13.10.2015, 00:08 743

ANTALYA'DA PICASSO VE ARA GÜLER SERGİLERİ

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

“IŞIK ve TARİH - Ara Güler’in Gözüyle Antalya”

Picasso sergisinin açıldığı binanın diğer bir katı, ülkemizin en tanınmış fotoğraf sanatçılarından olan ve dünya çapında tanınırlığı kabul edilen Ara Güler’in Antalya ve civarına ait “IŞIK ve TARİH –Ara Güler’in Gözüyle Antalya” fotoğraflarına ayrılmıştı.



Serginin açıldığı bina kısa bir müddet öncesine kadar Antalya Ticaret ve Sanayi Odası binası olarak kullanılmakta iken, kiraya verilerek gelir temin etme yerine Antalya kültür hayatına katkı sağlamak üzere kurulan ATSO Eğitim, Araştırma ve Kültür Vakfına tahsis edilmiştir. Bu yeni kuruluş ülkemizin kültür ve sanat alanında etkili kuruluşları olan Suna–İnan Kıraç Vakfı ile Pera Müzesi danışmanlığında hizmet vermeye başlamıştır.
Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in özel arşivinden derlenen sanatçının imzasını taşıyan 40'a yakın fotoğraf, Antalya ve yakın çevresinden, Kaş, Kalkan, Alanya, Kekova ile antik kentler Patara, Xanthos, Myra, Pınara, Side ve Perge’den olağanüstü güzellikteki görüntüleri biraraya getirmişti.
*
Serginin girişinde Ara Güler’in hayat hikâyesi ve fotoğrafçılık konusunda yaptıkları yer alıyordu. Kendisinin Vikipedia’da yer alan aşağıdaki daha geniş hayat hikâyesini bilginize sunuyorum.
‘’1928'de Beyoğlu, İstanbul'da doğdu. Çocukken sinemadan çok etkilendi. 1951 yılında Getronagan Ermeni Lisesi'nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Muhsin Ertuğrul'un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı. 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam ediyordu. Ancak fotoğrafçı ve gazeteci olmaya karar verdi.
1961 yılına kadar Hayat dergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961'de İngiltere'de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği'ne kabul edildi ve bu kuruluşun Türkiye'den tek üyesi oldu. Fotoğraf dünyasının çok önemli yayınlarında fotoğrafları kullanıldı, kendisinden bahsedildi. ABD'de, Almanya'da, Paris'te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russell, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı.
1979'da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı. 1980'de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından kitap haline getirildi. 1986'da Hürriyet Vakfı'nca basılan, Prof. Abdullah Kuran'ın yazdığı Mimar Sinan kitabını fotoğrafladı. Bu kitap 1987de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı.
1989'da Hil Yayınları Ara Güler'in Sinemacıları kitabını yayınladı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992'de Fransa'da Edition Arthaud, ABD ve İngiltere'de Thomas and Hudson, Singapur'da Archipelago Press tarafından Turkish Style başlığıyla, Fransa'da ise Albin Michel yayınevi tarafındanDemeures Ottomanes de Turquie adıyla yayınlandı. Dünya Şirketler Grubu 1994'te Eski İstanbul Anıları, 1995'te Yitirilmiş Renkler kitabını yayınladı. Ana Yayıncılık ise 1994'te Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun ve 1995'te Yüzlerinde Yeryüzü adlı kitapları yayınladı.
Ara Güler'in fotoğraflarının büyük bir bölümü Fransa, ABD ve Almanya'da çeşitli müzelerde sergilenmekledir. Fotoğraflarında Leica makinasını kullanmıştır. Fotoğrafın sanat dalı olmadığını düşünmektedir.
Gazeteci Nezih Tavlaş'ın, fotoğrafın efsane ismi Ara Güler'in hayatını anlattığı 2009 yılında yayınlanan Foto Muhabiri adlı 343 sayfalık kitapta Ara Güler'in doğduğu günden bugüne kadar tanık olduğu olaylar kronolojik bir sırayla anlatılırken bir yandan da Türkiye'nin 80 yıllık tarihi yer alıyor. Kitabın sonunda Ara Güler ile yapılan bir nehir söyleşi ve aile albümünden fotoğraflar yer alıyor.
