Sen Aralık 1920 de Osmanlı Devleti ile Gümrü Antlaşmasını yapıp sulh imzalamadın mı? Amcaların “Büyük Devletler” bunu görmedi mi, duymadı mı? Ne sızlanıp duruyorsun? Sızlanıp duracağına, sözünde dur be adam! Devlet gibi devlet ol, sözünü tut. Siyaset ve devlet politikası ağlama-zırlama işi değildir. Devlet adamlığı işidir. Devlet kurmak ve yönetmek, dernek kurmak ve yönetmek değıildir.
Ey Ermenistan veya Ey Sarkisyan Bey!
Devlet olmanın ilk şartı, başkanlarının devlet adamı olmasıdır. Devlet adamları kin ve intikam çığırtkanlığı yapmaz. Halkını bir başka halka karşı düşman olarak yetiştirmez. Okullarda komşu ülkenin bayrağı çiğneme törenleri yapmaz. Askerlerine eğitim verirken komşusu hedef tahtası yapmaz. Bu ne ilkelliktir? Feodal beylikler bile böyle yapmadı. Ermeni halkının, Ermeni gençliğinin ruh sağlığını bozmaya ne hakkın var be adam!
*
ŞÖYLE BİR MUHAKEME YAPALIM
Şunu da düşünürseniz Ermenilerin iddialarının tutarsız, uydurma bir iddia olduğunu anlarsınız. Bir kere beş ülke arşivlerinde ve birçok tarihçinin araştırmalarına Ermeni nüfusu 900.ooo- 1.100.ooo- 1200.ooo en fazla olduğuna göre 1,5 milyon Ermeni ölmesi Ermeni iddialarının büyük bir yalan olduğunun en büyük ve kesin delilidir.
Ayrıca, Ermeni nüfusunun takriben 600.000-700.000 kadarı 1877 den beri Rus hâkimiyetinde olan bölgelerde yaşıyor ve Ermeniler bölgenin ikinci hâkimi. Bir tek Ermeni bile öldürülmesi mümkün değil. Ermeniler burada kral, Türkler esir. Zaten Ermeniler, buradaki Türklere 45 sene sürgün ve soykırım yapmasa idi bugün Ermeni meselesi diye bir mesele olmayacaktı.
*
Allah yüzümüze güldü de 1917 de Rusya’da Bolşevik isyanı çıktı. Ruslar kendileri çekip gitti. Giderken bütün silâhlarını ve cephaneleri Ermenilere bıraktılar. Varın siz anlayın meydanı boş bulan Ermeniler neler, neler yaptılar! Üzülerek söylüyorum güle oynaya soykırım yaptılar.
Buyurun düşünün, araştırın, tez yapın. Dramsa dramın en fecisini, trajedi ise trajedinin en berbatını, soykırım ise soykırımın en vahşisini kim yaşadı ve kim yaşattı, araştırsınlar. HODRİ MEYDAN!
*
Bu bölge dışındaki Anadolu Ermenilerine gelince, tamamı taş çatlasa 550-600.000. Bunların hepsi ölse yine Ermeni yalanlarını tutmuyor. Kaldı ki 400.000 den fazlası Suriye bölgesine nakil edildi. Batı Anadolu’daki Ermenilerin hiçbiri, bir yere gitmedi. Yerinde kaldı. Peki, 1,5 milyon Ermeni nasıl ve nerede öldü?
*
BİRKAÇ ŞEHRİN DURUMUNA BAKALIM VE
TÜRK MİLLETİNİN YAŞADIĞI TRAJEDİYİ GÖRELİM
-1-Erzurum:
1914 nüfusu : 83.000
1915 nüfusu : 144.000
Yani bir yılda Kafkaslardan sürülen ve sadece Erzurum’a yerleşen Türk Halkı 61.000.
1914-1923 iki büyük ölüm kalım savaşı yaşamışız. Harp bitmiş 4 yıl sonra ilk nüfus sayamı bakın ne olmuş?
1927 nüfusu: 31.000 olmuş.
1915-1927 arası % 85 nüfus kaybı var. ANCAK, hayır öyle değil, görmediğimiz bir şeyler var!
1923 den 1927 ye kadar hem savaş yok, hem normal doğumla çoğalma var, hem de Kafkaslardan Ermeni zulmünden kaçıp gelenler var. Dört yıllık doğumları ve gelen göçleri çıkarın bakalım Erzurum’da kaç insan sağ kalmış?
Mini yorum
Kafkaslarda Türk halkının sürüldükleri yerlerde nüfus %55-85 idi. Batum gibi. Ahıska gibi, bazı yerlerde hiçbir Türk aile bırakmadılar. Gidin bakın %0 a indi. Soruyorum buralardan sürülen Türklerin ahalinin akıbetini bilen var mı? Soykırım olmadı ise neredeler? Kim yaptı? Yani daha kolay anlamak için şöyle düşünün:
Iğdır ve Hopa şimdi ne ise 1914 de Batum, Erivan, Nahcıvan, Tiflis, Ahıska, vatan toprağımızdı. Oradaki % 55-65 Türk ve Müslüman nüfusu ne oldu?
Onları kim imha etti? Bu soykırımın suçlusu kim? Bunun için kimin özür dilemesini düşünüyorsunuz? Var mı bunları düşünen birileri? Bu bölgelerde yaşayan Türk ve Müslüman halk buradaki yurtlarına ne zaman dönecekler? Evleri, bağları, bahçeleri ne oldu?
Ermeniler Türkiye’de evimiz barkımız vardı dönmek istiyoruz derken, yurdundan yuvasından sürülen 3,5 milyon Müslüman'ın çocukları ne nasıl dönecek?
Ermenilerin YALAN SÖYLEME GÜNÜ 24 NİSAN DA Ermenilerin trajedisini anlama yarışı yapanlar, 3,5-4 milyon Türk Halkının trajedisini anlayabilme kabiliyetiniz var mı?
Lafı kısa keselim. Özür dilemeyi, sınırları açın demeyi biliyorsunuz da; daha dün Ermenilerin Azerbaycan’ı işgal ettiğini, Hocalı soykırımını niye ağzınıza almıyorsunuz? Niye Ermenistan’a işgal ettiğin toprakları terk et demeye akıl edemiyorsunuz?
*
-2-Kars: 1878-1881 arası 3 yılda, Kars ’tan 82.000 Türkü sürdüler. Yerlerine Ermeni, Rum, Süryani, Ukran, Eston getirildiler. Kars’tan sürülenler aç bilaç binbir yollarda sefil olarak Erzurum’a kadar geldiler. 82.000 sürgünün 11.000 ni sadece Kars şehrinin içinden gidenler idi. Aradan bir yıl geçince yapılan nüfus sayımında 1882 de Kars’da 9000 Türk bulunuyordu. Türk nüfus oranı % 51 e düşmüştü. İmha hareketi devam etti ve 1914 de ancak 40 Türk evi kalmıştı... (1)
Mini yorum
1917 ye kadar Rus baskısı ve Ermeni kıyımları devam ettiği için, Müslüman ahali, buralardan tekrar kaçarak İç Anadolu’ya doğru ikinci kez göç etmiştir. Çorum, Tokat, Yozgat, Amasya, Sivas, Kayseri, Çankırı ve pek çok ilçede Kafkaslardan ve Doğu Anadolu’dan sürülen on binlerce aile (sülâle) vardır. Bunlar Çorum’un, Çankırı’nın manzarası daha iyi diye gelmediler.
*
-3-Erzincan: Tarihçi, yazar ve asker olan Ahmet Refik ALTINAY ( 2) 2 Mayıs 1918 de teftiş için Erzincan’a geldiğinde aynen şöyle diyor: “Bir zamanlar 20,000 kişinin yaşadığı Erzincan’da şimdi üç-dört bin kişi bile yok.”
*
Bir de batı’dan örnek alalım
-4-Edirne:
1875 nüfusu: 180.000
1914 nüfusu: 53.000
(1912 Balkan Savaşları ile nüfus % 72 kırılmış.
1915 nüfusu: 135.000
(Dikkat! Balkan sürgünleri ile bir yılda 82.000 göçmen almış.)
Lütfen 1927 nüfusuna dikkat!
1927 nüfusu : 35.000
*
-5- İstanbul ve İzmir’e bir bakalım:
1915 nüfusu 1927 nüfusu Kırılan nüfus
İstanbul
1440,000 691.000 749.000
İzmir
400,000 154.000 246.000
Savaş bitince sadece bu iki şehrin insan kaybı: 995.000

KAYNAKLAR:
(1) Hayat Türkiye Ans. Kars Bölümü s. 432- 1966-67 –
(Burada Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Kâzım Karabekir Paşa ve diğer kumandanlarımızı rahmet ve niyazla anıyorum. Ruhları şâd olsun. Onlar olmasa idi, bu gün Doğu Anadolu’da Rus ve Ermeni kiliselerinin çanları çınlayacaktı. Niye bu kişileri ve bu olayları film yapmayı düşünmezler ki?)
(2) Ahmet Refik ALTINAY KAFKAS YOLLARINDA ERMENİ MEZALİMİ- Hatıralar ve Tahassüsler (Fikir yayınları 1992) sayfa 19-30
(SÜRECEK)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol