22.11.2012, 00:00 194

AŞURE VE AŞURE GÜNÜ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN


AŞURE: Başta buğday olmak üzere , çeşitli taneleri ve kuruyemişleri şekerle kaynatarak yapılan bir çeşit tatlı, aş demektir. (1)

 

            AŞURE GÜNÜ: Kameri takvime göre Muharremin ayının onuncu gününe “Aşure Günü” denir.

 

            AŞURE AYI:  Kameri takvime göre Muharrem ayıdır.

 

            AŞURE ORUCU: Muharrem ayının onuncu gününde “aşure gününde” tutulan oruç demektir.

           

            Muharrem ayı Kur’an-ı Kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. Aşure gecesi de bu ayın en kıymetli gecesidir. Hicri takvime göre muharrem ayı yılın ilk ayı, muharrem ayının ilk günü de yeni yılın ilk günü, yani hicri yılbaşıdır.

 

            Hz. Peygamberin Muharrem ayının onuncu günü olan (Aşure” gününde, her yıl oruç tuttuğu rivayet edilmiştir. Şöyle ki; Peygamberimiz Mekke-i Mükerremeden Medine-i Münevvereye hicret ettiklerinde Medineli Yahudilerin “Aşure” gününde oruç tutuklarını gördü. Onlara bu orucun anlamının ne olduğunu, niçin “Aşure” Orucu tutuklarını sordu. Yahudiler cevaben: “Bugünün büyük bir gün olduğunu, Allah’u Teala’nın Hz. Musa’yı ve İsrail Oğullarını düşmanlarından bu günde kurtardığını ve Hz. Musa’nın bu sebeple bugünde oruç tuttuğunu söylediler.”

 

            Peygamber Efendimiz de Yahudilere:“Ben Musa’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünde oruç tutmayı emretmiştir. (2)

 

            Hatta “Aşure Orucunun” Cahiliyye döneminde de Araplar tarafından tutulduğu, Peygamberimizin de Ramazan Orucunun farz kılınmasından önce aşure orucu tutmayı emrettiği rivayet edilmiştir. (3)

 

            Daha sonra Ramazan orucu farz kılınınca Aşure orucu bir yükümlülük olmaktan çıkarılmıştır. Buna rağmen aşure orucu tutulması Ümmeti Muhammed’e tavsiye edilmiştir. “Aşure” gününde oruç tutmak sünnet olarak devam etmiştir. Ancak; yalnız muharrem ayının 10’uncu gününde oruç tutulması mekruh görülmüştür. Onun için “Aşure” gününde oruç tutmak isteyenler, muharrem ayının yalnız onuncu günü değil, bir önceki veya bir sonraki günlerinde de oruç tutmalıdırlar. Yani, 9-10 muharrem veya 10-11 muharrem ya da; 9,10 ve 11 muharrem günlerinde oruç tutulmalıdır.(4)

 

            “Aşure”  günüde oruç tutmak çok sevaptır, nitekim hadis-i şeriflerde:

            “Bir kimse aşure gününde oruç tutarsa, Allah ona bir şehit sevabı verir.

             Aşure gününde oruç tutana yedi gök ehli sevabı yazılır.

             Aşure günü bir mümine iftar ettirene ümmeti Muhammed’in hepsine iftar ettirmiş gibi sevap verilir.

             Aşure günü bir yetimin başını okşayanın cennetteki derecesini Yüce Allah, yetimin başındaki tüyler adedince yüceltir.” buyrulmuştur (5) 

 

            Aşure günü manevi feyiz ve bereketi büyük olan bir gündür. Nitekim Yüce Allah, bir çok duaları “Aşure” gününde kabul etmiştir. Mesela;

            Adem Aleyhisselem’ın tövbesi bugünde kabul edilmiştir.

            Nuh (a.s) ın gemisi tufandan bugünde kurtarılmıştır.

            Yunus (a.s) balığın karnından bugün çıkarılmıştır.

            İbrahim (a.s) Nemrut’un ateşinde bugünde yanmamıştır.

            Eyup (a.s.) hastalıktan bugün kurtulmuştur.

           Yakup (a.s)  oğlu Yusuf’a bu günde kavuşmuştur.

           Hz. Musa Kızıl Denizi bugün geçmiş, Firavun ve askerleri Kızıl Denizde bugün boğulmuştur. İsa (a.s) ın doğumu ve Yahudilerin elinden kurtuluş günü de “

              Hz. Hüseyin 72 yakınıyla on muharremde maalesef katledilmiştir. İşte bu olayların tamamı Aşure” günün de olmuştur, cereyan etmiştir. (6)

            Aşure günü yas tutmak doğru değildir.

            Şiiler, “Muharrem ayının 10’uncu gününde”,  Peygamberimizin torunu ve Hz. Ali (r.a.) ın oğlu Hz. Hüseyin ve yakınlarının şehit edildiği için yas (matem) tutarlar. Gerçek şudur ki; İslamiyet’te matem tutmak yoktur. Nitekim; Rasulüllah Efendimizin Taif’te  mübarek ayaklarının kanadığı, Uhud’da mübarek dişlerinin kırıldığı ve yüzlerinin kanadığı ve vefat ettiği günlerde de matem tutulmaz. Seyyidüşşüheda olan Hz. Hamza’nın ve diğer İslam büyüklerinin şehadeti ve vefatları için de matem tutulmamaktadır.(7)

 

 

            Dinimizde insanın bir yakını veya sevdiği öldüğü zaman bile, üç günden fazla matem tutulması doğru değildir. Hele hele, saç baş yolarak, “nefsine zulmederek) hatta isyanı çağrıştıran  söz ve davranışlarda bulunarak  yas ve matem tutmak haram kılınmıştır.

 

 

 

            Aşure pişirmek;

            Nuh Peygamberin  (a.s) tufanda gemisinde bulunan buğday taneleri gibi tanelerden ve kuru yiyecek maddelerinden “Aşure” tatlısı pişirdiği için Müslümanlarında Muharrem ayının 10’ uncu gününde aşure pişirmeleri kesinlikle ibadet olmaz. “Aşure” gününde aşure pişirmeyi ibadet olarak görmek günahtır.(8) Ancak; bir Müslüman’ın ibadet telakki etmeyerek “Aşure” tatlısı yaparak akrabalarına, komşularına ve fakirlere ikram etmesi, ikram ettiği kişilerin gönlünü hoş edeceği için iyi bir harekettir. İnşallah sevapta kazanır. Hatta aşure tatlısı pişirmek için 10 Muharremi  beklemeye de lüzum yoktur. Yılın istediği ayının istediği gününde bu tatlı yapılarak ikram edilebilir.

 

            Bütün okurlarımın yeni hicri yıllarını ve aşure günlerini tebrik ediyor, sağlık ve mutluluk diliyorum.  Selam, saygı ve dua ile.

 

                                                                               

______________________

 

1- Türkçe Sözlük S.64 T.D.K. Bilgi basımevi 1974 Ankara

2- İbn-i Mace “Siyam” 41

3- Müslüm “Siyam” 116

4- Divantaş İlmihal C.1 S. 386

5- Günyelüt-üt Talibin

6- Rehber Ansiklobedisi C.2  S.355 İhlas Gazetecilik Holding A.Ş.  İstanbul

7- Rehber Ansiklobedisi C.2  S.355 İhlas Gazetecilik Holding A.Ş.  İstanbul

8- Dini Terimler sözlüğü C.1  S.32

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@