24.02.2014, 18:50 398

2. BARAJLAR KONGRESİ KURAKLIK ve SUSUZLUK

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

İstanbul’da 13-15 Şubat tarihleri arasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve DSİ tarafından 2. Barajlar Kongresi büyük bir katılımla yapıldı. DSİ’nin kuruluşunun 60. Yılının kutlandığı bu Kongre çerçevesinde "Barajlar ve HES Fuarı” da düzenlendi. Kongreye Türkiye Müteahhitler Birliği ve Türk Müşavirler Mühendisler ve Mimarlar Birliği de katkı sağlayan kuruluşlardı.
Ben de ‘’Çevre, Yeniden Yerleşim ve Kültürel Miras Etkileşiminde Barajlarımız’’ oturumunun moderatörlüğünü (yönlendirici) yaptım.
Kongrenin açılışında, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu yaptığı konuşmada ; mevsimin kurak geçtiğini, ancak gelecek 3 ay yağışların normal seviyede olacağını tahmin ettiklerini belirterek, “Bu akşam saatlerinden itibaren yağış olacak şeklinde bir tahmin söz konusu. Ekim, Kasım, Aralık, Ocak’ın 20'sine kadar yağışlarda azalma vardı. Özellikle 20 ile 30 Ocak arasında iyi bir yağış geldi. Normallerin hatta üzerindeydi. Şimdi biz de önümüzdeki bu ay içinde, Mart ayında, Nisan ayında normaller civarında yağış geleceğini tahmin ediyoruz, ama dünyada sadece burada değil, ABD kuraklıktan yanıyor. Dünyada büyük bir kuraklık var, ama biz aldığımız tedbirler, yaptığımız büyük tesis, şebeke yenileme, arıtma tesisi, barajlar göletlerle... Allah'a şükür onları yapmışız, onları yapmasaydık biz de de bütün şehirlerde susuzluk olabilirdi" değerlendirmesinde bulundu.
‘’Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını’’ söyleyen ve “Barajlar keyif için yapılmıyor. Barajlar, iklimin, coğrafyanın bize yüklediği mecburiyetten yapılıyor.” diyen Bakan; “Türkiye, yarı kurak iklim bölgesinde. Üstelik, su ihtiyacı yaz aylarında azami derecede artıyor. Niçin? Çünkü yazın sulama var. Yazın insanlar için kullanma suyu ihtiyacı daha fazla. Kış aylarında kişi başına 150-200 litre su kullanılıyorsa, yaz aylarında bu 1,5-2 katına çıkıyor. Dolayısıyla kış aylarında yağan yağmuru mutlaka biriktirip yaz aylarında kullanma zarureti var. Bazıları barajlara karşı çıkıyor, anlamakta zorlanıyorum. Çünkü barajlar olmadığı takdirde içme ve kullanma suyu, sanayiye sulama suyu veremeyiz. Mümkün değil. Yağan yağmuru biriktireceksiniz. Dolayısıyla Türkiye'de barajların, göletlerin yapılması teknik bir zarurettir. Kuraklıkla mücadele için baraj yapmaya devam edeceğiz. Bütün şehirlerimize yeteri kadar, uygun kalitede, yeterli miktarda su vermek için devam edeceğiz" diye konuştu.
Konuşmasında suyun insan hayatı için önemini vurgulayan Prof. Dr. Veysel Eroğlu, suyun kalkınmanın lokomotifi olduğunu ifade ederek, "Su varsa, orman varsa, hayat var. Su yoksa, orman yoksa, Türkiye çöl olur" ifadelerini kullandı.
Gelecek yazımda,konu ile ilgili olduğu için Su ve Çevre dergisinde çıkan ‘’Kuraklık ve Susuzluk’’ başlıklı yazımı sizlerin değerlendirmesine sunacağım.
İstanbul,21 Şubat 2014
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@