13.08.2012, 00:00 199

ARAP CAMİSİNİN HİKAYESİ

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bir önceki yazım, Selanik'deki Yeni Cami ile ilgili idi. Bugünkü yazım ise aşağıda fotoğrafı görülen İstanbul'da bulunan Arap Camisi ile ilgili.

*     *     *

İstanbul'da bulunan Arap Camisi hakkında ilk bilgiyi bir İspanya ziyaretimi takiben okuduğum ''Endülüs Tarihi'' isimli eserden edinmiştim.

Burada verilen bilgilere göre 700 yılı aşkın bir süre (711-1492) İspanya'ya hakim olan Endülüs İslam Devleti yıkılınca, bu ülkede yaşayan Hıristiyan olmayanların ya bu dini kabul etmeleri yahut da İspanya'yı terk etmeleri silah gücü ile kabul ettirilmeye çalışıldı.

Musevilerin büyük bir kısmı Osmanlı İmparatorluğu hudutları içinde bulunan İstanbul, Selanik,Beyrut gibi şehirlere yerleştirildiler.Çok az sayıda Müslüman Arap’ın ülkemize ve İstanbul'a gelmesine müsaade edildi.

İşte bahsettiğim kitap da bu Caminin Endülüs'ten gelen Araplar tarafından inşa edildiği yazıyordu.

Son günlerde bu Cami ile okuduğum iki haber benim o kitapta okuduğuma uymamakta ve birbirinden farklılık göstermektedir.

*     *     *

Başbakan Yardımcısı bir iftar yemeğinde yaptığı konuşmada;

''Arap Camisi İstanbul'un ilk camisidir.716-717'de kente kuşatma için gelen Müslüman askerlerin yaptığı camidir. 1295 yıl önce yapılan, bir ara kiliseye çevrilen, sonra yüzyıllarca Arapların yaptığı bilindiği için 'Arap Camisi' olarak bilindiği için bu ismi alan bu nadide caminin biraz sonra açılışını yapacağız.'' şeklinde bir açıklama yapmıştır.

*     *     *

Hürriyet gazetesinin ''Hürriyet'te Ramazan'' sahifesinde,''Türkiye'nin Camileri''ni tanıtan Saffet Emre Tonguç, Arap Camisi hakkında aşağıdaki satırları yazıyordu;

'' Arapların 700'lü yılların başında yaptığı ve İstanbul'da inşa edilen ilk cami olduğu yayılmış kulaktan kulağa. Ancak tarihçiler bu hikayenin bazı tarihi verilerle örtüşmediği görüşünde. Daha fazla kabul gören düşünce burada daha önce Bizanslılara ait bir kilise olduğu ve daha sonra yapılan ibadethanenin de Osmanlı'yla birlikte cami görevini üstlendiği yönünde.

4'üncü Haçlı Seferi'ne katılan birlikler Kudüs'e doğru yola çıkmışlar ancak yolda ne olmuşsa rotalarını değiştirmişler ve Kudüs yerine İstanbul'u almışlar. Bizans kilisesi kalıntılarının üzerine 13'üncü yüzyılın ilk yıllarında yaptıkları kiliseyi de Aziz Pavlus'a adayarak San Paolo adını vermişlerdir. 1233 senesinde Dominiken tarikatı bu kilisenin yanında bir manastır inşa edip kendi azizlerinin adını verince kilisenin adı oldukça uzamış: San Paolo ve San Domenko Kilisesi.

Osmanlı'nın geleneğiymiş fethettikleri Hıristiyan şehirlerindeki en büyük kiliseleri camiye çevirmek. 1453 senesinde İstanbul'un fethiyle beraber gelenek bozulmamış ve Fatih Sultan Mehmet buranın cami olarak açılması için gerekli değişikliklerin yapılmasını emretmiş. 1475 senesi yapının ibadete açıldığı ve Galata Camisi olarak anılmaya başladığı yıl olmuş.

Minaresi bir Domineken kilisesine ait çan kulesi görüntüsünde; alışkın olduğumuz koni şeklindeki minarelerin aksine kare tabanlı, keskin hatlı, bulunduğu yerden dünyaya meydan okurcasına bakıyor.''

