29.08.2014, 00:26 431

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Şanlı tarihini, altın sayfalarla süsleyen aziz milletimizin unutulmaz zaferlerinden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı, hürriyet ve istiklalimizi kazandığımız bir zafer günüdür. Bu asil mücadele, İstiklal şairimiz Mehmet Akif in dilinde,
“Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” dizeleriyle en güzel bir şekilde ifadesini bulmuştur.
Yüce Dinimiz, insanlığın barış ve esenliğini esas almıştır. Zaten İslam kelimesinin bir anlamı da barıştır, sulhdür. Barışı esas alan Yüce Dinimiz, vatan toprakları düşman işgali tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında, savaşı mukaddes bir vazife saymıştır. Bu sebeple şehitliği ve gaziliği, Müslümanlar için büyük şeref kabul etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), şehitlik mertebesinin yüceliğine işaret eden bir hadis-i şerifinde; “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp şehit olmayı, yine diriltilip şehit olmayı, tekrar diriltilip şehit olmayı isterim.” buyurmuştur. (Buhari, Cihad, 119,V, ll)
Şerefli bir hayat, gerektiğinde vazgeçilmez değerler uğrunda can feda etmeyi göze almakla yaşanır. Bunun için dinimiz, vatan savunmasından kaçmayı büyük günah saymıştır. Nitekim Yüce Allah, Kur’an’da şehitlik arzusunu yitirenler için; “Ne oluyor size ki Allah yolunda savaşa çıkın denildiğinde yere çakılıp kaldınız.” buyurarak, din ve vatan savunmasına katılmayanları ikaz etmektedir.(Tevbe s.a38) Sevgili Peygamberimiz de, bu anlamda, “ Bir kimse savaşa gitmeyerek veya şehit olma arzusunu gönlünden geçirmeden ölürse, bir çeşit nifak üzere ölür.” buyurarak şehitlik ile iman ilişkisine dikkat çekmektedir. (Müslim,imare 47,h.no:1910)
İnsan için en kıymetli şey canıdır. Fakat milletimiz için canından da aziz olan bir şey vardır o da vatanıdır. Vatan tehlikeye düştümü milletimiz seve seve canından vazgeçme pahasın da olsa onu kurtarmaya azmeder, bu uğurda ya gazi olur, ya şehit.
Milletimiz için şehitlik ve gâzîlik, vazgeçilmez bir tutkudur. İstiklal Savaşının ve Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, Müslüman milletimizin savaş meydanındaki kahramanlığını ve azmini, şöyle anlatır: “Karşılıklı siperler arasında mesafemiz, sekiz metre idi. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler, hiç biri kurtulamadan kamilen şehit düşüyor. İkinciler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Şehit olanı görüyor, üç dakika kadar sonra şehit olacağını biliyor, en ufak bir fütur bile getirmiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki imanı ve ruh kuvvetini gösteren, şayan-ı hayret ve şayan-ı tebrik bir misaldir.” (canakkale savaslari.comu.edu.tr)
Otuz Ağustos’un muzaffer komutanı, Mustafa Kemal Atatürk, göğsü iman dolu, kahraman bir Mehmetçikle ilgili olarak, Ruşen Eşref Günaydın’la söyleşisinde bakın ne diyor: “Sakarya savaşları sırasında cephede bir astsubayın, bir eri azarladığını gördüm. Sebebini sorunca astsubay; “Komutanım! Bu er matarasında içme suyu ile abdest alıyor, içecek suyu kalmıyor” dedi. Ben, astsubayın matarasını aldım. Ondaki suyu dökerek, ere abdest aldırdım. Yani erin abdest suyunu ben döktüm. Mehmetçik suyu benim dökmemi istemedi. Ben ısrar edince de, utana sıkıla abdestini aldı. Astsubaya; “Bu asker az sonra şehit olmaya hazırlanıyor. Allah’ın huzuruna abdestli gitmek istiyor. O, içecek suyunu abdest için kullanıyor. Bir daha böyle durumlarda abdest alanlara mani olmayın” dedim, diyor.
Peygamber Efendimiz bir hadislerin de Allah (c.c) cennetliklere; “Benden bir isteğiniz var mı?” diye sorar. Cennetlikler; “Ya Rabbi! Burada her vaad ettiğine ulaştık artık. Bir şey istemiyoruz” derler. Yüce Allah (c.c) “İsteyin ne istersiniz?” deyince, şehit olanların cennetteki yerlerine imrenen cennetlikler; “Ya Rabbi! Bizi yeniden dünyaya göndermeni, orada şehit olarak ölüp buraya gelmemizi isteriz” dediler. Bu durum “Şehitlerin cennetteki yüksek makamlarına diğer cennetliklerin gıpta etmelerindendir” buyurmuştur.
İşte bu nedenle ecdadımız; yokluklar içinde ve en ağır şartlar altında, yedi düvele karşı, tarihte benzeri görülmemiş bu destanı yazmıştır.
Bu bakımdan 30 Ağustos Zaferi, milletimizin asla esir edilemeyeceğini; semaları süsleyen bayrağımızın gönderden indirilemeyeceğini ve gök kubbeyi çınlatan ezan seslerinin dindirilemeyeceğini, bütün dünyaya ilan eden kutsal bir zaferdir.
Bu vesile ile büyük milletimizin bağrından çıkan Mehmetçiğin bu eşsiz zaferinin 92. yıl dönümünün, milli birlik, beraberlik ve kardeşliğinin pekişmesine ve 76 milyon insanımızın huzuruna vesile olmsını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
Afyonkarahisar Gazlıgölden selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@