Çok yönlü bir mücadele
adamıydı Rauf Denktaş

KKTC benim için farklı bir yerdir. Helikopter, Dosya, Kadıncıklar, Çıkmaz Sokak, Boyacı gibi birçok oyunum başta Devlet Tiyatrosu olmak üzere Lefkoşe Belediye Tiyatrosu'nda ve özel tiyatrolarda sahnelenmiştir yıllar öncesinden başlayıp. Oyunlarımın galalarına gitmişimdir hep. Üç yıldır da Yakın Doğu Üniversitesi'ne yazarlık eğitimi vermek üzere gidiyorum. Birçok dostum var Kıbırıs'ta.
Sayın Rauf Denktaş'la ilk kez Kıbrıs'ta Çıkmaz Sokak oyunumun galasında tanışma fırsatını elde ettim. En ön sırada oturuyordu. İlgiyle izliyordu oyunu. İtiraf etmeliyim ki onu izlemekten oyunu izlemeye pek fırsatım olmadı. Oyundan sonra da oyuncuları ve beni kutlarken zeki bakışlarıyla hepimizi onore etmesi, yaşamım boyunca asla unutamayacağım anlardan biridir. Güven veren yapısı ve duruşuyla bu sevgi ve saygıyı kendi halkında da uyandırdığı bir gerçek. Yine ülkemizdeki birçok etkinlikte de Sayın Denktaş'ı izleme ve dinleme şansım oldu. Ancak ne yazık ki yanyana gelip onu dinlemem ve karşılıklı konuşmam çok istememe rağmen olmadı.
Yine bundan 7 yıl kadar önce Haldun (Dormen) ağabey, Hadi Çaman ve Göksel Kortay'la birlikte Kıbrıs'a bir Üniversitenin gerçekleştirdiği tiyatro Festivali'ne gitmiştik. Haldun ağabey “Rauf Beyin ziyaretine gidelim” dedi ve araca binip vardık evine Sayın Denktaş'ın... Nöbetçi kulübesindeki görevlinin Sayın Denktaş'ın Türkiye'de olduğunu duyurması hepimizi üzmüştü açıkçası. Ancak sevgi ve saygılarımızı sunduğumuz mesajımızın kendisine iletilecek olması da tesellimiz olmuştu.
Yakın Doğu Üniversitesi'nin değerli öğretim üyelerinden dostum Sevgili Hilmi Özen Sayın Denktaş'ın kültür-sanat danışmanıydı. Yayımlanan her kitabımı “Sayın cumhurbaşkanım Rauf Denktaş'a” girişiyle imzalamam ve Sevgili Özen kanalıyla kendisine ulaştırmam vazgeçemediğim bir alışkanlığa dönüşmüştü.
Sonunda kendisiyle doğrudan karşılaşmam da gerçekleşti.
2011’de, 1 Mart tarihinden itibaren Aydınlık Gazetesi'nde haftalık yazılarımı yazmaya başlamıştım. Genel Yayın yönetmenimiz Serhan Bolluk toplumda adını önlere çıkarmış, kendi dallarında başarılı olmuş kişilerle söyleşiler yapmamı isteyince hiç duraksamadan Sayın Rauf Denktaş'la da bir söyleşi yapmanın önü de açılmış oldu. Kıbrıs'a gidişlerimden biri için bana randevu almalarını istirham ettim Hilmi dostumdan.
Sabah Üniversiteye derse gittiğimde Çetin Özen “Hilmi ağabeyim randevuyu aldı” dedi. “Öğleyin bekliyor seni Sayın Cumhurbaşkanımız”
Öğleye doğru Çetin Özen’le birlikte Sayın Denktaş’ın bürosuna gittik. Hilmi Özen bizi karşıladı ve hemen odasına geçtik Sayın Denktaş’ın.
Fotoğraflarımız çekildi öncelikle.
Sonra sıcacık bir söyleşi.
Sayın Denktaş’ın özenli bir dille Kıbrıs, Türkiye ve Dünya siyaseti üstüne söylediklerini hayranlıkla dinleyip notlamak ömrümün sonuna kadar gururlanarak anlatacağım bir onur kazandırdı bana.
Birçok kişinin Sayın Denktaş’ın önemli bir fotoğraf sanatçısı olduğunu bilmediğini sanıyorum.
Kişilerin özellikle de siyaset adamlarının sanat tutkularının onları daha da büyüteceğine inanırım.
Bilirim ki sanatçılar yaşamı estetize ederler, dolayısıyla siyaseti de…
Işıklar içinde yatsın bu büyük insan…
(27 Ocak 1924 tarihinde Baf’ta doğan Rauf Denktaş’ı 13 Ocak 2012’de Lefkoşa’da kaybetmiştik.)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol