26.12.2016, 00:03 298

ANTALYA EXPO 2016 ve ÇEVRE BOYUTU- BURDUR GÖLÜ (1)

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

53 ülkenin katıldığı EXPO’da bir ziyaret gününde tüm ülke standları ile bahçelerini ve ülkemize ait tüm sergilenenleri görmemin mümkün olmadığını, gördüklerimin hepsini bu yazımda sizlerle paylaşmamın da mümkün olamayacağını son yazımda bilginize sunmuştum.

Çevre konularında ilgimi çeken üç standa yaptığım ziyareti birbirini takip eden üç yazıda sizler için değerlendirmek istiyorum.

Bunlardan biri Burdur Lisinia Yaban Hayat Rehabilitasyon Merkezi’nin hazırladığı Burdur göllerinin sorunlarının açıklandığı Burdur standı, ikincisi insana huzur veren Çin Bahçesi, üçüncüsü ise doğada yetişen bitkilerin güncel hayatta nasıl değerlendirildiğini ve bitkilerle neler yapılabileceğini en iyi şekilde ortaya koyan Almanya pavyonu idi.

BURDUR GÖLÜ

Burdur standında çok sayıda Burdur ile ilgili konular ve anti-kanser projesi görsel ve yazılı ortaya konulmasına rağmen ben yalnız Burdur Gölü’nün giderek su seviyesinin düşmesi ve kuruması nedeniyle bunun yörenin geleceği ve canlı hayatı bakımından yaratacağı sorunları ortaya koyan görsel ve yazılı belgeleri inceleyerek bilgi aldım.

Burdur Gölü, Göller Bölgesi göllerinden Burdur ve Isparta illeri arasında yer alan bir göldür. Durumunu değerlendireceğim göl büyüklüğü açısından Türkiye'de yedinci sıraya sahiptir. Burdur şehir merkezine çok yakındır. Güneybatısına doğru Burdur'un diğer göllerinden Salda Gölü ile Yarışlı Gölü vardır.

Burdur Gölünün suyu tuzludur. Son yıllarda gölü besleyen akarsuların göle ulaşmaması ve gölün buharlaşma ile su kaybetmesi tuzluluk oranını artırmıştır. Göl denizden 2 kat daha fazla tuzludur. Bu tuzluluk oranına rağmen gölde yaşamaya adapte olmuş Burdur dişli sazancığı (Aphaniussureyanus) dünyada sadece Burdur Gölünde yaşamaktadır ve gölün suyunun azalmasıyla birlikte nesli tehlike altına girmiştir. Bununla birlikte nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk ördeğinin (Oxyuraleucocephala) dünya populasyonunun büyük bir bölümü kışlamak için gölü kullanmaktadır.

Dikkuyruk ördeği

Burdur Gölü, son 35 yılda su kapasitesinın 3’te 1’ini kaybetti. Kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan gölde seviyenin düşmesiyle birlikte kuş sayısında da ciddi azalma meydana geldi. Orman ve Suişleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından yapılan sayımlara göre, 10 yıl önce 68 türde 125 bin 550 kuşun bulunduğu gölde, geçen yıl sayı 2 bine düştü. 2006 yılında gölde kışlayan dikkuyruk ördeklerinin sayısı 1151 iken geçen yıl sayı 10’a düştü.  

1959 tarihinde yapılan ölçümde göl su seviyesi 851,32 metre iken 2015 yılında 841,82 metredir. 1970 yılında göl su seviyesi 857,62 metre ile en yüksek seviyesine ulaşmış, ancak bu tarihten sonra günümüze kadar su seviyesinde azalma olmuştur. Bunun en önemli nedeninin tarımsal sulama amacıyla besleyen akarsular üzerine inşa edilmiş baraj ve göletler olduğu tarafıma açıklanmıştır. Öte yandan yer altı sularının aşırı derecede açılan kaçak kuyular ve sondajlarla çekilmesinin göldeki su seviyesi düşüşünün en önemli nedenlerinden birisi olduğu belirtilmiştir.

1970 yılında göle fiili su girişi 243 hektometreküp iken 2000 yılında su girişi 34 hektometreküpe düşmüştür. 2009 yılında Karaçal Barajı'nın su tutmasıyla birlikte göle su girişinin yok denecek kadar azaldığı vurgulanmıştır.

Çözüm önerilerinden en önemlisi olarak, “hazırlanacak yeni yönetim planında göle buharlaşma miktarından daha fazla su girmesini sağlayacak faaliyetler belirlenmeli ve bu faaliyetler uygulanmalıdır. Ayrıca havzada sulu tarım alanlarında devam eden salma sulama yöntemi yerine kapalı taşıma basınçlı sulama yöntemlerine dönüş teşvik edilmeli ve bunun için DSİ başta olmak üzere ilgili kurumların gerekli yatırımları yapması sağlanmalıdır. Böylelikle tasarruf edilecek su barajlardan göle bırakılmalıdır” açıklaması ortaya konmuştur.

Kuş bilimi uzmanı(ornitolog) Doç.Dr. Tamer Albayrak, kuş sayısındaki azalmaya birçok faktörün etki yaptığını belirterek, bunların başında iklimsel sebeplerin geldiğini ve kış döneminde kuşlara uygun beslenme ortamı sağlayan Burdur Gölü’ndeki çekilme sonucu bazı bölgelerin tamamen çorak hale geldiğini ve o bölgede kuş kalmadığını açıkladı. Ayrıca tuzluluk oranı arttıkça içersinde barındırdığı mikroorganizmalar ve diğer canlılar etkilenmekte olup bazıları daha az çoğalmakta ve bundan dolayı buradan beslenen kuşlar gölü daha az tercih etmektedir.

Doç. Albayrak, Burdur Gölü için halen kaybedilmiş bir şey olmadığını, barajlardan yeterince su verilmesi, tarımda damlama sulamaya geçilmesinin sudaki azalmayı belli düzeyde engelleyeceğini ve tuzluluk oranını dengede tutacağını kaydetti.

Konu ile ilgili olarak Orman ve Suişleri Bakanı Prof.Dr. Veysel Eroğlu, hayati öneme sahip olan gölün korunmasının boyunlarının borcu olduğunu ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan Burdur Gölü ile ilgili 9 eylem planı hazırladıklarını açıkladı. Buna göre eylem planı kapsamında göl suyunun kalite ve miktarını artırma çalışmaları yapılacak. Değişik su takviyeleri, buharlaşmayı azaltmak ve çekilen su miktarını azaltmak için çalışmalar gerçekleştirilecek.

Bilindiği gibi iklim değişikliği nedeniyle giderek ülkemizde de su sıkıntısı çekilmektedir. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Ülkemizde mevcut suyun yüzde 74’ü tarımda kullanılmaktadır. Mevcut sulama tesislerinin %39 klasik kanal, %47 kanalet ve %14 borulu şebekeden oluşmaktadır. Son yıllarda ülkemizde buharlaşmayı engellemek ve su tasarrufu sağlamak için borulu su(damlatmalı) şebekelerinin inşasına ağırlık verilmiştir.  Böylece su kaynaklarının dikkatlice kullanımı ve yönetimi sağlanacaktır.

İstanbul,25 Aralık 2016

Kaynaklar:

- https://tr.wikipedia.org/wiki/Burdur_Gölü

-Mesut Madan(DHA),”Burdur’da kuşlar azaldı”, Hürriyet Akdeniz eki,14.10.2016

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@