Sonra da evine gidip çorba getirerek karnımızı doyurdu. Sabah karnımız doydu ama bunun bir de öğleyi ve akşamı var. Özellikle çocuklar günde üç övün yemeyince nasıl dururlar. Akşam oldu, ortalık karardı; anam babam gelmedi. Biz yine oturup bir süre ağladık. Satı Nine yine gelip bize çorba pişirdi. Önümüze sofra serip yemeğimizi yememizi bekledi. Küçük bacımın çorbasını da o içirdi. Sonra tek bir yatak serdi.
Sonra ayakuçlu başuçlu olarak ikimiz bir yana ikimiz de bir yana yattık. Sonra da lambayı söndürüp gitti Satı Nine. Ağabeyimle bir süre uyuyamadık. Korkuyorduk. Neden niçin olduğunu bilmeden korkuyorduk. Küçük bacılarım uyumuşlardı.
“Anam çok mu hasta ağabey?” diye sordum.
Ağabeyim:
“Çok hasta” dedi.
“Komşumuz Veli dede gibi ölecek mi yoksa?”
“Yok lan, niye ölsün. Doktor onu iyi eder.”
“Doktorlar bütün hastaları iyi ederler mi?”
“İyi ediyorlarmış. Babam öyle demişti.”
“Veli dayı niye öldü öyleyse?”
“Onu doktora götürmemişler.”
“Götürseydiler ölmez miydi?”
“Bilmem. Ölürdü herhal. Çünkü o kocamıştı.”
Kafam karışmıştı. Kocamışlar mı ölüyordu? Oysa Satı Ninenin torunu Elif de küçüktü. Benim kadardı. Kışın hastalanmış ölmüştü. Ağabeyime cevap vermedim ama anam için dua ettim içimden.
“Benim anam ölmesin Allah’ım” dedim. “O daha genç. O yaşasın. Yoksa bize kim bakar anam ölürse!”
Ağabeyim:
“Ne mırıldanıyorsun kendi kendine?” diye sordu.
“Anam ölmesin diye dua ediyorum. Sen de dua et ağabey”
“Edelim kardeşim. Allah çocukların duasını daha çok kabul edermiş. Anam öyle derdi.”
Ağabeyim de dua etmeye başladı.
“Allah’ım, anamı çabucak iyileştir. Çabucak gelsinler. O yaşasın. Biz daha küçüğüz. Kardeşlerim daha küçük. Onlara kim bakar yoksa. Çabucak iyileşip dönsün anam. Amin!” dedi.
Ben de “amin” dedim. Ardından:
“Allah’ım bizi duymuştur değil mi ağabey.”
“Duymuştur. O duyar. Anam öyle derdi. O hem duyar, hem de görürmüş yaptıklarımızı.”
“İnşallah duamızı kabul eder.”
“Eder,” dedi ağabeyim.
“Ağabey, ben karanlıktan korkuyorum.”
“Ben de korkuyorum. Allah bizi korur.”
“Korur mu?”
“Korur elbet. Hadi uyuyalım.”
“Uyuyalım.”
Uyuyalım demekle uyunmuyordu. Güzel şeyler düşünmeye başladım. Ağabeyimle kırlarda kuzu oğlak güttüğümüzü, oyunlar oynadığımızı düşledim. Kırlar yeşermiş, çiçekler açmıştı. Kelebekler uçuşuyor, ben onlarla yarış yapıyordum. Derken uyuyakalmışım.
Gözümü açtığımda ortalık ışımış, sabah olmuştu. Ağabeyim de uyanmıştı. Bacılarım mışıl mışıl uyuyorlardı daha. Ev serinlemişti.
“Babam anam gelmemişler” dedi ağabeyim.
“Gelecekler” dedim. “Düşümde anamı gördüm. Anam iyileşmiş. Bize de boyalı şeker getirmiş.”
“Elbet iyileşecek.”
Hemen kalktık ağabeyimle. Üzerimizi, giyinip dışarıdan tezek, önlerine tutuşturucu getirip sobayı yakmaya çalıştık. Annem gibi bu işi beceremiyorduk. Güç bela yaktık sonun da. Ağabeyimle biz kendimizi idare ederiz de küçük bacılarımıza bakmak zor. Onları yedirmek, içirmek, tuvalet ihtiyaçlarını gidermek, oyalamak, yatırmak, kaldırmak hep sorun. Az sonra da onlar kalktı. Zaten üstündekilerle yatmışlardı. İkisini de tuvalete götürdü ağabeyim.
Geldiklerinde küçüğün büyüğü bacım:
“Ben anamı isterim,” diye bir ağıt tutturdu. Ona bakan küçük bacım da ağlamaya başladı.
“Anamız gelecek” dedi ağabeyim. “Ne olur ağlamayın.”
Ama susmuyorlardı onlar. Ne kadar uğraştıysak da susturamadık. Çaresiz kalmıştık. Ağabeyim komiklik yaparak, oyunlar çıkararak sonun da güldürdü onları.
(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
-6°
az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 20 39
3. Hatayspor 21 35
4. Başakşehir 20 34
5. Adana Demirspor 21 34
6. Fenerbahçe 21 33
7. Beşiktaş 21 32
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 21 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Samsunspor 19 30
8. Adanaspor 19 29
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 19 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 22 43
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 20 28
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 20 34
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 20 17
19. Cadiz 20 14
20. Levante 20 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@