13.03.2014, 23:04 277

17. AVRASYA EKONOMİK ZİRVESİ (1)

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

17. Avrasya Ekonomik Zirvesi 4-6 Şubat tarihlerinde İstanbul’da WOW Otelde yapıldı ve Abdullah Gül ve İlham Aliyev'in mesajlarıyla çalışmalarına başladı.
Açılışta Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, vakıf olarak 17 yıldır Türk Özel Sektörünün desteğiyle Türkiye’yi anlatmaya devam ettiklerini belirterek, 17 yıl içinde çok sayıda cumhurbaşkanı, başbakan ve parlamenteri dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye davet ettiklerini söyledi. Suver, 52 ülkenin zirveye katıldığını kaydetti.
İlk Zirvenin yapıldığı 1998 yılından beri aralıksız “Zirve Koordinasyon Kurulu’’nda görev aldım ve ülkelerin, ülkemizde yüksek düzeyde bir araya gelmesine katkıda bulundum.
İleri demokrasilerde ve gelişmiş ülkelerde, sivil toplum örgütleri topluma katkıda bulunmak için hizmet etmektedirler. Hükümetler, parlamentolar ve tüm yetkililer bu örgütlerin sesine kulak veriyor ve önerilerini uygulamaya çalışıyorlar.
Ülkemizde de sivil toplum örgütlerinin sayısı ve etkinliği son yıllarda giderek artış gösterdiği gibi, halk nezdindeki itibarları da artmıştır.
Marmara Grubu Vakfı da Türkiye’nin ak yüzünü dünyaya tanıtabilme açısından üstün çaba gösteren sivil toplum örgütlerinin başında gelmektedir. Özellikle 17 yıldır aksatmadan düzenlediği “Avrasya Ekonomi Zirveleri” bütün dünya ülkeleri arasında dikkat çekmektedir.
1985 yılında “ülkem bana ne verecek değil, ben ülkeme ne vereceğim” ilkesiyle bir avuç insanın kurduğu Marmara Grubu, yaptığı aktivitelerle her geçen yıl bir önceki yıla fark atmaktadır.



İşte bunun belirgin örneği “Avrasya Ekonomik Zirveleri”dir. Altı ülke ile başlayan ve 52 ülkeye ulaşan Zirve, Baltık’tan Çin’e, Rusya’dan Ortadoğu’ya, İsveç’ten Uganda’ya, Irak’tan Peru’ya kadar bütün bölgelerden gelen 600 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Vakıf bugüne kadar bu ülkelerin birçoğuna gitmiş ve oralarda da gösterdiği faaliyetleri ile tanınırlığını artırmış ve bir dünya markası olmuştur.
* * *
Zirve 4 Şubat akşamı, İHKİB’in (İstanbul hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçıları birliği ) öncülüğünde tertiplenen Özlem Kaya defilesiyle açıldı. 5 ve 6 Şubat günleri, özellikle Kafkasların, Balkanların ve Orta Asya'nın siyasi ve ekonomik aktörlerinin katıldığı bu toplantıda aşağıdaki konular ele alınmıştır:
- İNSAN TİCARETİ (İSTEMSİZ GÖÇ)
Kadın, erkek, çocuk, illegal işçi, göçmen ve sığınmacılarla birlikte başlayan insan ticareti, bugün uygarlığı tehdit eden bir boyuta ulaşmış bulunmaktadır. Bölgemizde yaklaşık 500.000 kadın ve kız çocuğunun, Uzakdoğu, Ortadoğu ve CIS ülkelerinden getirilerek satıldığı da uluslar arası verilerle sabittir. Özellikle kadın ve kız çocuklarının ticareti çatışma bölgelerinin yüzde seksen beşinde görülmektedir. İnsan ticaretinden elde edilen yasa dışı para gene uluslar arası verilere göre milyarlarca Euro ile değerlendirilmektedir. Uluslararası yasal düzenlemelerin ,uluslar arası işbirliğinin ve sınırlar arası koordinasyonun yetersizliği; çocuk ve kadınların cinsel istismarını engelleyecek stratejilerin ve önlemlerin eksikliği insan ticaretini tetikleyen nedenlerden birkaçıdır.
-YERELDEN KÜRESELE İPEK YOLUNDA EKONOMİNİN VE ENERJİNİN GELECEĞİ
Ekonomi ve enerji alanında yaşanan gelişmeleri İpek Yolu felsefesi içinde ele almakta yarar görüyoruz. İpek Yolu bir felsefe, bir refahı bölüşme projesi olarak Pasifik ve Baltık Denizi’ni yan yana getirecektir.
Gene ülkelerin kendi iç sosyal ve siyasal gelişmeleriyle, iç yapısal resimlerinin piyasa beklentilerinin enerjiyle bağlantısı da gerçektir.
Çağımızın projesi TANAP Projesi’nin sahip olduğu yüksek değerler ve sürdürülebilir refahın daha fazla demokrasiyle olacağı da bilindiğine göre enerji-ekonomi sarmalının geleceğini İpek Yolu içinde insanlığın geleceği olarak kabullenilmektedir.
Bir ülkede kalkınmanın sağlanabilmesi, ekolojik, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğinin sağlanması ile gerçekleşebilir. Kalkınma sadece ekonomik büyüme ile eş anlamlı değildir.