Aynı yazıda yazar ''NEDEN ARAP CAMİSİ'' diye bir açıklama getirmiş;

''İSMİNİN halk arasında ''Arap Camisi'' olarak kabul görmesiyle ilgili farklı tahminler var. Bunlardan biri caminin etrafındaki mahallelere 1492 senesinde İspanya'dan göç eden Arapların yerleştirilmesi, bir diğeri ise minarenin mimari özelliklerinin Şam'da bulunan Emeviyye Camisi minarelerine benzemesi.''

*     *     *

Evet, değerli okuyucularım, bu iki açıklama ve benim kitaptan okuduğum birbirinden ne kadar çok farklılık gösteriyor...

Ben bir inşaat mühendisi olarak bu farklılıkları tartışacak ve hangisinin doğru olduğunu söyleyecek konumda değilim.

Temenni ederim ki şehrimizde yaşayan tarihçiler ve ilahiyatçılar bu konuya açıklık getirirlerse köşemde sizlere arz etmeye hazırım.

Dörttepe- Bodrum, 12 Ağustos 2012

Yalçın Bayer, 'Arınç Arap Camisi' hayranı çıktı. Hürriyet, 24.7.2012      

Galata kentsel dokusunda beton bloklar arasında, sivri külahlı hayli yüksek kare biçimli kulesiyle hala fark edilebilen Arap Camii; fetih öncesinden kalan İstanbul'un tek Gotik kilisesidir.

İstanbul’da ilk ezan sesinin yükseldiği yer 717 yılında yapılmış olan İstanbul’un ilk camii hüviyetini taşıyan Arap Camiidir. İstanbul’un Fethi için M.S. 717 yılında gelmiş olan Müslüman Arap kumandanlarından ve sahabe neslinden meydana gelen bir ordu başında Mesleme Bin Abdülmelik adındaki komutan; Galata’da Bizans semalarına ilk Ezan-ı Muhammedi sesinin yükseldiği bir Camii yaptırmış ve adına da Arap Camii denilmiştir. Hicri 95 Senesinin Zilhicce ayında 15 Ağustos 717’e Mesleme Bin Abdülmelik; Karadan bir ordu, denizden kuvvetli bir donanma ile Bizans’ı kuşatmıştır. Muhasara bir yıl kadar devam etmiş ancak Constantinople alınamamıştı. Ama Galata zaptedilmiş ve fethedilmişti. Mesleme ve İmparator Leon arasında varılan bir anlaşma sonucu Arap mescidi inşaa edilmiş ve ibadete açılmıştır. 7yıl kadar İstanbul’da kalmış olan Arap Müslüman Ordusu ibadetini burada yapmıştır. Daha sonra Şam’da çıkan bir isyan üzerine Arap ordusunun Şam’a gitmesi üzerine Dominiken Papaz ve Rahipleri burasını kilise haline sokmuş, şimdi minare olarak kullanılan çan kulesini bu esnada de ilave etmişlerdir. 1453 İstanbul’un Fethinden Sonra Kilise Camiye çevrilerek öndeki mihrap ve minber ilave edilmiş ve Osmanlı kayıtlarında yine Arap Mescidi ismini almıştır.

Dördüncü Haçlı Seferi'nde Kudüs yerine Konstantinopolis'i ele geçirmeyi amaçlayan Katolikler, 1200'lerin başlarında Pavlus'a adadıkları bir kiliseyi ve yanına Dominiken Mezhebine bağlı bir manastırı Galata'da yaptırmışlardır. Papaların da yakın ilgisini çeken bu manastır ve kilise, bir süre sonra mezhebin kurucusu olan "San Domeniko"nun adının da eklenmesiyle tanınır: San Paolo ve San Domeniko

1475'te Fatih, kiliseyi camiye çevirerek vakfına katmıştır. Yirmi yıl sonra da, İspanya'dan çıkartılan Endülüs Arapları'nın bir kısmının, çevredeki mahallelere yerleştirilmesiyle cami, "Arap Camii" olarak tanınır. Caminin Araplara mal edilmesinin bir nedeni de, minareye çevrilen eski çan kulesinin 714'te Şam'da yaptırılan ünlü Emeviye Camii'nin özgün minaresini çağrıştırmasıdır.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@