Son yıllarda Avrupa genelinde aşırı sağcı siyasi partiler seçimlerden büyük kazanımlarla çıkmaktadırlar. Yükselen aşırı sağcı akımların uzun yıllardır süregelen küreselleşme ve AB özelinde ülkelerin egemenlik yetkilerinin bir bölümünü Brüksel'e devretmelerinden de beslendiği düşünülmektedir. Art arda gelen bu seçim sonuçları kısmen 2008 küresel ekonomik krizinin ve Avrupa Birliği'nin (AB) hâlâ kalıcı çözüm aradığı göç krizinin yansımaları olarak değerlendirilmektedir.

Bu yazımda Almanya ve Avusturya’daki bu konudaki gelişmeleri kısaca anlattıktan sonra Avrupa Birliği’ndeki bu partilerin aldıkları oy durumunu bir harita üzerindeki bilgilerle sizlerin değerlendirmesine sunacağım.

* * *

Almanya:

Almanya için Alternatif (AfD) Partisi sadece beş yıl önce kurulmuş olmasına rağmen, Federal Parlamentoya girmeyi başarmıştır. Başlangıçta Euro Bölgesi karşıtı bir hareket olarak yola çıkan AfD, daha sonra göçmen ve İslam karşıtı bir siyasi oluşuma dönüşmüştür.

AfD'nin yükselişinin, Başbakan Angela Merkel'in göçmenlere yönelik “açık kapı politikası”nın yarattığı rahatsızlığın bir yansıması olduğu görüşü yaygındır.

Merkel'in öncülük ettiği Hristiyan Demokratlar bloku geçen yıl düzenlenen seçimlerde son 70 yıldaki en kötü seçim sonuçlarını almasına rağmen Sosyal Demokrat Parti ile koalisyona giden Merkel dördüncü kez Başbakanlık koltuğuna oturmayı başarmıştır.

AfD ise parlamentoda ana muhalefet partisi konumuna yükselerek bugüne kadarki en büyük siyasi başarısını elde etmiştir.

Ayrıca AfD liderleri, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin işlediği insanlığa karşı suçları mazur göstermeye yönelik yaptıkları çalışmalarından dolayı suçlanmaktadırlar.

Avusturya:

Muhafazakâr Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) geçen yılki seçimlerden sonra bir koalisyon hükümeti kurdular.

Muhafazakârlar, daha önce merkez soldaki Sosyal Demokratlarla birlikte uzun bir süre iktidarda idiler.

Avusturya'daki sağ partiler seçimlerde Almanya'daki gibi, göçmen krizini kampanya aracı olarak kullandılar. Seçimlerde ÖVP’li bugünkü Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, göçe karşı sert bir duruş sergilemesi nedeniyle FPÖ tarafından, FPÖ’nün söylem ve politikalarını çalmakla suçlanmıştır.

Seçimlerden sonra, okullarda başörtüsü yasağı getirilmesi, bazı camilerin kapatılması ve göçmenlerin telefonlarına el konulması gibi girişimler iki parti tarafından kurulan hükümet tarafından getirilmiştir.

Avusturya’da hükümet karşıtı gösteri:

Bu gelişmeler, Almanya’da olduğu gibi Avusturya’da da bazı kesimleri rahatsız etmektedir. Son günlerde Avusturya’nın başkenti Viyana’da 10 bine yakın gösterici, aşırı sağcı hükümetin ırkçı ve ayrıştırıcı politikalarını protesto etmişlerdir.

Viyana Belediyesi önünde toplanan göstericiler, “Özgür basın”, “Nazilere hayır”, “Birlikte daha güçlüyüz” yazılı döviz ve pankartlar açtılar.

Avrupa’da yükselen aşırı sağ:

Avrupa’da son yıllarda yapılan seçimlerde aşırı sağcı siyasi partiler seçimlerden büyük başarılarla çıkmaktadırlar. Bunun sonucu bazı siyasi partiler iktidarda kendilerine yer bulurken, kimileri ana muhalefet konumuna yükselmektedirler.

Avrupa genelinde yükselişte olan partilerin siyasi görüşleri farklılık gösterse de benzer temalar öne çıkıyor: Göçmen karşıtlığı, İslam'a karşı olumsuz bakış açısı ve AB projesine şüpheyle yaklaşmaktır.

Pek çok ülkede aşırı sağcı partilerin Avrupa Parlamentosu seçimlerinde daha yüksek oy alması ve aşırı sağcı hareketlerin kazanımları, kendilerini merkezde konumlandıran partileri de çizgilerini gözden geçirmeye zorlamaktadır.

Aşağıdaki haritada, sağcı partilerin isimleri ve Avrupa Birliği ülkelerinde aldıkları oylar görülmektedir.

İstanbul, 13 Ekim 2018

Kaynaklar:

- https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45474089 (11 Eylül 2018)

- Anadolu Ajansı, Avusturya’da Hükümet Karşıtı Gösteri (4 Ekim 2018)

- http://www.hurriyet.com.tr/galeri-avusturyada-hukumet-karsiti-gosteri-40984574 (12 Ekim 2018)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol