21.10.2015, 00:08 836

3. ULUSAL SULAMA SİSTEMLERİ SEMPOZYUMU - Arıtılmış Atıksuların Tarımda Kullanılması

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Dünkü yazımda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi UNCCD- COP 12. Taraflar Konferansı kapsamında 15 - 16 Ekim tarihlerinde DSİ tarafından düzenlenen 3. Ulusal Sulama Sistemleri Sempozyumu’na panelist olarak katıldığımı sizlerle paylaşmıştım
Bu yazımda sizleri 3. Ulusal Sulama Sistemleri Sempozyumu hakkında bilgilendirmeyi istiyorum.


* * *
Bu sempozyumun açılışı Orman ve Su İşleri Bakanı Prof.Dr. Veysel Eroğlu tarafından yapıldı ve açılışa bilim adamları yanında hemşehrimiz Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarı Prof.Dr. Lütfi Akça, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcıları İbrahim Çiftçi, Akif Özkaldı, Sedat Kadıoğlu, DSİ Genel Müdürü Ali Rıza Diniz, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Hanifi Avcı, Meteoroloji Genel Müdürü İsmail Güneş, Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Nurettin Taş, Daire Başkanları, Bölge Müdürleri ve ilgili personel katıldı.




* * *
Prof. Dr. Veysel Eroğlu “Ulusal gelirin %15’ini ve istihdamın %45’ini oluşturan tarım sektörü; gıdaların üretimi ve beslenme ile doğrudan alakası, aktif nüfus ve işgücünün yüksek değerler göstermesi, milli gelire katkısı ve sanayi sektörüne sağladığı hammadde ve sermaye yanında, sağlıklı çevrenin oluşması ve korunması, ekolojik dengenin kurulması ve sürdürülebilirliği açısından ekonomik ve sosyal bir sektör olma özelliğini korumaktadır.” dedi.
Baraj ve gölet gibi su depolama tesisleri ile birlikte yapılan sulama tesislerinin, tarımsal ürün çeşitliliği yanında tarımsal üretim miktarını ve tarımsal gelirin 1-4 misli arttırdığını ifade eden Prof. Dr. Veysel Eroğlu; gelirin ve istihdamın artmasıyla kırsal nüfusun gelirinin yükseldiğini ve işsizlik probleminin azaldığını sözlerine ekledi.



Devlet Su İşleri Genel Müdürü Ali Rıza Diniz ise açılış konuşmasında, özellikle son yıllarda, sulama suyu tasarrufu sağlamak ve birim sudan daha fazla faydalanabilmek için borulu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hususunu temel politika olarak kabul ettiklerini belirtti. DSİ Genel Müdürü Ali Rıza Diniz; “Ülkemizde şu an itibariyle 44 milyar m3 su tüketilmekte olup sulama sektöründe 32 milyar m3, içme suyu sektöründe 7 milyar m3, sanayide 5 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Ülkemizde tarımda tüketilen su, toplam su miktarının %73’üne karşılık gelmektedir. Tarımsal sulama gayeli bu su tüketiminin, 2023 yılına kadar %64’e düşürülmesi planlanmaktadır. Bu açıdan Modern Sulama Sistemlerine büyük önem vermekteyiz. DSİ’ce geliştirilen sulama sistemlerinin mevcut yapısına bakıldığında %39 klasik sistem, %43 kanalet, %18 borulu kapalı sistem uygulandığı görülmektedir. Genel Müdürlüğümüzün halen inşaatı devam eden projelerinde borulu kapalı sistem oranı % 89 seviyesindedir.
Bu oranın tüm sulama projelerinde, etkin bir sulama yönetiminin ve önemli miktarlarda su tasarrufunun sağlanması maksadıyla yeni yapılacak projeler ve eski sulama sistemlerinin rehabilitasyonu ile % 45-50 seviyelerine ulaşması öngörülmektedir. Sulamalarımızda borulu sulama sistemli alanlar 2009 yılında 278 bin hektar iken 2015 yılında yaklaşık 400 bin hektarın üzerine çıkmıştır.” dedi.



* * *
Diğer panel konuşmacılarının büyük bir çoğunluğu sulama ve sulama sistemleri üzerinde durdular. Ayrıca çölleşme ve iklim değişikliği ile sulama sistemlerinin ilişkisine dikkat çektiler.



