21.12.2012, 00:00 181

ARASIRA

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

   ENERJİ İSRAFI

 

                               

 

Dünyadaki çatışmaların önemli bir nedeni giderek azalan petrol kaynaklarına sahip olma arzusudur. Amerika'nın 2003 yılında Irak'ı işgali, İsrail'in bölgede yalnız bırakılmaması ve Büyük Orta Doğu Projesine bağlantılı görülse de, bana göre ana nedeni Irak'ın petrol ve gaz kaynaklarına hükmetme isteğidir.

 

Harplerle elde edilen ve dünya tekellerinin hükmettiği petrol firmaları 1970'li yıllardan beri fiyatları devamlı artırmaktadırlar. O tarihlerde varili 2 dolar olan petrol bugün 100 dolar mertebesindedir. Ülkemiz gibi petrol kaynaklarına sahip olmayan ülkeler bu ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli sıkıntılara katlanarak petrolü yurt dışından almaktadırlar. Şu anda ülkemiz bunu sağlamak için yılda 40 milyara yakın bir fazla ödeme yapmaktadır.

 

Hal böyle iken bu kadar zorlukla petrol veya doğal gazdan sağlanan enerjiyi biz dikkatli kullanıyor muyuz?

 

Bu önemli sorunun cevabını siz veriniz!

 

Ne yazık ki kullanmıyoruz.

 

İsveç'te 1 metrekare konut alanın ısıtılmasında Türkiye'dekinin üçte biri kadar enerji tüketiliyor. Bunun nedeni binalarımızın inşa kalitesinin çok düşük olmasıdır. Halen ülkemizde mevcut konutların yüzde 90'ının ısı yalıtımı yoktur.

Bir diğer çalışma da Türkiye’de konutlar metrekare başına yılda 300 kw/saat enerji tüketiyor. Avusturya’da binaların ortalaması ise yılda 150 kw/saat. Almanya ve Avusturya’da yeni yapılan binalarda bu rakam 50 KW/saate düşüyor. Yani enerjinin etkin kullanımına yönelik son teknoloji sayesinde Türkiye’de bir konuta göre 6 misli daha az enerji kullanılıyor. Yeni geliştirilen enerjiyi en az tüketen pasif evlerde bu miktar 15 kwh/m2 seviyesine düşürülmüştür.

Bu nedenle kesemizden fazla para çıktığı gibi 1992 yılında Rio de Janerio'da imzalan ''İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine ve Kyoto Protokolüne aykırı hareket ederek dünyanın ısınmasına neden oluyoruz.

 

Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmakta da dünya ortalamasının altında bulunuyoruz. Güneşi az olan İsveç'te kullanılan güneş enerjisi ülkemizden çok fazla...

 

Bugün bu konuyu ele almamın nedeni pompa sektöründe isim yapmış bir firmanın gönderdiği gazete idi.Bu gazete haberinde;

''Pompaların dünya elektrik enerjisinin yüzde 10'unu tükettiği, pompaların üçte ikisinin yüzde 60 daha fazla enerji harcamakta olduğu ve pompanın ömrü boyunca tüketeceği enerji maliyetinin pompanın ilk yatırım maliyetinin en az 7 katını bulduğu” belirtiliyor ve alınacak önlemlerle ciddi bir enerji tasarrufu sağlanılmasının mümkün olduğu ortaya konuluyor.

 

Kamu kuruluşları ve iş yerlerinde çalıştırılan pompaların enerji tüketimleri hassasiyetle takip ediliyor mu bilmiyorum? Bildiğim bir şey varsa hepimizin evinin bodrum katında bulunan pompaların durumu ile ilgimiz ne kadar? Bina bitince bu konularda pek bilgisi olmayan kapıcıya tesisat teslim ediliyor ve ilgilenilmiyor.

 

Halbuki;

-Devir hızı ayarı ile enerji tasarrufu,

-Yüksek verimli motor kullanılması ile enerji tasarrufu,

-Tepkin güç gereksinimin azaltılması ile enerji tasarrufu,

sağlanabiliyor.

 

Avrupa Birliği, enerji tasarrufu yapabileceği en büyük kalemin motorlar ve pompalar olduğunu gördüğünden 2011'de yürürlüğe giren bir direktif yayınladı.Bu direktif, motor verimliliğinde yeni ve daha yüksek bir standart sağlıyor ve 2020'ye gelindiğinde 135 TWh veya başka bir deyişle günümüz İspanya'sının sarf ettiği kadar enerji tasarruf ediliyor olacak ve karbon emisyonları 63 milyon ton azaltılabilecek.

 

Bu yazımın sonunda tüm kamu yetkililerini ve sizleri mevcut pompalarınızı verimli çalıştırmanız hususunda uyarıyorum.

 

İstanbul,19 Aralık 2012

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@