10.06.2013, 00:00 205

AMASYA’DAN ÇORUM’A HÜZÜNLE BAKIŞ!

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Geçen hafta sonu yeğenim Emine’nin kızının düğünü nedeniyle Amasya’da üç gün geçirdim. Perşembe gününden beri de yeğenim Rıdvan’ın kızının düğününe katılmak için Çorum’dayım. Daha önceleri ve Bakanlık dönemimde de Amasya’yı görmüştüm ama bu kadar gezip inceleyememiştim.

Yeşilırmak nehrinin içinden geçtiği Amasya’yı, Sen nehri etrafında yer alan Paris’e benzettim. Nüfus büyüklüğü bakımından aralarında büyük bir fark olsa da, yarattıkları izlenim bakımından birbirlerine çok benziyorlardı.

Yeşilırmak kenarında yürüyen insanlar, nehir kenarındaki istinat duvarları üzerinde inşa edilen seyir balkonlarında oturanlar Amasya’ya farklı bir görünüm kazandırıyordu. Şehrin yalı boyu evlerinin ve tarihi yapılarının gece ışıklandırılması ise bu görünümü muhteşem kılıyordu.

Amasya’ya farklılık kazandıran en önemli husus, nehrin batı tarafında yer alan yalı boyu evlerinin birkaç istisna dışında tümünün korunmuş ve restore edilmiş (yenilenmiş) olmasıydı. Korumanın tüm bir bölgeyi kapsaması ülkemizde nadir görülen güzel bir örnekti. Şehzadeler şehri olarak tanınan ve Turizm Bakanlığı tarafından “Marka Şehir” olarak ilan edilen Amasya’nın bir bütün olarak tarihi gizemini koruması beni çok etkiledi.

Bu bölgenin dışında tarihi yapıların ve Osmanlı eserlerinin korunması ve restorasyonu Amasya’yı tam bir turizm beldesi yapmış. Oradaki ziyaretim esnasında çok sayıda yerli ve yabancı turist grupları ile karşılaştım.

Yılda 500 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayan Amasya, 1 milyon turist rakamına ulaşmayı hedefliyor. Son yıllarda OKA (Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı) yardımıyla çok sayıda eski tarihi yapısını da onarıyor.

Amasya’yı gezerken hakikaten hüzünlendim. Bunun nedenini “Çorum’un Turizmi” üzerine Çorum Haber gazetesinde yazdığım çok sayıdaki yazılarımı okuyanlar bilmektedir.

Şöyle ki, Çorum’a gelen turistlerin gidip ziyaret edebilecekleri tarihi bir doku, bölge ve en azından bir mahalle kalmamıştır. Buraların hepsi yıkılmış ve beton binalar yapılmıştır.

Geçmişte bir grup ile şehrimizi ziyaret eden İTÜ’lü bir profesör arkadaşımın bana söylediği, “Ahmetciğim Çorum’a gittik, müzeyi gezdik, fazla görülecek bir yer olmadığı için leblebi aldık ve Amasya’ya geçtik orada üç gün kaldık” cümlelerini de hatırlayarak ve halen şehrimize gelen turist sayısının oldukça düşük olmasından dolayı tekrar şehrim için çok üzüldüm.

Korunabilecek Alaybey Sokağı yok oldu… Ve diğer nice güzel sokaklar…

Velipaşa Han ve Oteli, Velipaşa Camii yanındaki eski karakol ve Güpür Hamamı yok olmak üzere kaderine terk edildi. Müezzinlerin konağı yıkıldı. Yanmış bulunan “Yanığın Mahmud’un Evi” ve daha niceleri iskelet halinde duruyor.

Bu sokak ve bu yapılar neden korunmadı ve korunmuyor? OKA kaynakları ve diğer mali destekler neden korunma için Amasya’da olduğu gibi etkin bir şekilde kullanılmıyor?

Evet, şehrimin turizm geleceği açısından hüzünlüyüm. Kimse bana bunu açık bir şekilde yazdığım için kızmasın!

Çorum, 9 Haziran 2013

 

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@