Panelde yaptığım sunuma, 1950’li yıllarda Çorum’da sebzelerin Bahçeleraltı semtinde yetiştirildiğini ve benim yıllar sonra şehrin kanalizasyon suyundan faydalanılarak buraların sulandığını öğrendiğimi belirterek atıksuyun tarımda kullanıldığına örnek olarak açıkladım.
Ayrıca aynı konuya örnek olarak Berlin’de 1850 yıllarından itibaren oluşan atıksuyun 14.364 hektar araziye sulama için verildiğini ve böylece atıksuların basit olarak arıtıldığını ve zemine sızdırıldığını anlattım. Atıksu arıtma tesislerinin peyderpey faaliyete geçmesi nedeni ile 1992 yılında bu gaye için yalnız 1.250 hektar kullanıldığını ve 2010 yılında bilimsel ölçümler için kullanılan küçük bir sulama alanın da kapatıldığını açıkladım. Bugün bu yerlerin Berlin’de yeşil alan olarak hizmet verdiğini ve Berlin’de kişi başına düşen yeşil alanın miktarının 27 m2/kişi olduğunu ;İstanbul’da ise 2.0 m2/kişi ve Türkiye’de 1.0 m2/kişi olduğuna dikkat çektim.
Bu sunumumda önemli gördüğüm hususları aşağıda maddeler halinde bilginize sunuyorum:
-Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 1436 m3 olup hızlı nüfus artışı nedeniyle su fakiri ülke değeri olan 1000 m3’e yaklaşılmaktadır.
-Dünya nüfusu arttıkça bilhassa tatlı su kaynaklarına yönelik talep de artmakta ve her 20 yılda bu talep 2 misline çıkmaktadır. 1950 yılında su kıtlığı çeken ülke sayısı 12 ve bu ülkelerde yaşayan nüfus 20 milyon iken, 1990 yılında su kıtlığı çeken ülke sayısının 26’ya ve toplam nüfusun 300 milyona ulaştığı araştırmalar sonucu belirlenmiştir. 2050 yılı için yapılan tahminler ise su kıtlığı çekecek ülke sayısının 65 ve etkilenecek toplam nüfusun 7 milyar civarında olacağını göstermektedir
-Kullanılabilir tatlı su kaynakları ile su ihtiyacı arasında büyüyen açık, atıksuların arıtılarak yeniden kullanılmasını gündeme getirmiştir. Arıtılmış suların %32’si tarımda,%20’si yeşil alan sulamada,%19’u endüstride kullanılmaktadır.
-Yönetmeliklere uygun olarak arıtılmış atıksuyun sulamada kullanılması ile, yeraltı ve yüzey sularının sulama suyu olarak kullanımı azalmış olacak ve buradan tasarruf edilen temiz su, nüfus artışı nedeniyle artan talebi karşılamada kullanılabilecektir. Ayrıca evsel atıksulardaki azot, fosfor içeriği, toprak için gerekli olan gübre maliyetinde de azalmaya neden olacaktır. Arıtılmış evsel atıksuların sulamaya yönlendirilmesiyle, atıksu miktarının azalması sebebiyle, atıksu toplama, arıtma ve deşarjına ilişkin olarak sistem optimizasyonu sağlanacaktır.
- Sulama suyunun kıt olduğu ve ekonomik değer taşıdığı yörelerde, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliğinde verilen sulama suyu kalite kriterlerini sağlayacak derecede arıtılmış atıksuların, sulama suyu olarak kullanılması teşvik edilir. Bu amaçla uygulanacak ön işlemler ve yapılması gereken incelemeler Teknik Usuller Tebliğine göre yapılır.
-Kentsel atıksular tarımsal veya yeşil alan sulamasında kullanılacak ise iyi bir şekilde dezenfekte edilmiş biyolojik arıtma çıkışı gerekir. Doğrudan veya dolaylı geri kazanım söz konusu ise membran teknolojileri, aktif karbon ve ileri oksidasyon gibi daha ileri arıtma alternatifleri gerekir. Sulama suyu kriterleri Ek 7’de verilmiş olup A ve B olarak sınıflandırılmıştır.
- Ticari olarak işlenmeyen gıda ürünlerinin ve park, bahçe gibi kentsel alanların sulanmasında, hem yenen ürün ile hem de park, bahçe gibi alanlarda insanların bitkiler ile su teması olabileceği için iyi kalitede sulama suyu(A) gerekmektedir (İkincil arıtma+Filtrasyon+ Dezenfeksiyon). Burada damlatmalı sulama tercih edilmelidir.
-Sulama suyunun mikrobiyolojik kalitesi çok iyi kontrol edilmelidir. Bunun yanında, ticari olarak işlenen gıda ürünleri (Meyve bahçeleri ve üzüm bağları), çim üretim ve kültür tarımı gibi halkın girişinin kısıtlı olduğu yerler ve otlak hayvanları için mera ve saman yetiştiriciliğinde, sulama suyu daha düşük kalitede(B) olabilmektedir (İkincil arıtma+ Dezenfeksiyon). Burada damlatmalı sulama yanında yağmurlama sulama yapılabilir.
Konuşmanın sonunda arıtılmış atık suyun kullanılması ile ilgili İstanbul Paşaköy Atıksu Arıtma Tesisi ve Konya Atıksu Arıtma Tesisi hakkında bilgi verdim. Bu yönde yeni uygulamaların Afyonkarahisar ve Ergene projesi kapsamında planlandığını da belirttim.
Konuşmamda söylemememe rağmen, Çorum Atıksu Arıtma Tesisi çıkış suyunun da sulamada kullanılmasını temenni ediyorum.
* * *
Sulamada klasik(karık) ve kanalet sistemi yerine borulu sulama sisteminin yaygınlaştırıldığı ve arıtılmış atıksuların sulamada kullanıldığı taktirde tarımda kullanılan su miktarı azalacak ve tarımsal alanlar daha verimli hale gelecektir.
Yazıma son verirken Çorum'un bu konuda önemli bir sorunu olan Derinçay kirliliğinin bir an önce çözülmesini ve sulamada kullanılır hale getirilmesini yetkililerden rica ediyorum.
Antalya, 20 Ekim 2015



Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@