2012 yılında Ara Güler Fotoğrafçılık Eğitim ve Sanat Vakfı kuruldu. Fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in kurucu başkanı olduğu vakıf, Ara Güler Müzesi kurarak Güler'in fotoğraf arşivini korumayı, yaşatmayı ve üzerinde araştırmalar yapmayı, Türkiye'de fotoğrafçılık ile görsel haberciliğin gelişimi için projeler üretmeyi amaçlıyor.
2015 yılında foto muhabiri Ara Güler'in fotoğraflı biyografi kitabı ‘Bir Göz Bir Makine ve Gerçek' kitabı Fotoğrafevi Yayınları tarafından yayınlandı. Ara Güler'in dedesinden başlayıp bugününe kadar uzanan hayatını anlatan kitabı yayına, sağ kolu Fatih Arslan hazırladı. Kitapta, Güler'in yanı sıra Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Doğan Hızlan'ın ve çok sayıda Ara Güler dostunun yazıları yer alıyor.
Aşağıda aldığı ödüllerden bazıları verilmiştir.
• 1979 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Birincilik Ödülü (foto muhabirliği dalında)
• 2000 Fransa Légion d'honneur nişanı
• 2004 Yıldız Üniversitesi fahri doktora unvanı
• 2005 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü
• 2008 İstanbul Fotoğraflarıyla İstanbul Turizm Özel Ödülü
• 2011 Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
• 2013 Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi fahri doktora unvanı
• 2014 Boğaziçi Üniversitesi fahri doktora unvanı’’
*
Antalya’ya ilk olarak Hayat dergisi için röportaj yapmaya gelen Ara Güler, o dönemde kentte havalimanı bile olmadığını hatırlıyor ve ilk izlenimini şöyle anlatıyor:
“Antalya'ya her zaman sempatim olmuştur çünkü ışığı hem tatlıdır, hem de sıcaktır. Ama sıcaklık bir felaket haline de gelebilir. Buna karşılık Antalya'nın özelliklerinden en mühim olanı etrafındaki harabelerdir, ama diyeceksin ki alt tarafı harabedir onlar. Hayır, onlar sadece harabe değillerdir. Onlar insanlarla konuşur; Bizans'tan beri, Roma'dan beri... O taşlar içinde bir hayat var. Akan bir su varsa sana bir şey mırıldanıyor.”
Ancak, sanatçı, şimdiki Antalya’dan çok hoşnut değil. Nedenini şu sözlerle dile getiriyor:
“Beni en çok Antalya'nın bozulması etkilemiştir. Şimdi gördüğün Antalya, Antalya değildir. Kaybedilmiş bir Antalya'dır. Eğer benim resimlerimin içinde eskiden kalma birkaç tane varsa işte onlar kalmıştır. Aspendos, dünyanın en büyük amfi tiyatrolarından biridir. Halen kullanılmakta. Bunun gibi bir de Aphrodisias'ta vardır. Perge'de bir taş vardır, kocaman bir sütunu tutar. Beklersin ki düşsün taş, halbuki düşmez yıllardır tutar. Maalesef şimdi Perge tamirat altındadır. Şimdi İngilizler Xanthos'u bulunca büyük bir hazineye kondular. Çünkü Xanthos Likya'nın en eski bölgesidir. Ortasında kocaman, yıkık bir tiyatro vardır. O yıkılan suratlar yerde sana bakar. Bir şey söylemek ister fakat söyleyemez. Hatta o kadar söyleyememişlerdir ki, İngilizler bundan cesaret alarak bize orijinalleri geri vereceklerine kopyalarını vermişlerdir. Böylelikle zaman içinde tarih önemini kaybetmiştir."
Lisede foto Yaşar (Foto Aile) ile işbirliği yaparak ‘’Fotoğrafcılık Kolu’’ ve karanlık oda kurmuş birisi olarak aşağıda görülen tüm fotoğrafları hayranlıkla izledim.







Sergiden ayrılırken Ara Güler’in sergisinin girişinde yer alan aşağıdaki satırlarını bir defa daha dikkatle okudum
“Beni en çok Antalya’nın bozulması etkilemiştir. Şimdi gördüğüm Antalya Antalya değildir. Öyle ki Antalya kaybedilmiş bir Antalya’dır’’
Bu satırlar, ülkemizin tarihi ve doğal güzelliklerinin korunmasının ne kadar önemli olduğunu anlatmaktadır. Bu tespit, ülkemizde tarihi eserlerin ve şehirlerin eski güzelliklerini korumada ne kadar umursamaz ve günlük çıkarların peşinde olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.
Bugün Antalya’yı gezdiğinizde eski Antalya evlerinin ve tarihi dokunun korunmadığını İstanbul ve diğer tüm Anadolu şehirlerinde olduğu gibi görebilirsiniz.

Antalya, 7 Ekim 2015
Kaynaklar:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ara_Güler
http://leylakdali.blogspot.com.tr/
http://www.antalyakultursanat.org.tr/sergiler/detay/ara-guler/4
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@