29.08.2015, 00:55 257

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Şanlı tarihini, altın sayfalarla süsleyen aziz milletimizin unutulmaz zaferlerinden biri olan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97. yıldönümünü idrak ediyoruz. 30 Ağustos, hürriyet ve istiklalimizi kazandığımız bir zafer günüdür. Bu asil mücadele, İstiklal şairimiz Mehmet Akif in dilinde,
‘Garbın afakini sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var’
dizeleriyle en güzel bir şekilde ifadesini bulmuştur.
Yüce dinimiz, insanlığın barış ve esenliğini esas almıştır. Zaten İslam’ kelimesinin bir anlamı da barıştır. Barışı esas alan yüce dinimiz, vatan topraklan düşman işgali tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında, savaşı mukaddes bir vazife saymıştır. Bu sebeple şehitliği ve gaziliği, Müslümanlar için büyük şeref kabul etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), şehitlik mertebesinin yüceliğine işaret eden bir hadis-i şerifinde: “ Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp şehit olmayı, yine diriltilip şehit olmayı,tekrar diriltilip şehit olmayı isterim” [1] buyurmuştur.

Şerefli bir hayat, gerektiğinde vazgeçilmez değerler uğrunda can feda etmeyi göze almakla yaşanır. Bunun için dinimiz, vatan savunmasından kaçmayı büyük günah saymıştır. Nitekim Yüce Allah, Kur’an’da şehitlik arzusunu yitirenler için, “Ne oluyor size ki Allah yolunda savaşa çıkın denildiğinde yere çakılıp kaldınız”[2] buyurarak, din ve vatan savunmasına katılmayanları ikaz etmektedir. Sevgili Peygamberimiz de, bu anlamda, “Bir kimse savaşa gitmeyerek veya şehit olma arzusunu gönlünden geçirmeden ölürse, bir çeşit nifak üzere ölür”[3] buyurarak şehitlik ile iman ilişkisine dikkat çekmektedir.
Milletimiz için şehitlik ve gâzîlik, vazgeçilmez bir tutkudur. İstiklal Savaşının ve Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, Müslüman milletimizin savaş meydanındaki kahramanlığını ve azmini, şöyle anlatır: “Karşılıklı siperler arasında mesafemiz, sekiz metre idi. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler, hiç biri kurtulamadan kamilen şehit düşüyor. İkinciler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Şehit olanı görüyor, üç dakikaya kadar şehit olacağını biliyor, en ufak bir fütur bile getirmiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki imanı ve ruh kuvvetini gösteren, şayan-ı hayret ve şayan-ı tebrik bir misaldir.”[4]
İşte bu nedenle ecdadımız; yokluklar içinde ve en ağır şartlar altında, yedi düvele karşı, tarihte benzeri görülmemiş bu destanı yazmıştır.
Değerli okuyucularım! bu gün de, bu fedakarlıklarla kazanılan vatanımızın bütünlüğüne, istiklal ve hürriyetimize ve hatta özgürlüğümüze karşı sinsice, düşmanca faaliyet gösteren iç ve dış düşmanlarımız boş durmamaktadırlar. Bu şerefsiz hainler içerde ki satılmış vatan hainleriyle de iş birliği yaparak, minarelerden beş vakitte okunan ezanlarımızı dindirmek ve şanlı bayrağımızı gönderden indirmek isteyen faaliyetlerine hızlı bir şekilde devam etmektedirler.
Unutulmasın ki, düşmanlarımız ve onların gayretleri Bizan’sın surları ise, milletimizin birlik beraberlik ve kardeşlik duyguları ile onlara karşı koyma gücü de Fatih Sultan Mehmet’in toplarıdır. Büyük milletimiz ve güçlü devletimiz; birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları içerisinde hareket ederek bu hainlerin planlarını bozacak ve her türlü hainliğin üstesinden gelecek, hainlere bu ihanetlerinin hesabını soracaktır.
Bu bakımdan 30 Ağustos zaferi, milletimizin asla esir edilemeyeceğini; semaları süsleyen bayrağımızın gönderden indirilemeyeceğini ve gök kubbeyi çınlatan ezan seslerinin dindirilemeyeceğini, bütün dünyaya ilan eden kutsal bir zaferdir.
Bu gün bu zaferlere gölge düşürmek, güya onun hesabını sormak isteyenlere de bu millet haddini bildirmesini gayet iyi bilir, bu hainlerin sonu da inşallah hüsran olacaktır.
Bu vesileyle; canlarını feda ederek, milletimize eşsiz bir vatan bırakan aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz
Afyon Gazlı Göl’den selam, saygı, dua ile.

[1] Buhari, Cihad, 119,Vı,ll
[2] Tevbe, 9/38
[3] Müslim, İmare,47,H.No: 1910
[4] Çanakkale savaslari.com.edu.tr
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@