09.05.2014, 22:55 1765

ANNE-BABAYA KARŞI ŞEFKATLİ VE MERHAMETLİ OLMAK

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

ANNELER GÜNÜ NEDENİYLE

İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen ve ömür denilen çizgide, başlıca iki görevi vardır. Birisi Allah’ı (c.c) tanıyıp, O’na hakkıyla kulluk yapmak, diğeri ise Allah’ın (c.c) yarattıklarına şefkat ve merhamet duyguları ile yaklaşmaktır.
Bilindiği gibi şefkat ve merhamet; zulümden kaçınmak, herkesin hakkına saygı duymak ve birinin hakkını yerli yerine vermek demektir.
Varlıkların içinde insanın iyilik, sevgi, şefkat ve merhametine en fazla layık olan da anne ve babasıdır.
Bu sebepledir ki Allah (c.c), anne ve babaya şefkat ve merhamet hissi beslemeyi, onlara saygı ve itaatin en iyisini göstermeyi emir ve tavsiyede bulunmuştur. Nitekim Cenab-ı Hak, İsra Suresi’nin 23 ve 24. ayetlerinde, “Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi ve ana babanıza kesinlikle iyiliği emretmiştir. Onlardan birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanacak olursa, sakın onlara ‘öf’ deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.” “Onlara merhametle alçak gönüllülükle kanat ger. Rabbim, ‘onlar beni küçüklüğümde nasıl yetiştirdilerse, şimdi de onlara sen merhamet et’ diye dua et” buyurmuş, başka bir ayette de “Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın ve ana babanıza iyilik ve ihsanda bulunun” buyurmak suretiyle anne ve babanın hakkını, kendi hakkından hemen sonra zikretmiştir.
Anne ve babaya şefkat ve merhamet göstermek, onlara her türlü iyilik ve ihsanda bulunmak konusunda Peygamber Efendimizin de müteaddit hadis-i şerifleri mevcuttur. Nitekim Rasulullah Efendimiz (s.a.v.) bir hadislerinde; “Allah’ın (c.c) rızası anne ve babanın rızasındandır. Allah’ın (c.c) gazabı da anne ve babanın gazabındandır.” buyurmaktadır.
Demek oluyor ki bir kişiden anne ve baba razı ise Allah’ta (c.c) razıdır; anne ve babası razı değilse Allah’ta (c.c) razı değildir.
Atalarımız, “Bugünün küçükleri yarının büyükleridir” demişlerdir. Bu sebeple bugünün çocukları yarının anne ve babaları olacaklardır. Kişinin evladından şefkat ve merhamet görmesi, çocuğunun ona iyilik ve ihsanda bulunması, saygı ve hürmet göstermesi, kendisinin anne ve babasına karşı olan söz ve davranışlarına bağlıdır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şeriflerinde, “Anne ve babanıza iyilikte bulunun ki, çocuklarınız da size şefkat ve merhametli olsun. ” buyurmuştur..
Bir gün bir kişi, babasının yakasından tutmuş sürükleyerek dövüyormuş, komşuları “yapma, etme, yazıktır babana” diyerek işe müdahale etmişlerse de söz dinletememişler. Dövülen baba, komşularına, “Siz üzülmeyin, o şu köşenin başında beni bırakır” demiş. Cidden de öyle olmuş. Köşe başında adamın öfkesi dinerek babasının yakasını bırakıp gitmiş, komşuları adama “geçmiş olsun neydi kavganız, ne bildin o köşede bırakacağını?” diye sormuşlar.
Evladı tarafından dövülen baba, “Bir hiç yüzünden ben de zamanında babamın yakasından tutup o köşeye kadar sürükleyerek dövmüştüm” demiş. Hani ne demişler, “Çalma kapıyı çalarlar kapını.” Etme bulma dünyası işte.
