04.08.2017, 02:02 198

ABDEST İLE ARINMAK-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsan eşref-i mahlukat olarak yaratılmıştır. Akıl, izan, irade ve şuur gibi hasletlerle donatılmıştır. İnsandan başka bütün mahlukat, insanoğlunun maddi ve manevi refahı için yaratılmıştır. İnsan baliğ oluncaya kadar yaptığından ettiğinden mesul tutulmamıştır. Buluğ çağına geldiği zaman, iyi ve kötü yaptıklarından sorumlu tutulmuştur. İnsanın, yaptığı iyilikler karşılığında sevap, kötülükler karşısında da günah kazanır. Kişi bir günah işlediği, yani bir kötülük yaptığı zaman, kalbinde siyah bir leke meydana gelir. Yaptığı kötülükten pişman olup, ona tövbe ederse, bu leke kalpten silinir. Eğer bu günah önemsenmez, tövbe edilmez, bir günah daha işlenirse, kalpte bir siyah leke daha meydana gelir. Bu şekilde, tövbesiz günah işlemeye devam eden insanın kalbi kararır ve sinesinde paslı bir yük haline gelir.

Kalp ile kişinin manevi hayatı, bildiğimizden daha fazla alakalıdır. Peygamberimiz (s.a.v.), “ Vücutta el kadar bir et parçası vardır, o doğruysa insan doğrudur, o eğriyse insan da eğridir, o et parçası kalptir” buyurarak bu alakanın önemini beyan etmiştir. İnsanın kalbi Allah’ın (c.c.) nazargahıdır. Çünkü Allah, (c.c.) insanın dış görüşüne ve malına bakmaz, O, insanın ancak kalbine bakar. Onun için kalp, gönlün sarayıdır, kırılmamalıdır, yapacak ustası yoktur.

Dinini gerçek kaynağından, gereği gibi öğrenen insan; hidayeti- dalaleti, hakkı- batılı, iyiyi -kötüyü, faydalıyı- zararlıyı, hayrı- şerri, günahı - sevabı, helali- haramı, dünyayı- ahreti, mahşeri ve hesabı da öğrenmiş olur. Bu bilgilerle donanmış olarak yetişen kişi; Yaratanına, şahsına, ailesine, akraba ve komşularına, hatta içinde yaşadığı toplumun bütün fertlerin karşı olan sorumluklarını yerine getirmede, daha bilinçli, dikkatli ve duyarlı davranır.

Allah’ın nurdan yarattığı meleklerin isyan kabiliyet yoktur, devamlı itaat ederler. Dumanlı ateşten yarattığı şeytanların da itaat kabiliyeti yoktur, hep isyan ederler. Balçık halindeki topraktan yaratılan insanın ise, hem itaat etme ve hem de isyan etme kabiliyeti vardır. O nedenle insanoğlu, itaat kabiliyeti ile meleğe, isyan kabiliyeti ile de, şeytana benzer. İtaat kabiliyetini geliştirerek, “insan-ı kamil” mertebesine ulaşan insan, melekten de üstündür. İsyan kabiliyetini geliştiren insan da, şeytandan daha şerli ve zararlıdır.

İnsanın beşeriyet icabı işlediği günahlarla kazandığı kirlerinden temizlenmesi için yüce Allah (c.c.), insana çeşitli fırsatlar sunmuştur. İnsan, bu fırsatları iyi değerlendirerek, kazanmış olduğu manevi kirlerden (günahlardan) arınabilir. Bu fırsatlardan birisi de abdest almaktır. Çünkü sünnete, yani usulüne uygun olarak alınan abdest, insanı günah kirlerinden arındırır.

Bilindiği gibi abdest, namazın şartlarındandır. Namaz kılmak, elde tutarak Kuran okumak, Kabe’yi tavaf etmek ve tilavet secdesi yapmak gibi ibadetler, abdestsiz yapılmaz, yapılsa da kabul olmaz. Müminin silahı olan abdesti namaz kılmak için almak farzdır. Kuran-ı Kerimde, “ Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman; yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başınızı mesh edin ve ayaklarınızı da topuklara kadar yıkayın” buyrulmaktadır.(Maide/6)

Evet abdest, her an maddi kirlenmelere açık olan abdest azalarını, maddi kirlerden temizlediği gibi, insanı manevi kirlerden de arındırır. Efendimiz (s.a.v.) bu hususu ; “ Mümin ya da Müslüman bir kul, abdest alırken yüzünü yıkadığı zaman gözleriyle yaptığı bütün günahlar, su ile ya da suyun son damlası ile yok olup gider.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@