Bundan önceki yazımda, 21 yıldan beri Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından her yıl tertiplenen ve Türk dünyası ile dünya ülkelerini bir araya getiren, tümünde görev aldığımı açıklamıştım.“21. Avrasya Ekonomik Zirvesi” 11-12 Nisan tarihlerinde İstanbul’da WOW otelde gerçekleştirildi. Bu zirveye 41 ülkeden temsilci katıldı.

21. Avrasya Ekonomi Zirvesi 11 ve 12 Nisan 2018 günleri, 41 ülkenin katılımıyla gerçekleşti. Zirveye Türkiye’den Başbakanı Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, önceki Başbakan Yardımcısı Milletvekili Tuğrul Türkeş, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal katılırken, Cumhurbaşkanları seviyesinde de Türkiye önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Mladen İvanic, Bosna-Hersek Federasyon Cumhurbaşkanı Marinko Cavara, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Moldova önceki Cumhurbaşkanı Petru Lucinski, Letonya önceki Cumhurbaşkanı Valdis Zatlers, Hırvatistan önceki Cumhurbaşkanı Ivo Josipovic, Hırvatistan önceki Cumhurbaşkanı Stephan Mesic Romanya önceki Cumhurbaşkanı Emil Constantinescu da iştirak ettiler. Ayrıca Romanya önceki Başkanı Victor Ponta, Moldova önceki Başbakanı Dumitru Braghıs ve Moğolistan önceki Başkanı Amarjargal Rinchinnyam da Zirvenin katılımcıları arasındaydı.

Açılışta söz alan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Suver, “Daha fazla hayal gücü, özgür düşünce ve esnek çalışma hayatı ile şeffaflığı esas olarak belirleyen sistemlerin ayakta kalacağı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bir başka deyişle, teknolojiyi ıskalayan her yapı tarihe karışacak. Nice meslek, nice iş sahası yok olacak. Teknoloji bu yok oluşun mimarı olarak geleceğin sahnesinde yerini almış bulunmaktadır.” dedi. Suver, büyük bir dikkat ve özenle 21 yıldır sivil toplum kimlikleriyle aralıksız olarak gerçekleştirdikleri Avrasya Ekonomi Zirvelerinin bir yenisini açmanın engin mutluluğu içinde olduklarını ifade etti. Avrasya Ekonomi Zirvelerinin bugün bir gelenek halinde dünden bugüne intikal eden mütevazı bir barış ve diyalog birlikteliği olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Araştırmalara göre yapay zeka, robotik, nanoteknoloji ve diğer sosyoekonomik faktörlerin insan işçilerine olan ihtiyacın yerini alması nedeniyle 2 yıl içerisinde 5 milyon iş kaybı bekleniyor.” diyen Suver, sözlerine şöyle devam etti:

“Buna karşılık aynı teknolojik gelişmelerin aynı zamanda 2,1 milyon yeni iş alanı yaratması beklenmektedir. Ne var ki işini kaybeden esnaf ve büro çalışanları, yeni yaratılan rollerle rekabet etmek için becerilere sahip olmayabilirler. Dolayısıyla yakında sadece sahip olduğumuz beceriler kadar iyi olabileceğiz. Bunun için de beceri eğitimi odaklı çalışmalara devam etmeliyiz.

Öte yandan, dünyamız fiziksel bir topluluktan dijital bir topluluğa geçiş arifesindedir. Dijital bir toplum hızla ortaya çıkmakta ve fiziksel ve de sanal dünyaları harmanlamaktandır. Bu geçiş iş modellerini, çalıştığımız alanları yaşadığımız ve etkileşim kurduğumuz her şeyi beraberinde etkileyecektir. Dijital ve fiziksel dünyalarımız giderek birbirine yaklaşırken, teknoloji her geçen gün kimliğimizin bir parçası haline gelmektedir.”

(SÜRECEK)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol