Ellerini yıkarken de elleriyle dokunarak işlediği bütün günahlar su ile ya da suyun son damlası ile yok olup gider. Ayaklarını yıkarken de, ayakları ile yürüyerek yaptığı bütün günahlar, su ile veya suyun son damlası ile birlikte süzülüp gider. Böylece (abdestini tamamlayan kişi, anadan yeni doğmuşlar gibi) bütün günahlardan arınmış olur” buyurarak haber vermiştir. (Müslim, taharet 32)

Allah temizdir, temiz olanları sever. Ayette, “ Orada temiz olmayı seven insanlar vardır. Allah temizlikte titizlik gösterenleri sever” buyrulmuştur.(Tevbe,108) Abdest insanı, maddi ve manevi kirlerinden arındırdığı gibi, manevi derecesini de yüceltir.

Çünkü insan, abdest almaya devam etmekle, temizlik konusuna itina göstermiş, dikkat etmiş ve Allah’ın sevdiği kulların mertebesine yücelmiş olur. Efendimiz sahabelerine,“ Size günahlarınızı silecek ve sizi yüksek derecelere yükseltecek bir şey haber vereyim mi?” buyurunca, orada bulunanlar, ‘söyle ey Allah’ın elçisi’ dediler. O da: “ Soğukta ve hasta olduğu zamanlarda bile, bütün icaplarını yerine getirerek abdest almak, fazla yol yürüyerek uzaklarda ki camilere gitmek ve bir vakit namazını kıldıktan sonra, öbür vakit namazını beklemek. İşte bu saydıklarım, nefsin kötü arzularına karşı en büyük cihattır” buyurmuştur.(Müslim, Tirmizi, Nesei)

Bu ayet ve hadiste görüldüğü gibi abdest insanı, manevi kirlerinden arındırıp, Allah’ın sevdiği kullar derecesine yüceltir. Allah’ın sevdiği kul için de, ne ölürken, ne kabirde ve ne de huzuru İlahide korku, üzüntü ve keder yoktur. Nitekim ayette, “ Dikkat edin, Allah’ın sevdiği kullar için, korku ve üzüntü yoktur” buyrulmaktadır.(Yunus/62)

”Temizlik imandandır.” ve “ Temizlik imanın yarısıdır” diyen sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), “Muhakkak ki ümmetim kıyamet gününde abdest almaya devam etmiş olmaları nedeniyle, yüzleri parlak, el ve ayakları bembeyaz oldukları halde çağrılacaklardır. Bu parlaklığı, abdest azalarının farz olanından daha fazlasını yıkayarak artırmak isteyen artırsın” buyurmuştur.( Buhari, Müslim, Ebu Davut, Tirmizi ve Nesei) Demek oluyor ki abdest, imandan olmakla insanı, küfrün karanlığından çıkararak, imanın nuruna kavuşturuyor ve iman yoksunluğundan kaynaklanan manevi kirlerden de arındırıyor, temizliyor.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “ Evlenin çoğalın, ben kıyamet gününde diğer peygamberlerin ümmetlerine karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim, övüneceğim” buyurdu. Ashaptan bazıları, “ O kalabalıkta bizi nasıl tanıyacaksın ya Resulallah” dediler. Efendimiz, “ İnsan kalabalık bir at sürüsü içerisinde, kendine ait, alnı akıtmalı ve ayağı sekili atlarını tanımaz mı?” dedi. “Tanır” dediler. O da, “ “Benim ümmetim abdest almış olmaları nedeniyle, yüzleri ve diğer abdest azaları nurlu ve parlak olarak mahşer yerine geleceklerdir. Ben de, ümmetimi bu özelliklerinden dolayı tanıyacağım” buyurdu.( Buhari- Müslim) Evet, Mahşerde ümmet-i Muhammed’in, yüzleri, elleri ve ayakları fosforlu gibi parlak olacaktır, elhamdülillah.

Bütün icaplarına uyarak abdest alan bir kimse, abdest bittikten sonra da “ Eşhedü en lailahe illalahü vahdehu la şerike lehu ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resulühü” derse, şüphesiz ki, o kimseye cennetin sekiz kapıları açılır ve o kişi de istediği kapıdan cennete girer diyen Efendimiz (s.a.v.) bir defasında da, “ İcaplarına uyarak abdest alan kişinin günahları bütün bedeninden, hatta tırnaklarının arasından bile dökülüp gider, o kişi bütün günahlarından arınır” buyuruyoit var hemen kılmasanda olur,r. (Müslim, Nesei, Tirmizi)

Netice olarak, abdeste niyet ve euzü besmele ile başlayan kişi, abdestte yıkadığı her uzvu için yapılacak duaları bilmeli ve okumalı, abdest bittikten sonra da ayetel kürsiyi, kadir suresini ve “Allah’ım beni ; tevbe edenlerden, tertemiz olanlardan, Müslümanlardan, müttaki ve Salih kullarından eyle” duasını okumalıdır.

İnsanın kalbine devamlı vesveseler, gizli telkinler, bir takım dürtüler gelir. Bunlardan bir kısmı rahmani, bir kısmı da şeytanidir. Rahmani olanlar iyiliği ve sevap olan söz, iş ve eylemleri, şeytani olanlar da daima, kötülük ve günah olan söz, iş ve eylemleri tavsiye ederler. Kurana göre şeytan insanın apaçık düşmanıdır.(Yasin/60)) Şeytan insana daima fenalığı ve kötülüğü emreder.( Yusuf/53) Hem cinlerden ve hem de insanlardan olan şeytanın insanı etkilememesi için, kişinin şeytana karşı silahlı olması gerekir. Müminin silahı da abdesttir. O halde Müslüman daima abdestli bulunmalı, şeytandan, onun vesveselerinden ve kötülüklerinden bu şekilde korunmalıdır. Abdestli gezmenin en kolay yolu; abdest bozar bozmaz, hemen yeniden abdest almak, evinden abdestsiz dışarı çıkmamak, abdestsiz gezmemek ve yatağa abdestsiz yatmamak gibi güzel alışkanlıkları, itiyat haline getirmektir.

abdestli olan insan için, dinin direği olan namaz ibadeti kolaydır, ezan okununca hemen namazını kılar, şeytan onu namaz kılmama konusunda aldatamaz. Abdestsiz olan kişiye ezan okununca şeytan, daha vakit var hemen kılmasan da olur, biraz sonra kılarsın v.s. gibi vesveseler vererek namazı unutturur ve çoğu zaman kıldırtmaz.

Yüce Allah bizleri abdestle arınanlardan eylesin. Bütün inananları da; taşlanmış şeytanın şerrinden, hile ve tuzaklarından korusun.

Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251