27.07.2012, 00:00 157

3. İSTANBUL OPERA FESTİVALİ VE SARAYDAN KIZ KAÇIRMA

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Festivalin 7 Temmuz 2012 akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde Mozart’ın Don Giovanni Operasının sahnelenmesi ile başlayan açılışına, yiğen8im Benel’in oğlunun düğün töreni için Ankara’da olduğum için katılamadım.

Açılış ile ilgili hususları, Doğan Hızlan’ın Hürriyet gazetesindeki yazısından faydalanarak sizlere aktaracağım;

•Üç yıldır Denizbank, opera festivalinin sponsoru.

•Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, bankaların finansal kurumların sanata katkılarının gereğini, sponsorluk kurumunun bir reklam aracı olarak düşünülmemesi gerektiğini belirtti.

•Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengin Gösmen de festivalin özelliği üzerine konuştu:

“Festivalin kavramsal içeriği ve hedefi İstanbul’un Türk ve Doğu kültürleri ile yaşam biçimini konu alan operaların tarihi mekanlarda sahnelenmesi yoluyla ülkemizin dünyaya tanıtılmasına katkı sağlamaktadır.”

•İstanbul Opera Festivali Sanat Yönetmeni Devlet Opera ve Balesi Başrejisörü Yekta Kara, “Niçin opera festivali?” yazısında, operanın vazgeçilmezliğini vurguluyor:

“Opera sanatı, 7’den 70’e herkes içindir diyoruz. Bu alanda üretim ve yönetimden sorumlu olan bizler, söz konusu sanat dalını her yaştan ve her kesimden seyircisiyle buluşturmakta yükümlü hissediyoruz kendimizi.”

•İstanbul gibi bir kentin bir opera festivali olması şarttır.”

*     *     *

Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma” isimli operasının Topkapı Sarayı’nda, tarihi mekanda, sarayın giriş kapısının önünde sahnelenmesi tüm izleyicileri,  eşimi ve beni ne kadar etkilediğini tahmin edemezsiniz.

Eşimle ilk defa 1987 yılında aynı yerde bu eserin sahnelenmesini izlemiştik. Bugüne kadar dört defa izledik.

Eserin konusu olan olay İstanbul’da Selim Paşa’nın sarayında geçer. İspanyol soylusu Belmonte, korsanların kaçırıp saraya sattığı sevgilisi Konstanze’nin bulunduğu yeri aramakta bir an önce ona kavuşmayı hayal etmektedir.

Belmonte, sevgilisini satın alan Selim Paşa’nın sarayına mimar olarak girmeyi başarır. Konstanze Selim Paşa’yı kendisine yaklaştırmaz. Konstanze sertlik karşısında ölümü bile göze aldığını Paşa’ya söyler. Sarayda bulunanlardan bazılarının yardımıyla kaçış planlanır. Paşa’nın kahyası Osman’a içine uyku ilacı karıştırılan şarap zorla içirilir. Sevgililer buluşmuşlardır. Kaçış saati gelmiştir. Uyanan Osman, nöbetçileri çağırır ve kaçışlarını engeller.


Selim Paşa, gürültülerin ne olduğunu anlamak için geldiğinde “ihanet”i öğrenir. Belmonte’nin kimliğini açıklaması, babasının Selim Paşa’nın can düşmanı olduğu gerçeğini ortaya çıkarır. Ama Paşa, büyük bir hoşgörü sergileyerek onları bağışlar ve özgür bırakır.

*     *     *

Bu festivali tertipleyenleri ve destekleyenleri ve “Sarayda Kız Kaçırma” operasını sahneye koyan Yekta Kara’yı ve Samsun Devlet Opera ve Bale mensuplarını kutluyorum.

*     *     *

Yazıma Doğan Hızlan’ın aşağıdaki önemli cümlesi ile son vermeyi istiyorum.

“Opera, bir ülkenin kültür yaşamını, müzik beğenisini yönlendiren bir sanattır.”

İstanbul, 17 Temmuz 2012

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@