Peygamberimiz (s.a.v.) sahabe ile sohbet ederken 3 defa, “burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” demiş. Sahabiler; “kimin burnu sürtülsün yâ Resulallah?” diye sorunca; “Annesi, babası veyahut her ikisi yanında ihtiyarladığı halde, onları razı ederek cenneti kazanamayanların burnu sürtülsün ” buyurmuştur.
Anne babaya asi olmak dinimizde büyük günahlardandır. Yüce Allah (c.c), bu günahı işleyenlerin cezasını ahirete tehir etmeyerek dünyada iken vereceğini Peygamber Efendimize bildirmiştir.
Allah Rasulü (s.a.v.); “Mutlaka kabul olacak üç dua vardır; bunlar mazlumun, misafirin ve anne babanın duaları ” buyurmuşlardır.
Bilhassa yaşlılık hallerinde anne ve babaya gösterilecek şefkat ve merhametin , yapılacak iyilik, hizmet ve itaat, kişinin cennete girmeyi hak etmesine, aksi halde cenneti kaybetmesine sebeptir.
Günümüz dünyasında, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü v.s. gibi günler ihdas edilmiştir. Bu günlerde anne, baba ve sevgili şeşitli usul ve şekilerde yad edilir, hatırlanır. Bu günlerin ihdas edilmesi bir anlamda iyi ve faydalı gibi görünse de, kanaatımızca bizim inanç, örf, adet, kültür ve geleneklerimize ters düşen, batı tandanslı bir uygulamadır bunlar ve bize göre değildir.
Yukarıda verilen ayet, hadis ve örnaklarden de anlaşılacağı üzere, anne ve baba evin orta direğidir ve ölene kadar da öyle kalmalıdır. İnanç ve kültürümüze göre anne ve baba evlattan ayrı yaşayan ve yılda bir gün hatırlanan kimseler değil, yıllar boyu beraber yaşanılan ve yılın her gününde beraber olunan baş tacı insanlardır. İhtiyaçları yılda bir gün hatırlanıp karşılnan değil, her gün hatırlanıp her zamamn karşılanan kimselerdir.
Bu gün batı kültüründe aile mefhumu diye bir şey kalmamıştır. Yaşlı anne ve babanın yeri, çocuklarının ve torunlarının bulunduğu evi değil, bakım ve huzur evleridir. Çocukları hiç olmazsa yılda bir defa onlarla ilgilensinler diye, bu günler ihdas edilmiştir.Onun için “ anneler günü”, “babalar günü”, “sevgililer günü” bize göre değildir diyoruz.
Sevgili de yılda bir defa hatırlanıp, hediyelerle memnun edilen birisi değildir kültürümüzde. Seven sevdiğini bir an dahi unutmaz, onu ömrünün her saniyesinde hatırlar. Sevdiğine her an her şeyini verebilecek fedakar insanlardır sevgililer. İşte bu anlayış, bu sevgi ve bu fedakarlık, kültürümüzde aile bagının temelini teşkil eder ve aile bu temel üzere kurulur. Bu ailevi birliktelik bizde, eşlerin bir birinden usanmasına kadar değil, her gün yenilenen sevgi ve mahabbetle ölünceye kadar devam eden bir birlikteliktir. Sevenler birbirine Allah’ın emanetidirler ve emanete ihanetin büyük günah olduğunu da karşılıklı olarak bilirler. Evlatlar her zaman anne babasına karşı şefkat ve merhametli, sevgililer de her zaman birbirlerine karşı dürüst ve vefalı olmalıdırlar.
Yazımızı Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bir Hadisi ile bitirelim. Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) buyuruyor ki ; “Kim rızkının artıp çoğalmasını, ömrünün uzun ve hayırlı olmasını istiyorsa, anne ve babasına iyilik ve ihsanda bulunsun ve akrabalarını ziyaret etsin. ”
İslam inancına göre, “ Cennet ayaklarının altında olan bütün annelere” sağlıklı, huzurlu ve mutluluk içinde uzun ömürler diliyorum.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@