25.10.2021, 00:02 50

“AVRUPA BİRLİĞİ (AB) TÜRKİYE RAPORU” ÜZERİNE...

Sami AKPINAR

Sami AKPINAR

Aday ülke konumundaki Türkiye için, AB Komisyonu tarafından hazırlanan “2021 Türkiye Raporu” 19 Ekim 2021 günü açıklandı.

Söz konusu bu raporlar 1998'den bu yana, 2016 yılına kadar “İlerleme Raporu” adıyla, sonrasında ise “Ülke Raporu” adıyla 23 yıldır yayınlanmaktadır.

Ama öncelikle bu konuyla ilgili, önceki yazılarımda da belirtmeye çalıştığım bir durumun altını, özellikle bir kez daha çizmek istedim.

AB, küresel kapitalist sistemin Avrupa kanadıdır. Küresel sistemin koruyucusu olan NATO'nun merkezidir. Burjuva devlet yapısının ve burjuva kültürünün doğum yeridir.

Ve Türkiye kuruluşundan bugüne, kendini hep Batılı gibi görmüş ve de böyle bir sistemin içine, bu olguları bilerek girmek istemiştir.

Bugüne kadar mecliste yer alan hiçbir siyaset de buna ‘hayır’ dememiştir.

Sanırım AB raporlarına bu pencereden bakmak daha uygun olacaktır.

* * *

Türkiye’nin AB süreci 1959’da başlayan ve devam eden bir süreçtir.

İlk olarak Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes döneminde, o günkü adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) 1959’da yapılan başvuruyla başlamıştır.

1963'te Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başbakan İsmet İnönü döneminde “Ankara Antlaşması”nın imzalanmasıyla…

1987'de Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Başbakan Turgut Özal döneminde “tam üyeliğe” başvurulmasıyla…

1995'te Cumurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller döneminde “Gümrük Birliği”nin imzalanmasıyla…

1999'da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit döneminde “aday ülke” olarak kabul edilmesiyle…

3 Ekim 2005'te ise Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Tayyip Erdoğan döneminde “üyelik müzakerelerinin” başlamasıyla…

Ve 2016’dan itibaren müzakerelerin giderek durdurulmasıyla, bugün tam 62 yıllık bir serüvendir Türkiye’nin AB süreci.

Ve de bu serüvenin daha ne kadar süreceği de belli değildir.

* * *

1998’den bugüne, 23 yıldır yayınlanan tüm AB raporlarında Türkiye için ağır eleştiriler yapılmıştır. Nitekim 2021 raporunda da:

“Demokratik kurumlarının işleyişinde ciddi eksiklikler olduğu…”

“Yönetimin hesap verebilirliği konusundaki endişelerin devam ettiği…”

“Yolsuzlukla mücadele konusunda ilerleme kaydedilmediği…”

“Uluslararası yükümlülüklere uyumlu, yolsuzlukla mücadele kurumlarının oluşturulmadığı...”

Ve de “Kamu yönetimi reformu alanında herhangi bir ilerleme kaydedilmediği, reform için siyasi iradenin yetersiz olduğu…” ifade edilmiştir.

* * *

Devam edelim:

“Yönetim siyasallaşmayı sürdürmekte…”

“Derin siyasi kutuplaşma devam etmekte…”

“Sivil toplum sürekli baskıyla karşı karşıya kalmakta...”

“Temmuz 2018’de olağanüstü hale son verilmesine rağmen ‘olağanüstü uygulamalar’ halen sürmekte...”

“Gazetecilere, yazarlara, akademisyenlere, insan hakları savunucuları ve eleştirel seslere yönelik kapsamlı kısıtlamalar otosansüre yol açmakta…”

Ve de “İfade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğüne yönelik kısıtlamalarla sivil toplumun özgürce faaliyet alanı giderek azalmakta” denilmiştir.

* * *

Ve yine devamla:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yapısal eksikliklerin sürdüğü…”

“Meclisin hükümeti denetleyecek gerekli araçlara sahip olmadığı…”

“Yasama, yürütme ve yargı arasında güçlü ve etkin bir kuvvetler ayrılığı sağlanmadığı, gücün Cumhurbaşkanlığı’nda merkezileştirildiği…”

Ve de özellikle “Yargı bağımsızlığındaki sistematik eksikliklerin, hakim ve savcılar üzerindeki baskının endişe kaynağı olmayı sürdürdüğü” ifade edilmiştir.

* * *

Maalesef Türkiye için tutulan “sicil” bu olmuştur.

Elbette her raporda olduğu gibi bu sicile karşı tepki gösterilmiştir.

Ve de “Ülkemizle ilişkilerde yine çifte standartlı yaklaşımın sergilendiği bir Türkiye Raporu yayımlanmıştır” denilmiştir.

“Özellikle siyasi kriterler ile ‘Yargı ve Temel Haklar’ faslındaki mesnetsiz iddiaları ve haksız eleştirileri kabul etmiyoruz” denilmiştir.

Denilmiştir ama AB'nin de aday ülkelerden istediği kriterler vardır ve de olacaktır.

Sonuçta “Kendimizi başka yerde değil Avrupa’da görüyoruz” deniliyor ise bu kriterler paylaşılmalı, gereği yerine getirilmelidir.

Ya da AB kapılarında kapıkulu gibi beklenmemeli, içeriye hamaset yapılmamalıdır.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@