14.04.2017, 00:51 318

ALEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMET (SAV)-1

İnsanı ahseni takvim üzere yaratan Allah Teâlâ Hazretleri, ona akıl, izan, irade ve şuur vermiştir.

İnsan bu hasletleri nedeniyle yaptığından mesul tutulmuştur.

Ancak insan; yaptıklarının iyimi-kötümü, hayır mı-şer mi, faydalımı-zararlımı ve sevap mı-günah mı olduğunu hakkıyla tefrik edemezdi.

Allah bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber Hz.Adem (as)’den, son peygamber Hazreti Muhammed (s.a.s)’e kadar emir ve yasaklarını, kitapları vasıtasıyla peygamberlere, peygamber aracılığı ile de insanlara bildirmişti

Bir peygamberin getirdiği ilahı prensipler, aradan asırlar geçip, nesillerin değişmesiyle unutulur, tahrip, tahrif, tebdil ve tağyir edilir, yani değiştirildi. İşte bu nedenle her peygamber bir toplumun maddi ve manevi çöküşünden sonra gelir. Toplumun helaki ise, Allah ile bağını koparmasından dolayı olurdu.

İlk ve son peygamberler arasında rivayetlere göre 124 veya 224 bin tane peygamber gelmiştir. Sünnetullah da bu minval üzere devam etmiş, değişmemiştir.

Allah’ın son peygamberi, insanlığın önderi Hz.Muhammet Mustafa (s.a.s) hazretleri de cahiliyye toplumunun her yönüyle tefessüh ettiği bir dönemde âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

Cahiliyye devrinde insanlar; Hakkı unutmuş, batılın zebunu(Tutsağı) olmuştu. Kadınlar bir meta gibi pazarda satılıyor, bir erkek istediği kadar kadınla evleniyor, ölenin eşleri mirasçılarına kalıyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor, kadınlar her türlü insani haklardan mahrum olarak yaşıyordu.

O devirde güçlüler-zayıfları, zenginler-fakirleri, zalimler de-mazlumları alabildiğine eziyorlardı.

Zina, livata, içki, kumar, faiz ve gayri meşru olan her şey revaş bulmuş, mal-can ve namus güvenliği kalmamış, her türlü ahlaksızlıklar doruğa ulaşmış, insanlık insan olmanın şeref ve haysiyetinden yoksun olarak yaşıyordu.

Yani, bir azgın bir kudurmuş. Karanlık bir devirdi. Vicdanlar paramparça, mazlumlar kan ağlıyordu. Dişsiz mi bir insan onu kardeşi yiyordu.

Kısaca; insanlığın ufku, küfrün ve dalaletin simsiyah bulutları ile kapkaranlık hale gelmişti.

O devirde; Arabistan böyle idi, Roma böyle idi, Bizans böyle idi, Acemistan böyle idi. Dünyanın her yanında bu karanlık alemde yaşanıyordu.

Bu sebeple insanlık âlemi, ufuklarını aydınlatacak olan ilahi bir nur bir güneş bekliyordu.

Dünya bu halde iken;

Sevgili Peygamberimiz Kur’an-ın beyanı ile insanlığa; Bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderilmiştir.

Bu eşsiz insan;

Cehalete karşı savaş açmış, getirdiği ilim ve tefekkür anlayışı ile karanlıkları aydınlatmıştır.

Hak adalet ve merhamet gibi ilahi ve evrensel prensiplerle; insanı insana kul ve köle yapan zincirleri kırmış, güçsüzün, yoksulun, yetimin ve kimsesizlerin hamisi olmuştur.

İnsanları inim inim inleten, zalim ve metügallibe bir zümrenin tahakkümünü yok ederek, kan ve gözyaşını sona erdirmiştir.

Sevgili Peygamberimiz (sav) hiçbir ırkın, diğer bir ırka üstünlüğü yoktur buyurarak, insanlığı kavmiyetçilik ve ırkçılık illetinden kurtarmıştır.

Sosyal durumları ne olursa olsu, bütün müminlerin kardeş olduğunu ilan ederek, hizmetçi ile efendiyi yan yana getirmiştir.                      

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
13°
parçalı bulutlu
banner133
Namaz Vakti 30 Mayıs 2020
İmsak 03:13
Güneş 05:06
Öğle 12:43
İkindi 16:40
Akşam 20:10
Yatsı 21:55
banner303
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@