- YERELDEN KÜRESELE DİYALOĞUN BARIŞTAKİ ÖNEMİ
Bölgemizde cereyan eden sıcak çatışmalar her geçen gün insanları barıştan uzaklaştırmaktadır. Diyalog eksikliğinin çatışma yanlılarına ayrı bir destek oluşturduğu da bilinen bir gerçektir. Anlaşmazlıkların, çatışmaların, ötekileştirilmelerin kaynağının da diyalogsuzluk olduğunu kabul edersek, yarınlarımızda diyaloğun önemi kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bundan dolayı gelmesini beklediğimiz yerel ve küresel barış için ihtiyacımız olan diyalog, daha çok diyalogdur.
- TASARIM VE TEKNOLOJİ: DİSİPLİNLERARASI YAKLAŞIM
Kültürel durgunluğa, toplumsal olarak yavaşlayan dinamizme ve rekabetçi düşüncenin yenilenmemesine son vermek gerekmektedir. Bundan dolayı da yaratıcı düşüncenin ürünlerine yerelden küresele duyulan ihtiyaç bir gerçektir.
- BİLİŞİMLE KALKINMA
Bilgi-İletişim teknolojileri günümüz modern ekonomilerinin temel taşıdır. Neredeyse bütün uluslar arası kalkınma ajansları bilgi-iletişim teknolojilerinin kalkınmadaki önemini vurgulamaktadır. Ne yazık ki gelişmekte olan ülkelerdeki bilgisayar kullanım oranı ve internet erişimi gelişmiş ülkelerdekinin çok gerisindedir.
Örneğin Kuzey Amerika ve Avrupa’da nüfusun yarısından fazlası internet erişim olanağına sahip ancak Afrika kıtasında nüfusun yalnızca %1’i bilgisayar sahibidir. Afrika’da öğrenim gören öğrencilerin %90’ı henüz bir bilgisayar kullanma fırsatına erişememiştir. Ancak bilgi-iletişim teknolojileri ekonominin her noktasına etki etme kapasitesine sahiptir. Gerçek kalkınmaya ulaşmanın tek yolu ise bilgi-iletişim teknolojilerinden geçmektedir.
Zirvenin bu ana programı yanında Cumhurbaşkanları oturumunda İstemsiz Göç-İnsan Ticareti konusu tartışıldı ve ilgi ile izlenildi. Ayrıca Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver’in organizasyonunda gerçekleştirilen Sürdürülebilir Kalkınma ve Yerel Yönetimlerde Değişim konulu toplantıya yoğun bir katılım vardı.
* * *
İlk 12 Zirve kitabının editörlüğünü yaptığım bu toplantılarda, bölgemizde barışın ve istikrarın devam etmesi için çalışılmaktadır.
Ortak geleceğimizin ancak ortak barış ve refah içinde yaşadıkları bir zeminde gerçekleşmesinin mümkün olduğu bilinciyle; jeokültürel, jeopolitik ve jeoekonomik bütün politikaların bölgede barışı ve istikrarı temin edecek bir denge kurmak ve bunu yürütmek sorumluluğu içinde Marmara Grubu Vakfı on yedi yıldır bu toplantıları sürdürülmektedir ve sürdürecektir. İstanbul, 12 Mart 2014
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@